<?xml version="1.0"?>
         <rss version="2.0"> 
         <channel>
         <title>Sağlık</title>
         <link>https://www.softhaber.com/saglik/</link>
         <description></description><item>
			<title>İzmir&#39;de sağlıklı yaşam için binlerce kişiye destek</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2026 yılının ilk sekiz ayında kentin 30 ilçesinde koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerini sürdürdü. Sağlık eğitimlerinden ağız ve diş sağlığı kontrollerine, ebeveyn rehberliğinden psikolojik danışmanlığa uzanan çalışmalarla binlerce yurttaşa ulaşıldı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Her yıl 3-9 Eylül tarihleri arasında kutlanan Halk Sağlığı Haftası, hastalıkların tedavisinin yanı sıra sağlığın korunması ve yaşam kalitesinin artırılmasının önemine dikkat çekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi de bu anlayışla koruyucu sağlık hizmetlerini kentin dört bir yanına yayarak farklı yaş gruplarının ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar yürütüyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü ve Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar; sağlık eğitimlerinden erken çocukluk dönemine, ileri yaştan kadın ve üreme sağlığına, psikolojik destekten aktif yaşama kadar geniş bir alanı kapsıyor.

13 binin üzerinde kişiye sağlık eğitimi
Yılın ilk sekiz ayında 30 ilçede düzenlenen koruyucu sağlık, aktif yaşam, ağız ve diş sağlığı, ilk yardım, tek sağlık ve ruh sağlığı eğitimlerine 13 binin üzerinde yurttaş katıldı.
Ağız ve diş sağlığı konusunda 21 ilçede gerçekleştirilen kontrollerden yaklaşık 3 bin kişi yararlanırken, iki merkezde sürdürülen Üçüncü Yaş Üniversitesi kapsamında 61 eğitim oturumu düzenlendi. İleri yaş saha eğitimleriyle de 3 binin üzerinde yurttaşa ulaşıldı.

İzmir95 ile ailelere rehberlik
Erken çocukluk dönemine yönelik İzmir95 Projesi kapsamında ebeveyn ve çocukların gelişimini destekleyen çalışmalar sürdürüldü.
0-12 Ay Ev Ziyareti Temelli Ebeveyn Rehberliği hizmetinden 3 bin 245 kişi yararlandı. 13-36 ay arasındaki çocuk ve ailelere yönelik merkez ve ev temelli çalışmalarda ise 200’ün üzerinde kişiye ulaşıldı.
Temel Mesajlar Atölyesi’nden 1308, Emzirme Danışmanlığı hizmetinden 705 kişi yararlandı. Ana ve çocuk sağlığı konusunda 22 seminer düzenlenirken, proje kapsamında 134 saha çalışması gerçekleştirildi.

İZSEM’lerle hizmet ağı genişledi
İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezlerinin (İZSEM) sayısı 2026 yılında beşe yükseldi. Küçükçiğli, Nergiz, Alsancak, Konak ve Yurtoğlu İZSEM’lerinde psikolojik danışmanlık, beslenme ve diyet danışmanlığı, kadın ve üreme sağlığı, fizyoterapi ve aktif yaşam programları ücretsiz sunuluyor.
Böylece yurttaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşabilmesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını günlük hayatlarına dahil edebilmesi hedefleniyor.

Test merkezleri iki noktaya çıktı
Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi sayısı da ikiye çıkarıldı. Konak Center’ın ardından haziran ayında Çiğli İZSEM’de ikinci merkez hizmete başladı.
Temmuz ayı sonuna kadar 388 kişiye test uygulandı. Merkezlerde HIV, Hepatit B, Hepatit C ve sifiliz için ücretsiz ve anonim test hizmeti verilirken, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara ilişkin danışmanlık da sağlanıyor.

Psikolojik destek ve beslenme danışmanlığı
Psikolojik Destek Birimlerine yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 2 bin kişi başvurdu. Beslenme ve Diyet Danışmanlığı Birimlerinden de yaklaşık 2 bin kişi yararlandı.
Kadın ve üreme sağlığı alanında bireysel danışmanlık, birebir görüşmeler, grup eğitimleri ve farkındalık çalışmaları düzenlendi. Çiğli İZSEM, Yurtoğlu İZSEM, Nergiz İZSEM, Macera Parkı ve Katip Çelebi Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen fizyoterapi, pilates ve yoga etkinliklerinden de yılın ilk yedi ayında binin üzerinde kişi yararlandı.

Sağlıklı yaş alma destekleniyor
Sağlıklı Yaş Alma Merkezi, ileri yaştaki yurttaşların aktif ve sosyal bir yaşam sürmesine katkı sağlıyor. Merkezde İngilizce, drama, Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, ritim, spor, satranç, resim, çini, tango ve takı tasarımı gibi kurslar düzenleniyor. Merkezin 945 aktif üyesi bulunuyor.
Alzheimer ve Demans Merkezi ise aktif 10 üyesiyle çalışmalarını sürdürüyor.

Sağlık gönüllüleri sahada
Üniversite öğrencileri ve mezunları ile 60 yaş ve üzerindeki yurttaşların katıldığı Sağlık Gönüllüleri Projesi kapsamında çalışmalar yürütüldü. Proje kapsamında Sağlık Gönüllülüğü Çalıştayı da gerçekleştirildi.

Kurumlarla ortak çalışmalar
İzmir Büyükşehir Belediyesi, koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi amacıyla farklı kurumlarla iş birliklerini de sürdürüyor. Ege Geriatri Derneği, Türkiye Alzheimer Derneği, İzmir Psikodrama Derneği, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı, İzmir Diş Hekimleri Odası, Türk Böbrek Vakfı, İzmir Geriatri Diyetisyenliği Derneği ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ile ortak çalışmalar yürütülmesine yönelik hizmet protokolleri imzalandı.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/09/izmir-de-saglikli-yasam-icin-binlerce-kisiye-destek.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/09/izmir-de-saglikli-yasam-icin-binlerce-kisiye-destek_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/izmir-de-saglikli-yasam-icin-binlerce-kisiye-destek/7135/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 10:22:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Her şeyin yolunda olduğunu görmekten mutluyum&quot;</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yapımında son aşamaya gelinen Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni ek hizmet binasında incelemelerde bulundu. Yeni binayla hastanenin yatak kapasitesinin 150’ye çıkarılarak İzmirlilere daha kapsamlı ve kaliteli sağlık hizmeti sunulacağını belirten Başkan Tugay, “Her şeyin yolunda olduğunu görmekten mutlu oldum. Heyecanla bu projenin bitmesini bekliyoruz” dedi.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 549 milyon liralık yatırımla hayata geçirdiği Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni ek hizmet binasında son etap çalışmaları aralıksız sürüyor. İzmirlilere daha kapsamlı ve konforlu sağlık hizmeti sunulması amacıyla projenin her aşamasını yakından takip eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, inşaat çalışmalarını inceledi. Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, Fen İşleri Dairesi Başkanı Onur Açık, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, projenin teknik ekibi ve yüklenici firma temsilcileri eşlik etti. Başkan Tugay, binanın katlarını gezerek mekanik çalışmalar, iç cephe düzenlemeleri ve mevcut binayla bağlantıyı sağlayacak köprü çalışmalarını inceledi. İnşaatın ilerleyişinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek ekibi tebrik eden Başkan Tugay, binanın tıbbi donanım hazırlıkları hakkında Başhekim Doç. Dr. Başak Bayram’dan bilgi aldı.

“Gurur duyduğumuz proje”

İnceleme sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Tugay, “Eşrefpaşa Hastanemizin ek binası şu anda yüzde 85 oranında tamamlandı. Kalan bölüm için ilgili firmamız, tüm malzemelerin burada olduğunu ve yalnızca işçilik kısmının kaldığını söyledi. Gerçekten hepimizin büyük bir heyecanla beklediği, gurur duyduğu bir projeyi hayata geçiriyoruz. İlerleyiş bugüne kadar çok iyi oldu. Bundan sonraki süreçte de herhangi bir aksama yaşanmadan inşaatın en geç yıl sonuna kadar tamamlanmasını hedefliyoruz. Müteahhit firmamız ise daha erken tamamlamayı hedeflediğini belirtti. İnşaatı tamamlayarak hastanemizi hizmete açmak istiyoruz. Her şeyin yolunda olduğunu görmekten mutlu oldum. Emeği geçen tüm arkadaşlarımıza ve firmamıza çok teşekkür ediyorum. Biz de heyecanla bu projenin tamamlanmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Hizmet kalitesi güçleniyor”

Yeni binayla hizmet kalitesinin artacağını belirten Başkan Tugay, “Türkiye’de hastanesi olan tek belediye İzmir Büyükşehir Belediyesi. Çok iyi bir doktor kadromuz var. Biz, kimseden para kazanmayı amaçlamadan, kamusal hizmet anlayışıyla sağlık hizmetine katkıda bulunuyoruz. Zaman içerisinde kendimizi daha da geliştirmek ve daha kapsamlı işler yapmak istiyoruz. Hastanemizin fiziksel olarak bazı eksikleri vardı, bu nedenle bu binayı yaptık. Bina tamamlandığında hastanemiz 150 yatak kapasitesiyle hizmet verecek. İçerisinde modern ameliyathaneler, yoğun bakım ünitesi, doğumhane, doğum servisi, yenidoğan yoğun bakım servisi ve acil servis bulunacak. Çok temiz ve düzenli, aynı zamanda kaliteli sağlık hizmetinin sunulduğu bir tesis olarak İzmir’imize hizmet verecek” dedi.

Hedef: 2027

İzmir’e 118 yıldır sağlık hizmeti veren Eşrefpaşa Hastanesi’nin ek hizmet binasının yıl sonuna kadar tamamlanması, donanım ve tıbbi ekipmanların yerleştirilmesinin ardından hastanenin 2027 yılında hasta kabulüne başlaması hedefleniyor.

Yaklaşık 11 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olacak yeni bina, bodrum ve zemin katla beraber 7 kattan oluşacak. Bina; acil servis, teknik birimler, morg, kafeterya, 26 yataklı hasta servisi, 2 yataklı kadın doğum servisi, 6 yataklı yoğun bakım servisi, 6 ameliyat salonu ve ameliyathane servisi, yemekhane, toplantı salonları ve merkezi sterilizasyon bölümlerinden oluşacak.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/08/her-seyin-yolunda-oldugunu-gormekten-mutluyum.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/08/her-seyin-yolunda-oldugunu-gormekten-mutluyum_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/her-seyin-yolunda-oldugunu-gormekten-mutluyum/7087/</link>
			<pubDate>Wed, 19 Aug 2026 12:31:31 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>118 yıllık sağlık çınarı yeni binasına kavuşuyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni ek hizmet binasında inşaat çalışmaları hızla ilerliyor. Kaba inşaatı tamamlanan, iç mekan ve cephe çalışmalarının sürdüğü binanın yıl sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. Donanım ve tıbbi ekipmanların yerleştirilmesinin ardından yeni hizmet binasının 2027 yılında İzmirlilere kapılarını açması planlanıyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve gelişinin dördüncü ayında temeli atılan Eşrefpaşa Hastanesi’nin yeni ek hizmet binasında sona yaklaşıldı. İki yıldır süren çalışmalar kapsamında bodrum ve zemin katla beraber 7 kattan oluşacak yapının kaba inşaatı tamamlandı. Fen İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri iç mekanlarda çalışmalarına devam ederken, mevcut hastane ile yeni bina arasındaki bağlantıyı sağlayacak köprünün yapımı ise sürüyor. İzmir’in 118 yıllık sağlık çınarı Eşrefpaşa Hastanesi’nin ek hizmet binasının yıl sonuna kadar tamamlanması, donanım ve tıbbi ekipmanların yerleştirilmesinin ardından hastanenin 2027 yılında hasta kabulüne başlaması hedefleniyor.

