Katip Çelebi Üniversitesi Raporu?


Sayıştay Başkanlığı’nın Katip Çelebi Üniversitesi’nin 2021 yılı ile ilgili denetim raporu yayınlandı. İlgili haberi sitemizde bulabilirsiniz. Haberi okuyunca rahatsız olduğum konuları gündeme getirme ihtiyacı duydum. Katip Çelebi Üniversitesi ile ilgili geçtiğimiz yıllarda çok sayıda yazı yazdık, eleştiriler yaptık, üniversite yönetimine sorular yönelttik. Ancak sorularımızın hiç birine cevap alamadık. Sayıştay’ın 2019 yılı denetim raporunda,  “üniversite de rektör, rektör yardımcısı, dekan ve öğretim görevlileri arasından tespit edilebilen 27 kişinin birbiri arasında akrabalık bağı bulunduğu görülmüştür.” tespiti yapılmıştı. TBMM’de de gündeme gelen konu ile ilgili üniversite yönetimi sessizliğe bürünmüştü.
Sayıstay’ın 2021 yılına ilişkin raporunda da üniversitedeki çok sayıda yanlış uygulama tespit edilmiş.

Sayıştay Raporu’ndaki bulguların bazılarını aldık. Benzer hatalı birçok uygulama daha var.
 
Üniversite yönetimi önceki yıllarda olduğu gibi Sayıştay Raporu ile ilgili bir açıklama yapmayıp sessiz kalarak geçiştirecektir. Ancak rapordaki tespitler üniversite yönetimini zan altında bırakmaktadır. Benim aklıma gelen şu sorular, ilgili haberleri okuyan her vatandaşın aklına gelecektir:
  1. Liyakat esaslarına uymadan 12 yıldır atamaların sınavsız yapılması hakkında ne söyleyeceksiniz?
  2. Açık ihale ile yapılması gereken ihaleleri pazarlık usulü ile yapılmasını nasıl açıklayacaksınız? Bu durum ihaleyi alanlar ve ihaleyi yapanlar ile ilgili vatandaşların kafasında soru işaretleri oluşturuyor. Bu soru işaretlerini nasıl gidermeyi düşünüyorsunuz?
  3. Doğrudan temin ile verdiğiniz ihalelerin bazılarını EKAP’a bildirmeyerek neleri gizlemeye çalışıyorsunuz?
  4. Kamu İhale Kanunu’nda açıkça belirtilmesine rağmen ihaleye girenlere yasaklılık kontrolü yapmayarak, bazı yasaklı kişi ya da şirketlere ihale verilmesini mi sağladınız? Devletin ticari veya örgüt bağlantısı nedeni ile ihale yasağı koyduğu kişilere bugüne kadar ihale verildi mi? Bu durumu nasıl açıklayacaksınız?
Daha önce olduğu gibi bu sorulara da yanıt alamayacağımı biliyorum. Biz aklımıza gelen soruları yönelterek gazetecilik görevimizi yapalım. Kamuoyunun gündemine taşıyalım. Üniversite yönetimi de nasılsa hesap soran yok deyip sessiz kalsın, birkaç gün sonra unutulur deyip kulağının üzerine yatsın daha önce olduğu gibi. Bir ilahiyat Profesörü olan Rektör Saffet Köse ve üniversite yönetimine şunu hatırlatmak istiyorum. Yanlış yapıyorsunuz. Hesap sorulmasından ve kamuoyunun tepkisinden çekinmediğiniz bugüne kadarki icraatlarınızdan anlaşılıyor. Ancak sınav yapmadığınız için atanamayan yöneticiler, kurallara uymadığınız için ihalelerde mağdur ettiğiniz şahıs ve firmalar sizden iyi sözlerle bahsetmiyor. Bir de “Kul Hakkı” diye bir şey var, biliyor musunuz?