​İzmir Kalesi



Sürpriz mi, Satranç mı?

​Siyasette kartlar yeniden dağıtılıyor.

Kulisler hiç olmadığı kadar hareketli.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP’den istifa ettikten sonra Yeni Parti’ye geçmeyip bağımsız kalması, akıllara tek bir soruyu getiriyor: 
Bu bir sürpriz mi, yoksa ince hesaplanmış bir satranç hamlesi mi?

​Bağımsız hareket eden Tugay’ın bu duruşu, esecek bir rüzgarla birlikte "Kaleyi AK Parti’ye teslim eder mi?" 

Böyle bir ihtimal olması hâlinde,   tüm dengeler altüst olacağa benziyor.

​Büyükşehir koltuğunda oturan bir ismin iktidar saflarına geçmesi, tüm taşları yerinden oynatır. 

Peki, böylesi radikal bir senaryoda İzmir ne kazanır, ne kaybeder?

Yerel yönetim ile merkezi iktidarın aynı çizgide buluşması; İzmir’in yıllardır bürokratik engellere takılan Körfez temizliği, metro hatları ve kentsel dönüşüm gibi devasa altyapı projeleri büyük hız kazanabilir.

Hazine ve Bakanlık kaynakları ardına kadar açılabilir. Bu da hizmet akıyor algısı yaratabilir.

Diğer tarafta ise, seçmen sandıkta verilen oyun, bireysel bir kararla kulvar değistirmesini kendisine yapılan bir saygısızlık olarak görebilir.

İzmir politik hafızası çok güçlü bir kenttir.

İzmir seçmeni kişilere değil, temsil edilen çizgiye oy verir.

Önüne gelecek  ilk sandıkta cevabı çok daha ağır verebilir.

​Tugay’ın bir partiye geçmeyip bağımsız alan açması, güç dengelerini ve anketleri izlediği riskli bir "bekle-gör" stratejisidir.

Kısa vadede pragmatik bir hamle gibi görünen bu tablo, uzun vadede sandıkta büyük bir hesaplaşmanın zeminini hazırlar.

​Kale geçici olarak el değiştirse bile, surların arkasındaki seçmen iradesinin ne yapacağı, asıl şah-mat hamlesini belirleyecektir.

Tugay her ne kadar, bağımsız kalacağını söylese de  gözler, 14 Ağustos tarihine, çevrilmiş durumda... Yani, Ak Parti'nin kuruluş yıldönümüne...