Konforlu ve modern sağlık hizmeti

Toplam 549 milyon liralık yatırımla hayata geçirilen proje hakkında bilgi veren Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yapı İşleri Müdürü Ece Bahar, “Eşrefpaşa Hastanesi’nde çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Yeni hizmet binamızda kadın doğum ve yoğun bakım üniteleri ile ameliyathaneler başta olmak üzere, vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine daha konforlu ve modern koşullarda ulaşmasını sağlayacak önemli birimler yer alacak. Bu yatırımla hastanemizin hizmet kapasitesini büyük ölçüde artıracağız. İzmir’e uzun yıllar hizmet verecek bu önemli projeyi en kısa sürede kentimize kazandırmak için çalışıyoruz” dedi.

“Projeyi tamamlamak için heyecanlıyız”

İnşaatın mevcut durumu hakkında bilgi veren Bahar, “Kaba inşaatımız tamamlandı. Cephe, boya, sıva, seramik ve mekanik imalatlarımız sürüyor. Mevcut bina ile yeni yapıyı birbirine bağlayacak köprünün imalatı da büyük ölçüde tamamlandı. Depreme dayanıklı olarak inşa edilen yeni binamızda 471 fore kazık kullanıldı. İki yıldır sürdürdüğümüz bu projeyi tamamlamak için son derece heyecanlıyız. Tüm ekibimiz büyük bir motivasyonla çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Acil servisten kadın doğum servisine sağlık hizmeti verecek

Eşrefpaşa Hastanesi kampüsü içinde bulunan, 30 Ekim 2020 İzmir depremi sonrası hasar gören C bloğun yıkılmasının ardından ek hizmet binası projesi hazırlanmıştı. Yaklaşık 11 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olacak yeni bina, bodrum ve zemin katla beraber 7 kattan oluşacak. Bina; acil servis, teknik birimler, morg, kafeterya, 26 yataklı hasta servisi, 2 yataklı kadın doğum servisi, 6 yataklı yoğun bakım servisi, 6 ameliyat salonu ve ameliyathane servisi, yemekhane, toplantı salonları ve merkezi sterilizasyon bölümlerinden oluşacak.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/08/118-yillik-saglik-cinari-yeni-binasina-kavusuyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/08/118-yillik-saglik-cinari-yeni-binasina-kavusuyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/118-yillik-saglik-cinari-yeni-binasina-kavusuyor/7062/</link>
			<pubDate>Thu, 13 Aug 2026 14:44:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir&#39;den işitme cihazı desteği</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir'de işitme kaybı bulunan ihtiyaç sahibi vatandaşların günlük yaşamlarını kolaylaştırmak ve toplumsal yaşama daha etkin katılımlarını desteklemek amacıyla işitme cihazı desteği sağlayacak.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir'de yaşayan işitme engelli yurttaşlara İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından işitme cihazı desteği sağlanacak. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü'nün yürüteceği çalışma kapsamında, başvurusu uygun bulunan vatandaşlara işitme kaybının derecesi ve kişisel ihtiyaçları doğrultusunda işitme cihazı verilecek.

İşitme cihazı desteğine ilişkin ayrıntılı bilgi ve başvuru işlemleri için 0232 293 19 21 veya 0232 293 91 80 numaralı telefonlardan iletişime geçilebiliyor.

Kişiye özel hazırlanacak

Başvurusu uygun görülen vatandaşların kulak ölçümleri, idarenin yönlendireceği uygulama merkezlerinde gerçekleştirilecek; işitme cihazları, sağlık raporunda yer alan teknik veriler ve ölçüm sonuçları esas alınarak kişiye özel hazırlanıp programlanacak. Cihaz teslimi sırasında vatandaşlara ve yakınlarına cihazın kullanımı, pil değişimi, temizliği ve muhafaza koşulları hakkında ücretsiz bilgilendirme de yapılacak.

Teknik şartname kapsamında temin edilecek cihazların hafif, orta, ileri ve çok ileri derece işitme kayıplarına uygun, dijital olarak programlanabilen ve kullanıcı ihtiyaçlarına göre ayarlanabilen özelliklere sahip olması öngörülüyor.

Başvuru şartları

Başvuru için başvuru dilekçesi, kimlik fotokopisi, işitme kaybının derecesini ve işitme cihazı kullanımının uygun olduğunu gösteren engelli sağlık kurulu raporu veya devlet hastanesinden alınmış sağlık raporu, idare tarafından e-belediye sistemi üzerinden temin edilecek taşınır ve taşınmaz mal varlığı ile ikametgâh bilgilerini içeren sorgu sonucu belgeleri gerekiyor. Başvurular, ibraz edilen belgeler ve yapılacak değerlendirmeler sonucunda karara bağlanacak. Hak sahipleri, söz konusu destekten beş yılda bir faydalanabilecek.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/07/buyuksehir-den-isitme-cihazi-destegi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/07/buyuksehir-den-isitme-cihazi-destegi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/buyuksehir-den-isitme-cihazi-destegi/6974/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jul 2026 10:58:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Anneye yalnız değilsin, bebeğe hoş geldin desteği</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, gebelik sürecinden itibaren ailelerin kapısını çalıyor. Uzman ekipler sağlık, beslenme ve gelişim desteği verirken yeni doğan bebekler de “Hoş Geldin Bebek” paketiyle karşılanıyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Gözlerini İzmir’de dünyaya açan bebekler, anne karnından itibaren İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğini yanında hissediyor. Hem annelerin hem de bebeklerin iyi olma halini desteklemek amacıyla pek çok çalışma yürüten İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı İzmir95 Erken Çocukluk Birimi ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın Hoş Geldin Bebek projesiyle anne ve bebeklere katkı sağlıyor. Ailelere gebeliğin 7. ayından başlayarak bebek bir yaşına gelene kadar ev ziyaretleri gerçekleştirilirken bu ziyaretlerde beslenme desteğinden emzirme danışmanlığına; ağız ve diş sağlığı desteğinden ilk yardım bilgilendirmelerine ve ev kazalarından korunmaya kadar pek çok konuda rehberlik sunuluyor. Hoş Geldin Bebek projesi kapsamında ise yeni doğum yapan anneye, içinde bebek bezi, bebek şampuanı, bebek havlusu gibi ürünlerin yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın mesajının yer aldığı anı defterinin bulunduğu paket hediye ediliyor. İzmir95 ve Hoş Geldin Bebek desteklerinden yararlanan anneler, bu zor ama güzel süreçte verilen destek nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyor.

“İlk andan itibaren destek verildi”

2 aylık Elif Ada’nın annesi Azime Cevahir, “İzmir Büyükşehir Belediyesi, çocuğumun gelişimi için ilk andan itibaren destek verdi. Bebek karnımdayken ne hissettiğimi sordular, doğduktan sonra nasıl emzireceğimi, nasıl besleneceğimi, bebeğin duygularını nasıl anlayacağımı anlattılar. Psikolog, diyetisyen, hemşire geldi, çok güzel eğitimler aldım. Ev kazalarına karşı ve ilk yardımla ilgili de bilgilendirildim. Ayrıca bebeğime hediye paketi de verildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, hamileliğimden itibaren hem benim hem de bebeğimin daha sağlıklı olması için müthiş bir destek veriyor. Bu hizmeti tüm ailelerin almasını isterim. Biz ne kadar gelişirsek bebek de o kadar iyi ve mutlu hisseder. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden sadece bebeğimiz için değil, kendimiz için de destek alıyoruz. Büyükşehir Belediyesi’ne tekrar tekrar teşekkür ediyoruz” dedi.

“Bilmediğimiz konuları öğrendik”

2 haftalık Arya’nın annesi Rabia Bahadır da “Hamileliğimden itibaren İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri ziyaretimize geliyor. Ziyaretlerde bize bilgiler verdiler, bebekle ilgili bazı konuları bize öğrettiler. Doğumdan sonra da bebeğimin gelişimi ile ilgili eğitimler verildi. Hoş Geldin Bebek paketi hediye edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. Sayelerinde bilmediğimiz konuları öğrendik. Zor süreçte bize yardımcı oldular. Bu da bizim için faydalı oldu” diye konuştu.

Bebeklere 30 ilçede “hoş geldin” hediyesi

0-3 ay arası bebeği olan ihtiyaç sahibi ailelere katkı sağlamak amacıyla başlatılan “Hoş Geldin Bebek” paketi dağıtımı, Sosyal Hizmetler ve Yardımlar Şube Müdürlüğü tarafından yapılıyor. 30 ilçede devam eden proje kapsamında ailelere bebek bezi, bebek şampuanı, ıslak mendil, ağız temizleme mendili, bebek zıbın seti, banyo havlusu, alt açma örtüsü, bebek müslin örtü ve anı defteri bulunan bebek çantası desteği sağlanıyor.

Ev ziyaretleri ile “iyi bir başlangıç”

“İyi bir başlangıç her çocuğun hakkı” düşüncesinden hareketle çalışmalarını sürdüren Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü İzmir95 Erken Çocukluk Birimi, 0-12 ay arasında Ev Ziyareti Temelli Ebeveyn Rehberliği Programı’na katılan ailelere gebeliğin 7. ayından başlayarak bebek bir yaşına gelene kadar ev ziyaretleri gerçekleştiriyor. Doğum öncesi 7, 8 ve 9. aylarda üç defa ve doğumdan sonra iki haftada bir olmak üzere bebek bir yaşına gelene kadar toplamda 27 defa aile ile görüşülüyor. Bu görüşmelerde ev ziyaretçileri bebeğin sağlıklı büyümesi için gerekli bilgilendirmeleri yapıyor, ailelere bebeğin gelişimini destekleyen oyunları ve kitapları tanıtıyor, önerilen etkinlikleri bebek ve anne ile birlikte gerçekleştiriyor. Ziyaretlerde, özellikle annelere yönelik psikolojik danışmanlık hizmeti de veriliyor.

Emzirme danışmanlığı, ev kazalarından korunma, ilk yardım…

Birim, ebe-hemşire tarafından yürütülen emzirme danışmanlığı hizmetinde anne sütü, emzirme, bebek ve lohusa bakımı gibi annelerin ihtiyaç duyduğu konularda ev ziyaretleri ve çevrimiçi görüşmeler yapıyor. Çocukların sağlıklı ve güvenli bir ortamda büyümelerini desteklemek amacıyla da ailelere yönelik ilk yardım, ev kazalarından korunma ve ağız-diş sağlığı konularında bilgilendirme çalışmaları yürütülüyor. Özellikle 0-3 yaş döneminde sık karşılaşılabilen düşme, yanık, boğulma, zehirlenme ve yabancı cisim yutma gibi ev kazalarına karşı alınabilecek önlemler hakkında aileler bilgilendirilirken, acil durumlarda uygulanabilecek temel ilk yardım bilgileri paylaşılıyor. Ayrıca ev ziyaretleri sırasında çocukların ağız ve diş sağlığının korunmasına yönelik bilgilendirmeler yapılıyor, yaşa uygun ağız bakım alışkanlıkları, diş çürüklerinin önlenmesi ve düzenli diş hekimi kontrollerinin önemi konusunda ailelere rehberlik ediliyor.

Sağlıklı beslenme bilgileri paylaşılıyor

Gerçekleştirilen ev ziyaretleri, seminerler ve bireysel görüşmeler aracılığıyla anne adayları ve lohusalara sağlıklı ve dengeli beslenme, yeterli sıvı tüketimi, anne sütünü destekleyen beslenme alışkanlıkları ve bu dönemde dikkat edilmesi gereken temel konular hakkında bilgilendirmeler yapılıyor. Bebeklerin ilk altı ay yalnızca anne sütü ile beslenmesinin önemi vurgulanırken, 6. aydan itibaren başlayan ek gıdaya geçiş sürecinde de ailelerin yanında olunmaya devam ediliyor. Yaşa uygun besin seçimi, güvenli ek gıda uygulamaları, öğün planlaması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılması konularında ailelere rehberlik edilerek çocukların sağlıklı büyüme ve gelişimleri destekleniyor. Ev ziyaretleri Konak, Bayraklı, Bornova, Buca, Karabağlar ve Çiğli ilçelerinde gerçekleştiriliyor.

