Sarı nokta görme hastalığı hakkında bilmedikleriniz

14 Aralık 2022 - 11:10

50 yaş üzeri görme kayıplarının en önemli sebeplerinden biri olan 'makula dejeneresansı' halk arasında sarı nokta görme hastalığı olarak biliniyor. En önemli risk faktörlerini ise yaş ve genetik yatkınlık oluşturuyor. Bunların yanı sıra güneş ışığı, sigara kullanımı, kolesterol yüksekliği, obezite ve hipertansiyonun varlığı da sarı nokta görme hastalığını tetikliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Arslan Bozdağ, sarı nokta görme hastalığı hakkında konuştu.

Dr. Arslan Bozdağ konuşmasına başlarken, gözün arkasında yer alan retina tabakasının merkezi bölümünde bulunan, 5.5 mm çapındaki dairesel bölgeye “sarı nokta” denildiğini ve merkezi görmeyi bu bölgenin sağladığını belirtti. Hastalığın ortaya çıkış nedeninin, yaşla beraber gözün en iç tabakası olan retina tabakasında metabolik artıkların birikmesi ve bu sebeple ortaya çıkan dolaşım problemi nedeniyle yeni damarların oluşması olduğunu aktaran Dr. Bozdağ, sarı nokta görme hastalığının tamamen körlükle sonuçlanmadığına da dikkat çekti. Bu hastaların evde kendi işlerini görebildiklerini fakat tek başına sokağa pek çıkamadıklarını, para ve yüz tanıyamadıklarını, okuyamadıklarını, yazamadıklarını ve araba kullanamadıklarını vurgulayan Dr. Bozdağ, sarı nokta görme hastalığının iki tip olduğunu söyledi. Yaş ve kuru tip şekilde bu iki tipi açıklayan Dr. Bozdağ, “Kuru tipte hastalık hafif ve yavaş, yaş tipte ise daha hızlı ilerler. Sarı nokta hastalığının belirtileri arasında kırık veya dalgalı görme, okuma güçlüğü, renkleri mat görmek, baktığı noktayı bulanık görüp etrafını daha net görme yer alıyor” dedi.
Kesin tanı için testlerin önemli olduğuna dikkatle vurgu yapan Dr. Arslan Bozdağ, sarı nokta hastalığı tanısında göz anjiyografisi (FFA) ve göz tomografisinin (OCT) kullanıldığını belirterek şu şekilde konuştu:
 
“Göz anjiyografisinde, kol damarlarından boyalı ilaç verilir ve göz damarlarından geçerken fotoğraflar alınır. Bu geçiş esnasında damar dışına boya sızması olursa veya yeni damar tespit edilirse hastalık yaş tip olarak sınıflanır. Göz tomografisi ise fotoğraf çektirir gibi yapılan bir işlemdir. Hiçbir risk ve zararı yoktur. Retina katları içinde sıvı görülmesi yaş tip bulgusudur. Kuru tipte de bölgedeki değişikliklerle tanı konur.”
 
Dr. Bozdağ, kuru tip sarı nokta tedavisi için vitamin desteği ve ultraviyole ışıklardan korunmak gibi koruyucu önlemlerle hastalığın seyrinin yavaşlatılabileceğini dile getirdi. Akdeniz diyeti uygulanmasının da damar sağlığı açısından iyi olacağını söyleyen Dr. Bozdağ, “Yaş tip hastalığın tedavisinde ise yeni oluşan damarları yok etmek amaçlı çeşitli lazer uygulamalarının yanı sıra günümüzde en sık olarak çeşitli göz içi ilaç enjeksiyonları uygulanıyor. Bu tedavilerle öncelikle var olan görme korunmaya çalışılır hatta bazen görmede hafif artışlar da sağlanabilir” dedi.
 
Sarı nokta hastalığını önlemenin tam olarak mümkün olmamakla birlikte erken tanının çok önemli olduğunu vurgulayan Dr. Bozdağ, burada diğer sağlık sorunlarının kontrol altında tutulmasının da önemli olduğunu kaydetti. Sarı nokta hastalığından korunmak için önerilerde bulunan Dr. Arslan Bozdağ, önerileri şu şekilde sıralayarak ifadelerini sonlandırdı: Mutlaka güneş gözlüğü kullanılmalı. Sigara, sarı nokta hastalığı riskini ciddi oranda arttırıyor. Düzenli olarak egzersiz yapıp ideal kiloda kalınmalı. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenilmeli.  Düzenli aralıklarla balık tüketmeli. Balık, ceviz ve diğer kuruyemişlerin birçoğu omega-3 açısından zengin gıdalardır. Bu gıdalar, sarı nokta hastalığı riskini azaltan antioksidanlar içerir.