Virüsün kaynağı yaşlılar değil!

25 Mart 2020 - 23:27

Bağışıklık sistemlerinin Koronavirüs'ten etkilenmeye daha çok müsait olması nedeniyle sosyal mesafe kuralına uymaları ve evlerinde kalmaları tavsiye edilen 65 yaş üzeri vatandaşların, bu süreçte psikolojik desteğe de ihtiyaç duydukları açıklandı. Sosyal medyada yaşlılar ile ilgili oluşturulan söylemlerin yanlış olduğunu ifade eden uzmanlar, yaşlılara yakınlık gösterilmesini, motive edici konuşmalar yapılmasını ve yaşanan süreç ile ilgili bilgi verilmesini öneriyorlar.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Sosyal Hizmetler Uzmanı Özgür Varan, Koronavirüs sürecinde evlerinden çıkamayan yaşlılara nasıl destek olunabileceği ile ilgili önemli tavsiyelerde bulundu. Özgür Varan yapılaması gerekenler şöyle sıraladı:
“Bu süreçte ileri yaştaki bireyler konuşmaya, duygularını ifade etmeye, onları dinleyen ve anlayan ilgili insanlara ihtiyaç duyuyorlar. Bu görev yakınlarına düşüyor. Yaşlı bireyleri bilgilendirmek, dinlemek, duygularını anlatmalarına müsaade etmek daha doğru bir yaklaşım. Kaygıyı önlemenin en doğru yolu doğru bilgilendirmedir. Bugünlerde virüsü yaşlılar yayıyormuş, kaynağı onlarmış, onlar yakalandıklarında hemen ciddi bir durum oluşacakmış gibi bir durum oluştu. Bu söylemler onların zihinlerini fazlasıyla meşgul ediyor ve duygu dünyalarında yanlış yorumlamalar yapmalarına sebep olabiliyor. O yüzden neden evde durmaları gerektiği, neden bazı durumların risk oluşturduğu, aslında onların bulaştırmadığını ve bunun temel bir virüs olduğunu anlatmak gerekiyor.”
Yaşlı bireylerin sosyal mecraları gençler kadar etkin ve etkili kullanamadıklarını ifade eden Varan, “Süreçle ilgili yeterli bilgiye sahip olma imkânları kısıtlı olabileceğinden dolayı yakınlarının özellikle alınacak önlemler ve mevcut durumla ilgili korku ve kaygıya mahal vermeden bilgilendirme yapması gerekiyor. Görüşmelerde sosyal izolasyon ve sosyal mesafenin önemi özellikle vurgulanmalı. Evlerine misafir kabul etmemeleri, çok acil bir durum olmadıkça evden dışarı çıkmamaları gerektiği söylenmeli. Bağışıklıklarını güçlü tutmaları, hijyenin ne kadar önemli olduğu açıklanmalı. Temel ihtiyaçları, alışveriş ve benzeri gibi dışarda halletmesi gereken durumlar için onlara destek olunabilir” dedi.
Varan yaşlı bireylerin sık sık aranmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Hastalık veya bu enfeksiyondan farklı konular hakkında konuşmak, mutlu günlerden bahsetmek, olumlu, pozitif konularla ilgili sohbetler etmek onları bu süreçte rahatlatacaktır. İlerleyen yaşlarından ötürü bu salgın hastalıkla ilgili daha endişeli ve kaygılı olabilirler. Bu konuda yakınlarına büyük iş düşüyor. Motive edici konuşmalar yapılması, görüntülü olarak da sık sık aranmaları, hal ve hatırlarının sorulması gibi eylemler onlara kendilerini daha iyi hissettirecektir. Bunun dışında evde vakit geçirmeleri için farklı uğraşlar da önerilebilir. Böylece evde oldukları sürede daha iyi vakit geçirmeleri sağlanabilir. Neler önerileceğine özelliklerine göre karar verebilir.”
Sosyal medyada yaşlı bireylerin sokağa çıkma sınırlaması olmasına rağmen neden dışarı çıktıkları ve kuralları dinlemedikleri gibi söylemler oluştuğunu ifade eden Varan, “Toplumda yaşlılara karşı dışlayıcı, rencide edici ve korkutmaya yönelik nefret söylemleri oluşmaya başladı. Maruz kaldığımız virüs salgınının toplumda ayrışmaya değil, dayanışmaya sebep olması gerekiyor. Bu söylemler son derece yanlış çünkü ileri yaştaki kişiler bu süreci herkesin algıladığı gibi algılamıyor ve yaşamıyor olabilirler. Haber kaynaklarını etkin kullanamadıkları için de olan bitenin ciddiyetini tam fark edemiyorlar” dedi.