Atölye ve seminerler

13-36 Ay arasında Merkez Temelli Ebeveyn Rehberliği Programı kapsamında ise bebek bir yaşına geldikten sonra merkezlerde çalışma devam ediyor. Anne ve bebeklerden oluşan 4-5 kişilik gruplarla, 13 ay ve sonrasındaki çocukların fiziksel, sosyal ve duygusal gelişim ihtiyaçları konuşuluyor. Programla birlikte annelerin sosyalleşme ve sosyal destek ihtiyaçları destekleniyor. Temel Mesaj Atölyeleri ile de 0-3 yaş arasındaki çocukların ailelerine ve çevrelerine, çocuğun gelişimiyle ilgili altı temel mesajın iletilmesi ve bu mesajların etkinliklerle hayata geçirilmesi sağlanıyor. “Sevginizi Gösterin”, “Onunla Konuşun”, “Birlikte Oyun Oynayın”, “Sayın, Eşleştirin, Sıralayın”, “Onunla Okuyun”, “Kendinize İyi Bakın”dan oluşan altı temel mesaj etrafında çocuğun en hızlı geliştiği dönemi, ailelerin en verimli şekilde geçirmelerine destek olunuyor. İzmir95 Erken Çocukluk Birimi’, 0-3 yaş dönemindeki bebekleri ve ebeveynlerini kapsayan “Uyku, Beslenme, Oyun, Bağlanma, Tuvalet Eğitimi, Ekran Zamanı ve Ev Kazaları” gibi ailelerin en çok ihtiyaç duyduğu konularda seminerler de düzenliyor. Bu hizmetler, İzmir’in tüm ilçelerinde veriliyor.

Hem İzmir95 Erken Çocukluk Birimi çalışmalarından hem de Hoş Geldin Bebek paketi desteğinden yararlanmak için https://bizvariz.izmir.bel.tr/ adresi üzerinden başvuruda bulunulabiliyor.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/07/anneye-yalniz-degilsin-bebege-hos-geldin-destegi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/07/anneye-yalniz-degilsin-bebege-hos-geldin-destegi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/anneye-yalniz-degilsin-bebege-hos-geldin-destegi/6961/</link>
			<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:51:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Annelere güvenli doğum dersi</title>
			<description><![CDATA[Eşrefpaşa Hastanesi’ndeki Gebe Okulu’nda anne adayları kulaktan dolma bilgiler yerine uzmanlardan eğitim alıyor. Psikolog, diyetisyen, fizyoterapist, ebe ve hekimlerin görev aldığı program, doğum kaygısını azaltmayı hedefliyor. Yeni program için kayıtlar da başladı.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği bünyesinde açılan Gebe Okulu; hekim, ebe ve hemşireler eşliğinde 20 haftalık gebelere, lohusalara ve baba adaylarına yönelik kapsamlı bir eğitim programı sunuyor. Okulda gebelik süreci, doğum, doğum sonrası bebek bakımı, emzirme danışmanlığı gibi pek çok konuda bilgi verilirken, anne adayları ve yeni doğum yapan annelerin ruhsal ve fiziksel olarak sürece hazırlanması için psikolojik destek ve diyetisyen desteği, ağız ve diş sağlığı muayenesi, pilates ve yoga gibi hizmetler de veriliyor. Üç haftalık eğitim sürecinin ardından katılımcılara mezuniyet belgeleri takdim ediliyor. Gebe Okulu’na gitmek isteyenler için kayıt süreci de yeniden başladı.

Doğuma hazırlanıyorlar

Gebe Okulu hakkında bilgi veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hilal Elbi, “Anne adaylarını gebelik, doğum ve lohusalık süreçlerine hem fiziksel hem de psikolojik olarak hazırlayan kapsamlı bir eğitim programı veriyoruz. Bu eğitim programı; doğuma hazırlık, yeni doğan bakımı, emzirme, lohusalık dönemlerine ait bilgileri içeriyor. Beslenme konusunda diyetisyenimiz devreye girerken, gebelik, doğum ve lohusalık eğitimlerini ebe ve hekimler veriyor. Egzersizleri fizyoterapistimiz yaptırıyor, diş muayeneleri diş hekimlerimiz tarafından yapılıyor. Ayrıca gebelik ve doğum süreci için psikolog hizmeti veriliyor. Gebe Okulu’nun asıl amacı, anne ve baba adaylarını kendine güvenen ebeveynler olarak doğuma hazırlamak. Geri bildirimler de olumlu oluyor. Anne adayları; çok memnun kaldıklarını, bilgilendiklerini, kendilerini güvende hissettiklerini söylüyor. Korkularla, bilinmezliklerle doğuma girmektense burada gebeliğin ve doğumun aşamalarını, doğumun nasıl gerçekleşebileceğini, nelerle karşılaşabileceklerini, nasıl emzireceklerini öğreniyorlar. Anne ve baba adayları ile lohusalar, Gebe Polikliniği üzerinden Gebe Okulu’na başvuruda bulunabiliyor” bilgisini verdi.

“Gebe Okulu’nu tavsiye ediyorum”

Eğitimlere katılan 30 haftalık hamile Tuğba Karasan, “Kendimi gebelik ve doğum konusunda bilinçlendirmek istedim. O yüzden Eşrefpaşa Hastanesi Gebe Okulu’na kaydımı yaptırdım. İki haftadır geliyorum. Çok etkili bilgiler öğrendim. Stresimi daha iyi yöneteceğim bilgiler edindim. Bazı şeyler dışarıdan bakıldığı kadar kolay olmuyor. Burada bizzat görerek, sorarak ve uygulamalı yaparak öğrendiğimiz için gerçekten bebeğimize bakıyor duygusunu hissedebiliyoruz. Birebir eğitimin farkını görüyoruz. Anne adaylarına, hem bilinçli anne olmaları adına hem de çocuklarını daha iyi bir şekilde korumaları adına Gebe Okulu’nu tavsiye ediyorum” diye konuştu.

“Kendimizi güvende hissediyoruz”

22 haftalık hamile Merve Avşar da “Gebelik sürecinde bilgi edinme amaçlı araştırma içindeydim. Buraya muayeneye geldiğimde Gebe Okulu’ndan bahsettiler. Hastane temiz ve düzenliydi ve buraya gelmeyi tercih ettim. Eğitimlerde bizimle çok ilgileniyorlar. Burada bebeğin bakımını, onu emzirmeyi, yıkamayı öğreniyoruz. Dışarıdan çok kolay gibi geliyor ama neticede küçücük bir can ve bunları en başından öğrenmek çok farklı bir duygu. Buraya aslında en başta kendimiz için geliyoruz. Önce kendi duygularını yönetmen gerekiyor. Kendini iyi ve yeterli hissedersen zaten bebeğe de yeterli gelirsin ve onu sağlıklı büyütürsün. Dışarıdan öğrendiğimiz bilgilerle burada öğrendiğimiz bilgiler arasında çok fark var. Kulaktan dolma bilgilerle değil uzmanlardan bilgi edindiğimizde içimiz daha rahat oluyor, kendimizi güvende hissediyoruz” dedi.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/07/annelere-guvenli-dogum-dersi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/07/annelere-guvenli-dogum-dersi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/annelere-guvenli-dogum-dersi/6941/</link>
			<pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:00:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>36 kilo verip herkesi şaşırttı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nde görev yapan Diyetisyen Dilara Demirkan, 97 kilodan 61 kiloya düştü. “Sen diyetisyen olamazsın” sözlerine inat 16 ayda 36 kilo veren Demirkan, bugün hastalarının ilham kaynağı oldu.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, çocukluk yıllarından beri mücadele ettiği fazla kilolarından 16 ayda kurtuldu. 97 kiloyla başladığı yolculukta 36 kilo vererek 61 kiloya düşen Demirkan, bir zamanlar kendisine yöneltilen “Sen diyetisyen olamazsın” sözlerini bugün başarı hikayesine dönüştürdü. Hastalarının artık “Ama burada şişman bir diyetisyen vardı” diyerek şaşkınlık yaşadığını söyleyen Demirkan, sağlıklı kilo vermenin sırrının sabır, disiplin ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarında saklı olduğunu anlattı.

“Sen diyetisyen olamazsın” diyenler oldu
Fazla kilolarla küçük yaşlarda tanışan Demirkan, yıllarca diyet yapıp bıraktığını anlattı. Çocukluğundan beri kilo problemi yaşadığını belirten Demirkan, “Her yaz diyetisyene gider, birkaç ay diyet yapardım. Ancak kış geldiğinde eski beslenme düzenime geri dönerdim. Bu döngü yıllarca sürdü. Üniversite yıllarında önce gıda teknolojisi eğitimi aldım. Babamın yıllardır diyetisyenlere para ödediğini görünce kendi kendime ‘Seni bu dertten kurtaracağım’ dedim ve Beslenme ve Diyetetik bölümünü tercih ettim. Ancak bu kararıma çevremden olumsuz tepkiler geldi. ‘Kelin ilacı olsa başına sürer’, ‘Sen diyetisyen olamazsın’ diyenler oldu” ifadelerini kullandı.

97 kiloyla başlayan dönüşüm
Uzun yıllar kilosunu çok önemsemediğini söyleyen Demirkan, sağlık sorunlarının ortaya çıkmasıyla birlikte yaşamında köklü bir değişiklik yapmaya karar verdiğini belirterek, “Tiroidle ilgili bazı sağlık sorunları yaşamaya başladım. Bir aile düğünü öncesinde kardeşimle birlikte diyet yapmaya karar verdik. Başlangıçta küçük adımlarla ilerledik, ancak zamanla bu süreç bir yaşam değişikliğine dönüştü. 97 kiloyla başladığım yolculukta yaklaşık 16-17 ayın sonunda 61 kiloya düştüm. Eski hastalarım geldiğinde beni tanımakta zorlanıyor ve ‘Ama burada şişman bir diyetisyen vardı’ diyorlar. Ben de ‘Evet, o bendim’ diye yanıt veriyorum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla ‘Nasıl yaptınız?’ diye soruyorlar” dedi.

Salçalı makarna için ağlayarak uyudu
Kilo verme sürecinde birçok kişinin kendisine ameliyat ya da zayıflama iğnesi kullanıp kullanmadığını sorduğunu belirten Demirkan, başarısının arkasında yalnızca sağlıklı beslenme ve düzenli spor olduğunu söyledi. Demirkan, “Ne mide ameliyatı oldum ne mide balonu yaptırdım ne de zayıflama iğnesi kullandım. Kendi hazırladığım beslenme programına sadık kaldım ve düzenli olarak spor yaptım. Bir gece sadece salçalı makarna yemek istediğim için ağlayarak uyudum. Evde makarna da yoğurt da vardı. İstesem kalkıp yiyebilirdim. Ama kendime bir söz vermiştim. Yemedim ve uyudum. Ertesi sabah programıma kaldığım yerden devam ettim. ‘Artık yapamıyorum’ dediğim çok zaman oldu. Ancak ailem, arkadaşlarım ve doktor meslektaşlarım bana sürekli destek verdi. Bazen insanın yanında kendisine inanan insanların olması her şeyden daha önemli” dedi.

“Diyetisyen sadece kilo verdirmez”
Toplumda diyetisyenlik mesleğinin çoğu zaman yalnızca kilo verme ile ilişkilendirildiğini belirten Demirkan, hastanede çok farklı sağlık sorunları bulunan hastalara da hizmet verdiklerini vurguladı. Demirkan, “Diyetisyen denince insanların aklına ilk olarak zayıflamak geliyor. Oysa biz sadece kilo vermek isteyen kişilerle çalışmıyoruz. Diyabet, kolesterol ve gut hastalarının yanı sıra nöroloji ve yoğun bakım servislerinde tedavi gören hastalara da beslenme desteği sağlıyoruz. Bizim görevimiz yalnızca kilo verdirmek değil, bireylere sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazandırmak” dedi.

“Zayıflama iğneleri uzman hekim kontrolünde kullanılmalı”
Son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğnelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demirkan, bu tür ilaçların mutlaka uzman hekim kontrolünde ve gerekli tahliller yapıldıktan sonra kullanılması gerektiğini vurguladı. Demirkan, “Bu yöntemlere karşı değiliz. Ancak kişilerin bu ilaçları eczaneden temin ederek kendi başlarına kullanmalarını doğru bulmuyoruz. Öncelikle kan tahlilleri yapılmalı, kişinin sağlık geçmişi ayrıntılı şekilde değerlendirilmeli ve tedavi süreci uzman hekimler tarafından planlanmalıdır. Ayrıca bu süreç, diyetisyenlerin yürüteceği beslenme takibiyle desteklenmelidir. Ben ise ailemde bulunan bazı kanser öyküleri ve yaşadığım tiroid sorunları nedeniyle bu yöntemlerden uzak durmayı tercih ettim” dedi.

“Kilo vermek değil, korumak zor”
Bugün artık “diyet” sürecinden çok “koruma” döneminde olduğunu söyleyen Demirkan, asıl mücadelenin verilen kiloları koruyabilmek olduğunu vurguladı. Demirkan, “İnsanlar hedef kiloya ulaştıklarında sürecin bittiğini düşünüyor. Oysa asıl süreç bundan sonra başlıyor. Ben bugün dikkat etmeyi bıraksam verdiğim kiloların önemli bir kısmını geri alabilirim. Ameliyat, mide balonu ya da zayıflama iğnesi kullanan kişiler için de durum farklı değil; beslenme düzeni değiştirilmediği sürece verilen kilolar geri dönebiliyor. Önemli olan sürdürülebilir bir yaşam tarzı oluşturmak. Diyet ve spor, emek isteyen ama süreklilik gerektiren süreçlerdir. Uzun süre çaba gösterilir, ancak bırakıldığında geri dönüşler başlayabilir. Bu nedenle önemli olan kısa süreli diyetler değil, ömür boyu sürdürülebilecek sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır. Benim bu süreçte öğrendiğim en önemli şey de bu oldu” dedi.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/06/36-kilo-verip-herkesi-sasirtti.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/06/36-kilo-verip-herkesi-sasirtti_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/36-kilo-verip-herkesi-sasirtti/6871/</link>
			<pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:13:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir&#39;den ikinci Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi</title>
			<description><![CDATA[Konak Center'da yer alan İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezi'nde (İZSEM) açtığı Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi'nde ücretsiz ve anonim olarak HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz (frengi) test hizmeti veren İzmir Büyükşehir Belediyesi, aynı hizmeti Küçük Çiğli'de bulunan İZSEM bünyesinde de yürütecek.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi sayısını ikiye çıkardı. İlki İZSEM Konak Center'da faaliyete geçen merkezin ikincisi İZSEM Küçük Çiğli'de çalışmalarına başladı. Merkezlerde ücretsiz ve anonim şekilde HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz (frengi) testleri yapılıyor. Detaylı bilgi ve randevu için 0232 294 22 47 numaralı telefon aranabiliyor.

Gizlilik esasıyla çalışılıyor

Gizlilik esasıyla çalışan merkezde, danışanların kimlik bilgileri alınmıyor ve herhangi bir sosyal güvence de aranmıyor. Parmak ucundan alınan bir damla kan ile yapılan testin sonucu, yaklaşık 20 dakika içinde kişiye bildiriliyor. İlk tanı testi sonucuna göre pozitif şüphesi duyulan hasta, hastanelere yönlendiriliyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütülen çalışma, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar hakkında danışmanlık hizmetini de kapsıyor. Uzman sağlık personelinin verdiği danışmanlık hizmeti, testi yaptıran kişilerin sorularını yanıtlayarak erken teşhis ve tedavi sürecine destek oluyor.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/06/buyuksehir-den-ikinci-gonullu-danismanlik-ve-test-merkezi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/06/buyuksehir-den-ikinci-gonullu-danismanlik-ve-test-merkezi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/buyuksehir-den-ikinci-gonullu-danismanlik-ve-test-merkezi/6831/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:26:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>El Cerrahisi Uzmanı Dr. Savran&#39;dan &apos;Acemi Kasap&#39; Uyarısı “ </title>
			<description><![CDATA[Kurban Bayramı öncesinde vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, El Cerrahisi Yan Dal Uzmanı Op. Dr. Ahmet Savran, bayram döneminin el cerrahisinin en yoğun zamanlarından biri olduğunu söyledi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Kurban kesimi sırasında yaşanan dikkatsizliklerin ciddi yaralanmalara yol açtığını belirten Savran, özellikle el ve parmak kesilerinde her yıl büyük artış yaşandığına dikkat çekti.

“Kurban Bayramı geldiğinde adeta el kesisi salgını yaşanıyor” diyen Savran, sağlık çalışanlarının bu döneme özel hazırlık yaptığını ifade etti. Savran, “Kurban Bayramı, el cerrahisinin en yoğun olduğu dönemlerden biridir. Bu süreçte izinler iptal edilir, gerekli malzemeler ve cerrahi setler hazırlanır. Sağlığın her alanında olduğu gibi burada da koruyucu hekimlik büyük önem taşıyor” dedi.

Vatandaşların kurban kesimini mutlaka işin uzmanına bırakması gerektiğini vurgulayan Savran, profesyonel kasaplarla çalışılmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Kurban kesimi yapan kişilerin koruyucu eldiven kullanması gerektiğini belirten Savran, profesyonel kesim alanlarında tetanoz aşısının da ihmal edilmediğini kaydetti.

Olası yaralanmalarda zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade eden Savran, kopan uzuvların doğru şekilde taşınmasının tedavi sürecinde büyük önem taşıdığını belirtti.

Savran, “Bir yaralanma olduğunda en yakın acil servise başvurulmalıdır. Eğer parmak kopması varsa, kopan parçanın uygun koşullarda taşınması gerekir” diye konuştu.

 
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/05/el-cerrahisi-uzmani-dr-savran-dan-acemi-kasap-uyarisi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/05/el-cerrahisi-uzmani-dr-savran-dan-acemi-kasap-uyarisi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/el-cerrahisi-uzmani-dr-savran-dan-acemi-kasap-uyarisi/6827/</link>
			<pubDate>Mon, 25 May 2026 09:48:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bahar Alerjisine Dikkat</title>
			<description><![CDATA[Özel ENTO Kulak Burun Boğaz Cerrahi Tıp Merkezi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Süreyya Paksoy, toplumda “bahar alerjisi” olarak bilinen durumun yalnızca ilkbaharla sınırlı olmadığını belirtti. Alerjiye yol açan polenlerin türüne göre ilkbahar, yaz ve sonbahar aylarında da yayılabildiğini belirten Dr. Paksoy, “Çayır ve çimen polenleri genellikle Nisan ile Temmuz ayları arasında yoğunlaşırken, ağaç polenleri daha çok ilkbaharda yayılıyor. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Yabani ot polenleri ise Temmuz ile Eylül ayları arasında görülüyor” diye konuştu.

Alerjinin ortaya çıkabilmesi için genetik yatkınlık ile çevresel faktörlerin bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Paksoy, alerjenlerin vücuda farklı yollarla girebildiğini belirterek şunları söyledi:  “Besinler ve ilaçlar ağız yoluyla, böcek ısırıkları ve deterjan, şampuan gibi kimyasallar cilt yoluyla; polenler, ev tozu akarları, küf mantarları, hayvan epitelleri ve bazı kokular ise solunum yoluyla vücuda alınıyor. Bu durum; alerjik nezle, alerjik astım, ürtiker, alerjik konjonktivit, egzama ve bebeklerde besin alerjisi gibi farklı hastalık tablolarına yol açabiliyor. Alerjik reaksiyonlarda gözlerde sulanma, kızarıklık ve çapaklanma; burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve kaşıntısı; sık hapşırma, boğazda gıcıklanma ve damakta kaşıntı gibi belirtiler görülebiliyor. Bazı çocuklarda bu tabloya astım da eşlik edebiliyor. Astım geliştiğinde ise öksürük, hırıltı ve nefes darlığı gibi şikâyetler ortaya çıkabiliyor.”

Tanı ve Tedavi Süreci

Alerjinin tanısında hasta öyküsü ve fizik muayenenin büyük önem taşıdığını belirten Dr. Paksoy, tanıyı desteklemek için alerji testlerinden de yararlanıldığını söyleyerek, “Kandan yapılan spesifik IgE testlerinin yanı sıra deri testleri de uygulanıyor. Deri testinde cilt yüzeyine küçük bir delik açılarak alerjen damlatılıyor ve yaklaşık 15 dakika sonra oluşan kızarıklık ile şişlik değerlendiriliyor. Üç milimetre veya daha büyük reaksiyonlar pozitif kabul ediliyor. Testin pozitif çıkması alerjiyi büyük ölçüde doğrularken, negatif sonuç alerjiyi kesin olarak dışlamıyor. Bu nedenle en önemli gösterge çocuğun klinik belirtileri oluyor. Erken alerjik reaksiyonlar genellikle yarım saat ile bir saat içinde, geç reaksiyonlar ise 6–12 saat sonra ortaya çıkıyor” dedi.

Rüzgarlı Havada Maske Takılması Gerekiyor

Tedavide temel hedefin belirtileri kontrol altına almak olduğunu belirten Dr. Paksoy, “Alerjiyi tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da doğru tanı, uygun korunma önlemleri ve düzenli tedavi ile hastaların yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabiliyor. Alerjik nezle ile başlayan süreç bazı çocuklarda astıma ilerleyebiliyor. Bu nedenle alerjik nezlenin erken dönemde doğru şekilde tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. Tedavide genellikle ağızdan ilaçlar, burun spreyleri ve göz damlaları kullanılıyor. Astımın eşlik ettiği durumlarda ise solunum yoluyla uygulanan spreyler veya buhar makinesi ile verilen nebülize ilaçlardan  yararlanılıyor. Bazı hastalarda alerji aşıları uygulanıyor; ancak bu yalnızca kaçınmanın mümkün olmadığı ve ilaç tedavisine yanıt alınamayan durumlarda tercih ediliyor” şeklinde konuştu. Alerjik hastalıklarda korunmanın da tedavinin önemli bir parçası olduğunu hatırlatan Dr. Paksoy, “Polenlerin yoğun olduğu sabah 05.00–10.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması, illa çıkılacaksa rüzgârlı havada maske takılması gerekiyor. Evlerin sabah erken saatlerde değil öğle saatlerinde havalandırılması, rüzgârlı havalarda açık hava aktivitelerinden kaçınılması öneriliyor. Dışarıdan eve gelindiğinde yüzün yıkanması ve mümkünse duş alınması yararlı oluyor. Evde ve araçta polen filtreli klima kullanılması, çamaşırların dışarıda değil içeride kurutulması ve açık havada güneş gözlüğü ve şapka takılması polen temasını azaltmaya yardımcı oluyor” dedi.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/05/bahar-alerjisine-dikkat.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/05/bahar-alerjisine-dikkat_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/bahar-alerjisine-dikkat/6806/</link>
			<pubDate>Mon, 18 May 2026 15:15:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Türkiye&#39;ye örnek olacak sağlık sistemi kuracağız&quot;</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin 12 Mayıs Hemşireler Günü kapsamında düzenlediği “Geçmişten Geleceğe Hemşirelik: Kimlik, Güç, Dönüşüm” panelinde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, hemşirelik mesleğinin hak ettiği değeri görmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Eşrefpaşa Hastanesi’ni Türkiye’ye örnek olacak bir sağlık modeli haline getirme hedeflerini dile getiren Tugay, “Huzur ve güven içinde çalışılan, nitelikli sağlık hizmeti sunan bir sistem kurmak için ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.

Türkiye’nin ilk ve tek belediye hastanesi olan Eşrefpaşa Hastanesi, 12 Mayıs Hemşireler Günü’nü Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen “Geçmişten Geleceğe Hemşirelik: Kimlik, Güç, Dönüşüm” paneli ile kutladı. Etkinliğe eşi Öznur Tugay ile katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, hemşirelik mesleğine katkılarından dolayı Prof. Dr. İnci Erefe, Prof. Dr. Zeynep Conk ve Prof. Dr. Candan Öztürk’e yaşam boyu onur ödülü verdi. İnci Erefe Onur Ödülü de Eşrefpaşa Hastanesi’nde daha önceki yıllarda başhemşirelik yapmış olan Tülin Topuzoğlu’na takdim edildi.

“Ne gerekiyorsa yapacağız”

Panelin açılış konuşmasını yapan Başkan Tugay, Eşrefpaşa Hastanesi’nde tüm ekibin özveriyle çalıştığını belirterek, “Tabii ki daha iyisini hep birlikte sağlayacağız. Sadece İzmir için değil, Türkiye’ye örnek olacak bir sağlık hizmetini, huzur ve güven içinde çalışılan bir hastane ortamını kurmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Bu bizim için çok önemli. ‘Burası belediyenin Eşrefpaşa Hastanesi, hastane böyle olur; çalışanlar böyle huzurlu olur, böyle hizmet verir’ demek istiyoruz. Bizim idealimiz budur” diye konuştu.

“Hakkı tam olarak teslim edilmemiş bir meslek”

Hekimlik yaptığı dönemde hemşirelerin zor şartlarda çalıştığını gözlemlediğini belirten Başkan Tugay, eşi Öznur Tugay’ın da hemşire olduğunu söyledi. Tugay, “Bu meslek bizi bir araya getirdi, bu nedenle hayatımızda özel bir yeri var. Öğrencilikten meslek hayatının en ileri aşamalarına kadar birlikte çalıştığımız hemşirelerin iyi yürekli insanlar olduğuna inanıyorum. Hemşirelik, hakkı tam olarak teslim edilmemiş bir meslek. Özverili çalışmalarına rağmen çoğu zaman yeterince anlaşılmıyorlar. Hastalarla kurdukları şefkat bağı ve gösterdikleri emek çok özel. Gece gündüz hastaların yanında olan, onların ağrılarına çare olmaya çalışan ve onlara sahip çıkanlar hemşirelerdir” dedi.

“Hepsinin çözümü var”

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre Türkiye’de bin kişiye düşen hemşire sayısının dörtten az olduğunu, ortalamanın ise dokuzun üzerinde olduğunu kaydeden Başkan Tugay, konuşmasında sağlıkta şiddet verilerine de yer verdi. 2025 yılında yapılan araştırmaya göre sağlık çalışanlarının yüzde 72’sinin sözel, yüzde 23’ünün fiziksel olarak şiddete maruz kaldığını aktaran Başkan Tugay, şunları söyledi:

“Dört sağlık çalışanından birinin şiddete maruz kaldığı bir dönem yaşıyoruz. 2025’te her 30 dakikada bir beyaz kod vakası yaşanmış. 2025’in ilk 6 ayında 8 bin 795 sağlık çalışanı şiddet nedeniyle resmi bildirimde bulunmuş. 8 bin 795 kişiyi bir araya getirelim; Beydağ ilçesi nüfusu kadar. Meslek hayatı boyunca en az bir kez şiddete uğrayan sağlık çalışanlarının oranı yüzde 69. Meslek sahiplerinin ve mağduriyet yaşayanların kendi kendine başa çıkmaya, mücadele etmeye çalıştığı durumlar. Bu sorunlar çaresiz değil, hepsinin çözümü var. Hepsiyle ilgili yapılabilecek bir şeyler, hepimize düşen sorumluluklar var. Öncelikle sahip olduğumuz bu değerin farkında olmamız lazım. Hemşirelik mesleğine kattığınız her şey için yürekten teşekkür ediyorum. Güzel yarınlar kendi kendine gelmiyor. Güzel yarınlar gerçekten mücadele etmekle geliyor. Her türlü sorun; oturduğunuz, edilgen durumda kaldığınız, haksızlığı normal gördüğünüz durumlarda büyüyerek ve artarak devam ediyor. Bu ülkenin yurttaşlarının en iyi sağlık hizmeti alma hakkı onların gerçek hakkıdır ve onlar için hizmet üreten hemşirelerimizin, doktorlarımızın, diğer sağlık çalışanlarımızın insanca çalışma şartlarına sahip olmalarına ihtiyaç var.”

“Daha güçlü bir sağlık yapısı kurmaya çalışıyoruz”

Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ise “Sağlık hizmetleri, zor bir dönemden geçiyor. Kalabalık hastaneler, giderek ağırlaşan çalışma koşulları, yorgunluklarımız, bazen görünmez hale gelen emeğimiz ve geleceğe dair taşıdığımız kaygılar, meslek hayatımızın ruhunu zorlayan ağır bir yük oluşturuyor. Ancak tam da böyle zamanlarda birbirimize sahip çıkmanın, aynı değerlere tutunmanın ve mesleklerimizin özündeki insan sevgisini hatırlamanın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Çünkü sağlık hizmeti yalnız bilgiyle, teknolojiyle ve modern binalarla değil vicdanla, merhametle ve dayanışmayla ayakta kalır. Eşrefpaşa Hastanesi, 118 yıllık tarihi boyunca bu topraklarda modern sağlık hizmetlerinin gelişimine tanıklık etmiştir, savaşlara şahitlik etmiş, hatta 1920 yılında Yunan ordusu tarafından işgal edilmiş özel bir kurum. Bütün bunların ötesinde bütün emekleri hafızasında bulunduran bir kurum. Bugün de insan odaklı yaklaşımını ve cumhuriyetin temel değerlerini yaşatmaya devam ediyor. Bir yandan köklü tarihimizin bize bıraktığı değerlere sahip çıkarken, diğer yandan yeni hastanemizle birlikte çağdaş tıbbın gereklerini yerine getiren daha güçlü bir sağlık yapısı kurmaya çalışıyoruz” dedi.

“Güçlendirilmiş hemşireler hayat kurtarır”

Türk Hemşireler Derneği Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ebru Melek Benligül, panelin açılışında yaptığı konuşmada, hemşirelerin sağlık sisteminin temel yükünü taşıdığını vurguladı. “Güçlendirilmiş hemşireler hayat kurtarır” ifadesinin bilimsel bir gerçek olduğunu belirten Benligül, hemşire başına düşen hasta sayısı azaldıkça ölüm oranlarının düştüğünü, hasta güvenliğinin arttığını ve sistemin ekonomik açıdan da rahatladığını söyledi. Hemşirelerin ağır iş yükü ve yetersiz istihdamla çalıştığına dikkat çeken Benligül, istihdamın maliyet değil, yaşama yatırım olarak görülmesi gerektiğini belirterek daha iyi çalışma koşulları talep etti.

“Mesleğin en güzel yanı umut olmak”

Eşrefpaşa Hastanesi Başhemşiresi Gülçin Akın da insanlara umut olmanın hemşirelik mesleğinin en güzel yanı olduğunu belirleterek şunları söyledi: “Bugün, hemşireliğin emeğinin, bilgisinin ödüllendirildiği gün. Birlikte olmaktan mutlu olduğumuz bir gün. Bu mutlu günü bize yaşatan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram’a, idarecilerimize, saygıdeğer hocalarımıza, dernek başkanımıza ve meslektaşlarımıza çok teşekkür ederiz ve gururla söylüyoruz ki; iyi ki hemşireyiz.”

Sunum, gösteri ve konser

Programda, mesleği hemşirelik olan Öznur Tugay’a da Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, çiçek takdim ederek Hemşireler Günü’nü kutladı. Panel kapsamında onur konukları Prof. Dr. İnci Erefe “Bir Meleğin Doğuşu: Hemşireliğin Tarihsel İnşası”, Prof. Dr. Zeynep Conk “Güçlenen Kimlik: Profesyonel Hemşireliğin Bugünü” ve Prof. Dr. Candan Öztürk “Geleceği Şekillendirmek: 2026 ICN Teması ve Hemşireliğin Yarını” başlıklı sunumlar yaptı. Sunumların ardından halk oyunu gösterisi sahnelendi, ardından Uzm. Dr. Güney Yılmaz “Güneyden Esintiler” adlı konser verdi.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/05/turkiye-ye-ornek-olacak-saglik-sistemi-kuracagiz.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/05/turkiye-ye-ornek-olacak-saglik-sistemi-kuracagiz_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/turkiye-ye-ornek-olacak-saglik-sistemi-kuracagiz/6778/</link>
			<pubDate>Tue, 12 May 2026 12:22:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Geleceğin acil müdahale teknolojileri masaya yatırıldı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Acil Afet Ambulans Hekimleri Derneği (AAHD) tarafından düzenlenen “Acil Hizmetlerde Yeni Nesil Teknolojiler Sempozyumu”nda, dronlardan yapay zeka destekli triaj sistemlerine uzmanlar, afetlerde hayat kurtaracak yeni nesil teknolojileri ve kurumlar arası koordinasyonu ele aldı.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Acil Afet Ambulans Hekimleri Derneği tarafından Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde “Acil Hizmetlerde Yeni Nesil Teknolojiler Sempozyumu” düzenlendi. Sempozyumda; “İklim Değişikliğine Bağlı Acil Durumlar ve Afetlere Yaklaşım”, “2020 İzmir Depremi ile 2023 Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinin öğrettikleri”, Avrupa Birliği projelerinin tanıtıldığı “Yeni Nesil Teknolojiler ve Projeler” ile “Gelecekte Yaşanabilecek Acil Durum ve Afetlere Hazırlık” başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Alanında uzman isimlerin yer aldığı sempozyumda, insan ve doğa kaynaklı acil durumlar ile afetlere karşı nasıl hazırlık yapılması gerektiği ele alındı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının desteklediği sempozyuma; İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, hekimler, sağlık çalışanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve paramedik öğrencileri katıldı.

“Teknoloji, afetlerde en önemli yardımcımız”

Sempozyumun açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’ın liderliğinde, iyilik hali çerçevesinde kentimizi nasıl daha dirençli hale getirebileceğimizi ele alıyoruz. Bu nedenle sempozyum süreci büyük önem taşıyor. Notre Dame Katedrali yangınında, yangın sonrası ilk alan değerlendirmesi bir robot tarafından yapıldı ve bu sayede süreç hızlandı. Elbette nihai kararları insanlar veriyor; ancak teknolojiyi, karar alma süreçlerini hızlandıran önemli bir destek unsuru olarak görüyoruz. Afet anında zamanla yarışıyorsunuz ve yürüttüğünüz görev hayati önem taşıyor. Bu sempozyumda ele alınan konular, daha hızlı, yenilikçi ve doğru kararlar alabilmemiz için bilgi paylaşımı sağlayacak; elde edilen birikimi uygulamaya geçireceğiz. Acil Afet Ambulans Hekimleri Derneği’nin öncülüğünde düzenlenen bu sempozyumun kentimizde gerçekleşmesi son derece değerli. Böyle bir derneğin varlığı ve bu alana sahip çıkması önemli bir kazanım. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak biz de iş birliği yaparak destek vermeyi sürdüreceğiz. Bu ekipten çok başarılı çalışmalar çıkacağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde, iklim krizi nedeniyle orman yangını riskinin artması bekleniyor. Bu sürece hazırlıklı olmalı ve birlikte hareket etmeliyiz” dedi.

“Hazırlıklı olmak bir seçenek değil, zorunluluk”

AAHD Başkanı Dr. Turhan Sofuoğlu ise, Turhan Sofuoğlu, yalnızca bir sempozyuma katılmak için değil, hayat kurtarma hizmetlerinin geleceğini birlikte düşünmek ve şekillendirmek için bir araya geldiklerini belirterek, “Son yıllarda yaşadığımız büyük afetler bize önemli bir gerçeği bir kez daha hatırlattı: Hazırlıklı olmak bir seçenek değil, zorunluluk. Yapay zeka, insansız sistemler, robotik teknolojiler ve veri analizi artık acil sağlık hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Çok yakın bir gelecekte, bir afet alanındaki ilk değerlendirmeyi bir dron yapabilir. Nitekim bu teknolojiler bugün zaten mevcut. Triaj süreçlerinin ise yapay zeka destekli sistemler tarafından yönetilmesi gündemde; bu alanda biz de bir proje yürüttük. Sizler de bu sistemlerin merkezinde, kritik karar vericiler olarak yer alacaksınız. Unutmamak gerekir ki teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insan hayatına dokunan en güçlü unsur yine insandır. Bilginizin, tecrübenizin, reflekslerinizin ve vicdanınızın yerini hiçbir algoritma alamaz. Bugün burada ele alınan her konu, yarın sahada vereceğiniz kararların temelini oluşturacak. Kendinizi yalnızca bugüne değil, henüz yaşanmamış krizlere hazırlıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

İklim değişikliğine bağlı acil durum ve afetler

6’ncı kez düzenlenen sempozyumda, İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Zeynep Sofuoğlu moderatörlüğünde “İklim Değişikliğine Bağlı Acil Durum ve Afetlere Yaklaşım” başlıklı oturum gerçekleştirildi. Oturumda, “İzmir Yerel Yönetim Bakış Açısı” sunumuyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri Dairesi Başkanı Eylem Ulutaş Ayatar, “Acil Durum ve Afetlerde 112 Acil Çağrı Merkezlerinin Yönetimi” başlıklı sunumuyla Avrupa Acil Numarası Derneği Başkanı Demetrios Pyrros ve “Afet Yönetiminde Teknolojik Çözümler” sunumuyla NavAware Kurucusu Dr. Tolga Sönmez konuşma yaptı.

İzmir ve Kahramanmaraş depremleri konuşuldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Dr. Ahmet Soner Emre ve AAHD’den Dr. Turgut Arpacı moderatörlüğünde düzenlenen “2020 İzmir ile 2023 Kahramanmaraş ve Hatay Depremlerinin Öğrettikleri” başlıklı oturumda ise AAHD Başkanı Dr. Turhan Sofuoğlu, “Acil Çağrı Merkezleri ve Ambulanslar” başlıklı bir sunum yaptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Arama Kurtarma Şube Müdürü Prm. Şenol Dereköy “Afette Müdahalede Medikal Kurtarma Hizmetleri”, İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ise “Afetlerde Hastane Hizmetleri” başlıklı sunumlarıyla değerlendirmelerde bulundu.

Yeni nesil teknolojiler irdelendi

Dokuz Eylül Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Vahap Tecim moderatörlüğünde “Yeni Nesil Teknolojiler ve İnovatif Projeler” başlıklı bir oturum gerçekleştirildi. Oturumda “Afetlerde Triaj ve Lojistik Yönetimi” sunumuyla Prof. Dr. Zeynep Sofuoğlu, “Ekiplerde Durumsal Farkındalık ve Uzaktan Yönetim” sunumuyla Havelsan Modelleme ve Sensör Teknolojileri Ekip Lideri Çağlar Akman ve Havelsan’dan İdil Gökalp Köse konuşma yaptı. “Afetlerde Teknoloji Kullanımı” başlığında ise Futurised B.V. Robotik ve İnovasyon Lideri Robert Heinecke sunum gerçekleştirdi.

Afetlere hazırlık, masaya yatırıldı

Program, Dr. Turhan Sofuoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Gelecekte Yaşanacak Afetlere Hazırlık” başlıklı oturum ile sona erdi. Oturumda,  “Küresel Zorluklar: Savaşlar ve Çatışmalar, Sağlıklı Şehirler, İklim Değişikliği ve Göç” sunumuyla Afet Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Yılmaz, “İklim Değişikliği ve Çoklu Afet Riskleri” sunumuyla İzmir Demokrasi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden Prof. Dr. Nurdan Erdoğan ve “Sağlıklı Kentler Perspektifinden Afetlere Hazırlık” sunumuyla Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreteri Gökçe Başkaya yer aldı.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/05/gelecegin-acil-mudahale-teknolojileri-masaya-yatirildi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/05/gelecegin-acil-mudahale-teknolojileri-masaya-yatirildi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/gelecegin-acil-mudahale-teknolojileri-masaya-yatirildi/6771/</link>
			<pubDate>Mon, 11 May 2026 10:09:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sağlık, destek ve umut merkezi</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Karşıyaka’da hayata geçirdiği merkez; diyabet farkındalığından otizm etkinliklerine, psikolojik danışmanlıktan ailelere desteğe kadar geniş bir yelpazede hizmet sunarak İzmirlilerin yaşam kalitesini artırıyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Karşıyaka Girne Bulvarı’nda, uzun süredir atıl durumdaki üç daireyi dönüştürmesiyle hayata geçen danışmanlık merkezi; Diyabet Farkındalık Merkezi, Otizm Etkinlik Merkezi ve Psikolojik Destek Birimi ile koruyucu ve destekleyici sağlık hizmetleri sunuyor. Merkezde, diyabet hastaları ve risk grubundaki bireylerin yanı sıra tüm vatandaşlara yönelik çalışmalar yürütülürken; otizmli bireyler için uzmanlar eşliğinde eğitici ve eğlenceli etkinlikler düzenleniyor. Psikolojik Destek Birimi’nde ise çocuk, ergen ve yetişkinlere danışmanlık hizmeti veriliyor. Farklı hizmetleri tek çatı altında buluşturan merkez, yalnızca sağlık desteği sağlamakla kalmıyor; bireylerin yaşam kalitesini artırmayı, ailelerin gündelik yaşamına da nefes olmayı hedefliyor.

Ölçümler yapılıyor
Diyabet Farkındalık Merkezi’nin çalışmalarını aktaran Uzman Diyetisyen Semiha Özge Kara, başvuranların önce kayıt altına alındığını, ardından diyabet eğitim hemşiresine yönlendirildiğini belirtti. Danışanın öyküsünün değerlendirilerek kronik hastalıklar ve sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirme yapıldığını ifade etti. İhtiyaç halinde diyetisyene yönlendirme yapıldığını aktaran Kara, “Son üç ayda yapılan tetkikleri inceliyor, vücut analizi yapıyor; bel ve kalça çevresi ölçümlerini alıyoruz. Yaşam ve beslenme alışkanlıklarını değerlendirerek kişiye özel öneriler sunuyor, düzenli kontrollerle süreci takip ediyoruz” dedi. Amaçlarının danışanların sağlıklı kiloya ulaşması ve bunu koruması olduğunu vurgulayan Kara, bu sayede kronik hastalıkların yönetimine destek olduklarını, verilen eğitimlerle de farkındalığı artırmayı hedeflediklerini söyledi.

Türkiye’de diyabet oranı yüksek
Kara, diyabetin; pankreasın yeterli insülin üretememesi ya da üretilen insülinin vücut tarafından etkin kullanılamaması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Tip 1, tip 2 ve gebelik diyabeti gibi türleri bulunduğunu ifade etti. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun 2025 raporuna göre Türkiye’de diyabet oranının yüzde 16,3’e yükseldiğini aktaran Kara, bu oranla Türkiye’nin Avrupa’da en yüksek diyabet görülme sıklığına sahip ülke konumunda olduğunu söyledi. Tip 2 diyabetin en önemli nedenlerinden birinin obezite olduğuna dikkat çeken Kara, prediyabet ve insülin direnci bulunan bireylerde riskin daha yüksek olduğunu vurguladı. Kara, yaşam tarzı değişikliğinin önemine işaret ederek, Diyabet Farkındalık Merkezi’nde danışanlara bu süreçte destek verdiklerini dile getirdi.

“Artık içim rahat edecek”
Otizm Etkinlik Merkezi, aileler için önemli bir ihtiyaca yanıt veriyor. Otizmli kızı Seray’ı merkeze getiren Sema Tokalı, kızının 4 yaşında atipik otizm tanısı aldığını belirterek merkezin açılmasından büyük memnuniyet duyduğunu söyledi. Tokalı, “İşlerimi hep kızıma göre ayarlıyordum. Onu güvenle bırakabileceğim bir yer olması beni rahatlattı. Uzmanlar eşliğinde etkinliklere katılacak, sosyalleşecek ve gelişim gösterecek. Artık içim daha rahat, ben de işlerimi daha kolay halledebileceğim” dedi. Merkezin otizmli çocuklar ve aileleri için önemli bir destek olduğunu vurgulayan Tokalı, hizmetten dolayı İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.

Böyle bir merkeze çok ihtiyacımız vardı”
“Otizmli oğlu Toprak’ı merkeze getiren Aysun Ediz Aslan, hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Aslan, çocuğunu 2 yaşından bu yana özel eğitimlere götürdüğünü belirterek merkezin önemli bir ihtiyaca yanıt verdiğini söyledi. “Çocuklarımızı güvenle bırakabileceğimiz bir yer yoktu. Bu merkez hayatımızı kolaylaştırdı” diyen Aslan, burada çocuklara birebir ilgi gösterildiğini ve hizmetin hem çocuklar hem de aileler için büyük katkı sağladığını ifade etti. Aslan, merkezin açılmasında emeği geçenlere teşekkür etti.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/04/saglik-destek-ve-umut-merkezi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/04/saglik-destek-ve-umut-merkezi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/saglik-destek-ve-umut-merkezi/6735/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 10:21:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kadınlar için büyük tehlike!</title>
			<description><![CDATA[‘Bitkisel Temizleyici’ etiketiyle piyasaya sürülen Glint marka temizlik ürünlerini, ‘Bitkisel’ yazdığı için tercih eden kadınlar, ellerindeki, parmaklarındaki yanıklardan, solunum yollarındaki rahatsızlıklardan hastanelik oluyorlar.]]></description>
		    <news><![CDATA[Büyük market zincirlerinde ve internet üzerinden ‘Bitkisel Temizleyici’ etiketi taşıdığı için tercih edilen ‘Glint’ marka temizleyici ürünlerinden şikayetlerin artması, mağdur olan insan sayısının ortaya çıkması bir yana üretilen ürünün ‘Bitkisel’ olmadığı, içerisinde kimyasallar bulunduğu gerçekliğini de ortaya çıkardı.

Şikayetvar.com internet portalına ‘Glint’ marka, üzerinde ‘Bitkisel Temizleyici’ yazan ürünü alıp kullandıktan sonra başlarına gelenleri şikayet olarak dile getiren tüketici kadınlar, mutfakta yaşadıkları tehlikeli anları paylaşarak, ilgililerden bu konuyla ilgilenmelerini, daha fazla kadının temizlik yaparken mağdur olmasının, hastanelik olmalarının önüne geçilmesini istediler.

Mağdur şikayetçilerden birisi durumu CİMER’e yazdığını ve sonucu beklediğini şu cümlelerle paylaştı:

“Glint markasına ait “Bitkisel Çok Amaçlı Temizleyici” ürününü yaklaşık bir hafta önce Trendyol Market üzerinden satın alarak kullandım. Ürün bitkisel ibaresi taşıdığı için güvenerek temizlik yaparken kendim de dahil ellerimde ciddi tahriş ve yanma hissi oluştu.

Asıl vahim durum ise küçük kızımın bu spreyi eline alıp göz açıp kapayıncaya kadar sıkmasıyla yaşandı. Sprey bacağına temas etti ve çocuğumun bacağında ciddi bir kimyasal yanık oluştu. Şu an hâlâ hastanede yatıyor ve tedavisi devam ediyor. Bitkisel olduğu iddia edilen bir ürünün bu kadar ağır bir kimyasal yanığa neden olması kabul edilemez.

Olay Ankara Altındağ’da gerçekleşti. Sipariş numarası şu an elimde olmasa da Trendyol Market üzerinden alınan bu ürünle ilgili acilen inceleme yapılmasını, içeriğinin detaylı ve şeffaf şekilde açıklanmasını, yapılan tetkiklere göre gerekli görülüyorsa ürünün toplatılmasını ve çocuğumun yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle tüm mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum.

Ürünün ambalajında yer alan “bitkisel” ifadesinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının araştırılmasını, benzer bir durumun başka çocukların ve ailelerin başına gelmemesi için gerekli tüm önleyici adımların atılmasını istiyorum. En kısa sürede tarafıma yazılı ve açıklayıcı bir dönüş yapılmasını bekliyorum. Dönüş yapılmadığı takdirde gerekli bütün mercilere başvuru sağlayacağım!”Başka bir mağdur kadın ise şikayet paylaşımında, yaşadıkları durumu Ticaret Bakanlığına bildirdiğini, ürünle ilgili tüketiciyi yanıltıcı bilgi ve tüketicinin hayatını tehlikeye sokan ürün ürütmekten şikayetçi olduğunu belirtti.

Kaynak:songelenhaber.com.tr
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/04/kadinlar-icin-buyuk-tehlike.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/04/kadinlar-icin-buyuk-tehlike_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/kadinlar-icin-buyuk-tehlike/6664/</link>
			<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:45:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bitkisel temizleyici mağdurları!</title>
			<description><![CDATA[Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapan, Türkiye’ye internet üzerinden ve büyük market zincirleri üzerinden satış yapan Glint marka mutfak temizleyicisi mağdurları şikayet patlamasına neden oldu.]]></description>
		    <news><![CDATA[Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren ve üretim yapan, marka ismi davalık olan Glint Çok Amaçlı Bitkisel Temizleyici, kullanıcıları tarafından şikayet edilen ürün sıralamasında rekor kırmaya başladı. Büyük market zincirleri üzerinde ‘Bitkisel Temizleyici’ yazdığı için tercih ettiğini belirten tüketici ev kadınları, kullandıktan sonra yaşadıkları sağlık sorunlarını fotoğraflı ve videolu olarak paylaşıp mağduriyetlerini anlattılar.

Mağdurlardan A.K, ‘Bitkisel Temizleyici’ yazdığı için, tercih ettiğini ancak kullandıktan sonra ellerinde yanmalar, el derisinde yaralanmalar başladığını doktora gittiğinde egzama olduğunu öğrendiğini ve tedavi görmek zorunda kaldığını söyledi.

Bir başka mağdur kadın ise yine mutfağında ‘Bitkisel Temizleyici’ yazdığı için tercih ettiğini ancak kullanırken solunum yollarında yanmalar olduğunu ve hastaneye kaldırıldığını doktorların ‘KOAH’ başlangıcı teşhisi koyduklarını, tedaviye başladığını belirtti.Mağduriyetlerini anlatan fotoğrafları ve videoları da şikayetlerinde paylaşan mağdurlar, durumu CİMER’a kadar yazdıklarını, Sağlık Bakanlığını, Ticaret Bakanlığı’nın konuya el atmasını, kendileri gibi başka kadınlarında üzerinde ‘Bitkisel Temizleyici’ yazan ve insanları aldatan bu üründen dolayı mağduriyetler yaşamaması istediklerini belirttiler.Kaynak:songelenhaber.com
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/03/bitkisel-temizleyici-magdurlari.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/03/bitkisel-temizleyici-magdurlari_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/bitkisel-temizleyici-magdurlari/6654/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 13:46:56 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Görme sağlığının geleceği İzmir&#39;de konuşuldu</title>
			<description><![CDATA[İzmir’de düzenlenen Optic World Fuarı’nda uzmanlar, özellikle çocuklarda hızla artan miyopi vakalarına dikkat çekerek erken teşhis, düzenli muayene ve yeni nesil optik çözümlerin önemini vurguladı. Ayrıca miyopinin küresel ölçekte büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğunun altı çizildi.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 27-29 Mart tarihlerinde İZFAŞ tarafından gerçekleştirilen Optic World İzmir - 3. Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı, ticari kimliğinin yanı sına sektör profesyonellerini ve akademisyenleri bir araya getiren söyleşilerle de ilgi gördü. 
Alanında uzman isimlerin katılımıyla düzenlenen oturumlarda, özellikle çocuklarda ve gençlerde giderek artan miyopi vakalarına dikkat çekildi. Miyopinin yalnızca bireysel bir görme kusuru değil, küresel ölçekte büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğu vurgulanırken, günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30'unu etkileyen ve 2050 yılına kadar yüzde 50’sini etkilemesi öngörülen bu sorunda erken teşhisin ve düzenli göz muayenesinin önemi vurgulandı.

“İçinde bulunduğumuz çağı kökten değiştiriyor”
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Ekonomi Üniversitesi Optisyenlik Programı Öğretim Üyesi ve İzmir Optisyen ve Gözlükçüler Odası (İZOGO) Eğitim Komisyonu Başkanı Dr. Hasan Durmuş, “Optic Fuarı ilk düzenlendiğinde temel hedefimiz sektör paydaşlarını bir araya getirmekti. Bugün ise bu yapıyı daha da genişleterek eğitimcileri, üreticileri ve üniversiteleri aynı çatı altında buluşturuyoruz” dedi. 
İzmir Gözlükçüler Odası Eğitim Komisyonu ile birlikte dünyadaki gelişmelere ve yeniliklere uyum sağlayabilecek başlıkları programa dahil ettiklerini belirten Durmuş, yapay zekanın çağın dönüşümünde belirleyici bir rol oynadığını vurguladı. Durmuş, “Tıpkı matbaanın icadı gibi, yapay zeka da içinde bulunduğumuz çağı kökten değiştiren bir kırılma noktası. Optik sektörü de bu dönüşümden etkileniyor. Bu nedenle dijital ölçümleme teknolojilerinden miyopinin küresel ölçekteki durumuna ve ekonomik etkilerine, optisyenlik sektöründe  ön muhasebe süreçlerinden ülkemizde görme sağlığı alanında yapılan iyileştirmelere kadar pek çok başlığı akademik programımız kapsamına aldık” diye konuştu.

Erken teşhisin önemi anlatıldı
Miyopi ve bir çocuğun henüz miyop olmadığı ancak göz yapısının miyopiye dönüşme riskinin yüksek olduğu erken dönem olan premiyopi konusunun ele alındığı ilk oturum, İzmir Tınaztepe Üniversitesi Özel Galen Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Oya Dönmez tarafından gerçekleştirildi. Dönmez, “Miyopi, günümüzde yalnızca bireysel bir görme kusuru değil, küresel ölçekte hızla artan ve toplum sağlığını doğrudan etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu. Özellikle çocukluk çağında başlayan miyopinin görülme sıklığı, her geçen yıl artıyor. Uzun süreli yakın mesafe çalışmaları, dijital ekran kullanımının artışı ve açık havada geçirilen sürenin azalması, miyopinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.
Erken teşhisin kritik önem taşıdığını vurgulayan Dönmez, “Miyopi ne kadar erken yaşta başlarsa ilerleme riski o kadar artar. Bu nedenle düzenli göz muayeneleri ile hastalığın erken dönemde tespit edilmesi büyük önem taşıyor. Özel tasarımlı gözlük camları, miyopi kontrolüne yönelik kontakt lensler ve yaşam tarzı değişiklikleri ile miyopinin ilerlemesini yavaşlatmak mümkün. Özellikle çocukların açık havada daha fazla zaman geçirmesi koruyucu bir etki sağlıyor” diye konuştu.
Miyopinin tedavi edilmemesi durumunda ortaya çıkabilecek sonuçlara da dikkat çeken Dönmez, “İlerleyen miyopi, retina hastalıkları ve ciddi görme kayıpları gibi komplikasyonlara yol açabilir. Bu durum sağlık sistemleri üzerinde de ciddi bir ekonomik yük oluşturur” sözleriyle konunun küresel boyutuna dikkat çekti.

Miyopi yönetiminde optik çözümler her geçen gün daha da gelişiyor
Miyopi yönetiminde optik çözümlerin hızla geliştiğini belirten Hoya Vision Care Satış Geliştirme Müdürü Begüm Çankırlı, özellikle çocuklarda miyopi ilerlemesini yavaşlatmak için geliştirilen DIMS teknolojisinin bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış yenilikçi bir yaklaşım sunduğunu ifade etti. Çankırlı, merkezi net görüşü korurken çevresel defokus oluşturarak göz uzamasını kontrol etmeyi hedefleyen bu tasarımın, miyosmart camlarla yapılan klinik çalışmalarda miyopi ilerlemesini anlamlı ölçüde yavaşlattığını vurguladı. Çankırlı, günümüzde yalnızca görme kusurunu düzeltmenin değil, miyopiyi yönetmenin de optik sektörünün temel sorumluluklarından biri olduğunu belirtti.

“2050 yılında dünya nüfusunun yarısından fazlasının miyop olacağı öngörülüyor”
“Miyopi Yönetiminde Kullanılan Kontak Lensler” konulu oturumda konuşan Johnson & Johnson Vision Care Acuvue’den Fatih İbiş, “Miyopi yönetiminde kontakt lens teknolojileri son yıllarda önemli bir gelişim gösterdi. Özellikle miyopi kontrolüne yönelik tasarlanan özel lensler, yalnızca görme düzeltmesi sağlamakla kalmayıp miyopinin ilerlemesini yavaşlatmaya da katkı sunuyor” dedi. Miyopinin küresel ölçekte artışına dikkat çeken İbiş, “Bugün geldiğimiz noktada, 2050 yılında dünya nüfusunun yarısından fazlasının miyop olacağı öngörülüyor. Bu tablo, miyopi yönetimini bireysel bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp küresel bir sağlık önceliği haline getiriyor. Bu nedenle erken müdahale, doğru ürün seçimi ve düzenli takip süreçleri her zamankinden daha kritik bir rol oynuyor” ifadelerini kullandı.
Program kapsamında ayrıca, optisyenler ile göz hekimleri arasındaki iş birliğinin önemi vurgulandı. Görme sağlığında sürdürülebilir başarı için multidisipliner yaklaşımın gerekliliği dile getirilirken, yeni nesil ölçüm teknolojileri ve kişiselleştirilmiş çözümler de sektörün geleceğine ışık tutan başlıklar arasında yer aldı.]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/03/gorme-sagliginin-gelecegi-izmir-de-konusuldu.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/03/gorme-sagliginin-gelecegi-izmir-de-konusuldu_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/gorme-sagliginin-gelecegi-izmir-de-konusuldu/6653/</link>
			<pubDate>Mon, 30 Mar 2026 12:57:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Başkan Tugay&#39;dan sağlık turizminde ortak akıl çağrısı</title>
			<description><![CDATA[Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir ve Ege Bölgesi’nin sağlık sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. ]]></description>
		    <news><![CDATA[
İzmir’in sağlık turizminde küresel bir cazibe merkezi olabilmesi için güven, kalite ve koordinasyonun şart olduğunu vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Kentimizi dünyayı en iyi şekilde ağırlayacak hale getirmek için tüm paydaşlarla birlikte hareket etmeliyiz Görev sürem boyunca İzmir’in tarım, turizm ve ticarette gelişmesi için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım” dedi.
 
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi ile İzmir Ticaret Odası iş birliğinde düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı, İzmir Ticaret Odası’nda sağlık sektörü temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda İzmir’in sağlık alanındaki mevcut durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, Türkiye’de hem genel turizmin hem de sağlık turizminin gelişimi açısından güvenlik ve denetimin büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu alandaki çalışmaların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten Tugay, özellikle yaşlı nüfusa yönelik üçüncü yaş turizmi açısından İzmir ve Ege Bölgesi’nin önemli bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekti. Tugay, İzmir’in dünyanın dört bir yanından gelecek ziyaretçileri ağırlayacak şekilde hazırlanması gerektiğini ifade ederek, bu hedef doğrultusunda tüm paydaşların ortak hareket etmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi.
 
“Sektör kan kaybediyor”
30 yıl hekimlik yaptıktan sonra belediye başkanlığı görevini üstlendiğini belirten Başkan Dr. Cemil Tugay, 2000’li yılların başından itibaren sağlık turizminin gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Türkiye’nin hekim kalitesinin yüksek olduğunu ancak bu niteliğin giderek zayıfladığını vurgulayan Tugay, tıp fakültelerindeki eğitim kalitesinin düşmesinin ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin güvenli bir ülke olarak algılanmamasının turizmi olumsuz etkilediğini belirten Başkan Tugay, 2025’te sağlık turizmindeki düşüşün genel turizmle paralel ilerlediğini kaydetti. Tugay, artan maliyetler nedeniyle Türkiye’nin rekabette pahalı bir ülke konumuna geldiğini ve sektörün kan kaybettiğini ifade etti.
 
“Güveni sağlamak zorundayız”
Turizm tesisleri ve yatırımcılarına daha fazla destek verilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gerçekten güvenli miyiz sorusunu kendimize objektif biçimde sormamız gerekiyor. Açıkça ifade etmek gerekirse, olması gerektiği kadar güvenli bir ülke değiliz. Artan şiddet olayları, mafyalaşma ve başta yeme-içme sektörü olmak üzere hizmet alanlarında denetimlerin yetersizliği, Türkiye’nin güven algısını zedeliyor. Yaşanan olumsuzluklar da yurt dışında abartılarak aktarılıyor. Sağlık turizminden söz ediyorsak, merdiven altı faaliyetlere kesinlikle izin vermemeliyiz. Özellikle kozmetik işlemler ve cerrahi alanında şarlatanlığa izin vermemek ve güveni sağlamak zorundayız. İnsanların en çok önemsediği unsur güvenlik. Güven duymadıkları yerlere gitmiyorlar. Rekabet ortamında makul fiyatların sunulması, denetimlerin sağlanması ve doğru teşviklerin verilmesi gerekiyor. Ayrıca İzmir’in tanıtımı konusunda önemli eksiklerimiz var. Bu nedenle herkesin kentin tanıtımına daha fazla özen göstermesi gerekiyor.”
 
3. yaş turizmi vurgusu
İzmir’de uzun yıllar sağlık turizminin termal turizmle öne çıktığını, sonraki süreçte ise estetik ve kozmetik işlemlerin ağırlık kazandığını belirten Başkan Tugay, Türkiye’nin bu alanda bir dönem güçlü bir konumda olduğunu ifade etti. Sağlık turizminin bugün büyük ölçüde termal ve kozmetik işlemlerle sınırlı algılandığını söyleyen Tugay, asıl önemli potansiyelin üçüncü yaş turizminde olduğunu vurguladı. Avrupa’daki yaşlı nüfusun doğru tesisler ve iyi planlanmış hizmet modelleriyle ağırlanması halinde büyük bir fırsat doğacağını belirten Tugay, Türkiye’nin iklimi, doğası ve kültürel zenginliğiyle bu alanda avantajlı olduğunu dile getirdi. Ancak güven eksikliği ve yeterli altyapının bulunmaması nedeniyle bu potansiyelin değerlendirilemediğini ifade eden Tugay, özellikle İzmir ve Ege Bölgesi için üçüncü yaş turizminin büyük bir fırsat sunduğunu, bu alanda tesis yatırımları ve güçlü bir organizasyon modeline ihtiyaç olduğunu söyledi.
 
“Mutlaka ortaklaşarak çalışmalıyız”
Brezilya ile 5,5 milyar dolarlık ticaret hacmine dikkat çeken Başkan Cemil Tugay, “Biz onlara 1 milyarlık dolarlık ürün ve hizmet satarken, onlardan 4,5 milyar dolar ürün ve hizmet alıyoruz. Güney Amerika için önemli bir inanç merkezi olan Meryem Ana’yı tanıtamıyoruz. Kentin tanıtımı için kolektif bir çaba gerekiyor. İzmir’in dünyayı en iyi şekilde ağırlayacak biçimde hazırlanmamız gerekiyor. Tüm paydaşların bir arada olduğu ortak çalışma ortamlarına ihtiyaç  var. Görev sürem boyunca kentin tarım, turizm ve ticarette gelişmesi için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım” ifadelerini kullandı.
 
“Önemli bir fırsat penceresi”
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de artan sağlık maliyetleri, yaşlanan dünya nüfusu ve kaliteli hizmete erişim ihtiyacının, hastaları sınır ötesi çözümlere yönlendirdiğini belirterek “Bu küresel eğilimler, doğru konumlanan şehirler için önemli bir fırsat penceresi oluşturuyor. Ülkemiz sağlık turizmi pazarında son yıllarda önemli bir yükseliş yakalarken, kentimiz de bu pazardaki payını artırabilecek tüm dinamiklere sahip. Özellikle üç alanda çok güçlü potansiyele sahibiz; medikal turizm, termal turizm, sağlıklı yaşam ve üçüncü yaş turizmi” dedi.

“Bütüncül bir değer zinciri olarak ele almalıyız”
İzmir’in yalnızca bir tedavi noktası değil; sağlık, kültür, inanç ve gastronomiyi bir arada sunan yüksek katma değerli bir destinasyon olduğunu vurgulayan Mahmut Özgener, sağlık turizminin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Ulaşım altyapısından konaklamaya, dijital tanıtımdan insan kaynağına kadar uzanan çok boyutlu bir ekosisteme ihtiyaç olduğunu ifade eden Özgener, İzmir’in güçlü kurumları ve iş birliği kültürüyle bu potansiyele sahip olduğunu söyledi.
“İnciraltı sağlık turizminin lokomotifi olabilir”
İnciraltı’nın stratejik bir dönüşümle sağlık turizmi açısından önemli bir merkez haline gelebileceğini belirten Özgener, bu alanda bir “Sağlık Turizmi Vadisi” kurulabileceğini ifade etti. Doğru planlama ile bölgenin uluslararası hastaların ağırlandığı, Ar-Ge’nin geliştirildiği ve yaşam kalitesi yüksek bir destinasyona dönüşebileceğini vurgulayan Özgener, İnciraltı’nın İzmir’i sağlık turizminde üst lige taşıyacak önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Özgener, “Bugün burada hep birlikte atacağımız adımlar, İzmir’in bu alanda geleceğin öncü şehirlerinden biri olma hedefinin önünü açacaktır” dedi.
 
Sağlık turizminde İzmir farkı
TOBB Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan, amaçlarının sektör paydaşlarıyla buluşarak bölgelerin ihtiyaçlarını belirlemek ve kamuyla iş birliği içinde çözümler üretmek olduğunu söyledi. Sağlık turizminin küresel bir sektör haline geldiğini ve kalite odaklı yaklaşımın önem kazandığını vurgulayan Öztan, İzmir’in bu alanda payını yüzde 1’den yüzde 5’e çıkararak dikkat çekici bir büyüme yakaladığını ifade etti. Türkiye genelinde düşüş yaşanmasına rağmen İzmir’in yükselişini sürdürdüğünü belirten Öztan, kentin sağlık hizmetleri ile yaşam deneyimini bir arada sunan önemli bir destinasyon olduğunu dile getirdi. İzmir’in güçlü sağlık altyapısı, ileri tanı olanakları ve yüksek kapasiteli tedavi merkezleriyle öne çıktığını kaydeden Öztan, Ege Bölgesi’ndeki sağlık kuruluşlarının yüzde 63’ünün İzmir’de bulunduğunu belirtti.
 
Oturumlar yapılacak
Toplantı, Türkiye’de Sağlık Turizmi ve Kamu Stratejileri ile Ege’den Dünyaya: İzmir’in Sağlık Turizmindeki Potansiyeli ve Gelişim Stratejileri oturumlarıyla devam edecek. Ardından çalıştay oturumları gerçekleştirilecek. Bu kapsamda Medikal Turizm, Sağlık Turizmi Altyapısı ve Kümelenme: Medikalkampüs Yaklaşımı, Sağlık Turizmi Yatırım Stratejileri, İyi Yaşam, Üçüncü Yaş Turizmi ve Termal Turizm, Sağlık Turizminde Dijitalleşme, Sağlık Turizminde Ulusal ve Uluslararası Tanıtım, Sağlık Turizmi Mevzuatı ve Sigorta Uygulamaları konuşulacak. Toplantı, çalıştay sonuçlarının değerlendirilmesi ile sona erecek.]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/03/baskan-tugay-dan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/03/baskan-tugay-dan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/baskan-tugay-dan-saglik-turizminde-ortak-akil-cagrisi/6649/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Mar 2026 12:42:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Koruyan, öğreten, iyileştiren belediye</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, son iki yılda koruyucu sağlık hizmetlerinden Eşrefpaşa Hastanesi’nde yürütülen tedavilere kadar kent genelinde sağlık çalışmalarını önemli ölçüde geliştirdi. “Sağlıklı yurttaş, sağlıklı kent” hedefiyle hareket eden İzmir Büyükşehir Belediyesi; koruyan, öğreten ve iyileştiren hizmet anlayışıyla çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Bu kapsamda belediye, sağlığın yalnızca tedaviyle değil; eğitim, erken müdahale ve sosyal destek mekanizmalarıyla da korunması gerektiği yaklaşımıyla hareket ediyor.
 
Eğitimden danışmanlığa, erken çocukluk programlarından yaşlı bakımına; hastane tedavilerinden evde bakım hizmetlerine kadar yürütülen kapsamlı çalışmalarla yüz binlerce İzmirli artık geleceğe daha sağlıklı bakıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Eşrefpaşa Hastanesi ve semt poliklinikleri üzerinden yürütülen hizmetlerle bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor. Son iki yılda yüz binlerce hastaya hem hastanede hem de evlerinde sağlık ve bakım hizmeti sunuldu. Koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmayı ve her yaştan yurttaşın sağlıklı yaşam olanaklarına erişimini artırmayı hedefleyen belediye; kent genelinde sağlık eğitimleri, psikolojik destek, erken çocukluk çalışmaları ve yaşlılık destek programları gibi çok sayıda hizmetle İzmirli yurttaşların iyilik hâlini güçlendirdi.
 
Sağlık bilgisi her eve ulaşıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı yaşam bilincini artırmak amacıyla son iki yılda farklı başlıklarda 3 binden fazla sağlık eğitimi düzenledi. Koruyucu sağlık, aktif yaşam, ruh sağlığı ve ağız-diş sağlığı gibi konularda gerçekleştirilen eğitimlere 122 binden fazla kişi katıldı. Ağız ve diş sağlığı kontrolleriyle de yaklaşık 10 bin yurttaşın ağız bakısı yapıldı. Olası acil durumlarda toplumun hazırlıklı olması için ilkyardım eğitimleri de sürdürüldü. Temel ilkyardım, afetlerde müdahale ve yaşam desteği başlıklarında 585 eğitim programı ile 8 bin 500 kişiye uygulamalı eğitim verildi. Bu sayede binlerce yurttaş, hayat kurtaran ilkyardım bilgisiyle donatıldı.
 
Nesilden nesle sağlıklı yaşam döngüsü
Belediyenin erken çocukluk çalışmalarından biri olan İzmir95 programı ise bebeklerin sağlıklı gelişimini desteklemek ve ebeveynlere rehberlik etmek amacıyla kentin farklı ilçelerinde yürütülüyor. Ev ziyaretleri, ebeveyn atölyeleri ve emzirme danışmanlığı hizmetleriyle iki yılda 15 binden fazla aileye ulaşıldı.
 
İzmir’de yaş almak öğrenmeye engel değil
İzmir Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı yaşlanma politikaları kapsamında da çalışmaları devam ettiriyor. 3. Yaş Üniversitesi projesi ile 60 yaş üzeri yurttaşlar farklı alanlarda eğitimlere katılarak sosyal ve zihinsel olarak aktif kalma imkânı buluyor. Program, “İzmir’de yaş almak öğrenmeye engel değil” dedirtiyor.
 
Sağlıklı yaş alma merkezi büyük ilgi görüyor
Bin aktif üyesi bulunan Sağlıklı Yaş Alma Merkezi ve Alzheimer-Demans Merkezi hizmetleriyle yaşlı bireylerin yaşam kalitesi artırılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaşlı yoksulluğuyla mücadele, tedavi ve bakım hizmetlerinin genişletilmesi, yaşlıların deneyim ve birikimlerinden faydalanmak amacıyla hazırlanan İleri Yaş Eylem Planı ise yaşlı bireylerin hayatını çok yönlü ele alarak yaşam konforunu artırmayı hedefliyor.
 
İZSEM’de bütüncül sağlık hizmeti
2025 yılında kurulan Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü ile kentte bütüncül sağlık hizmetleri daha da yaygınlaştırıldı. Beş noktada hizmet veren İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezleri (İZSEM) aracılığıyla yurttaşlara psikolojik destek, beslenme danışmanlığı, fizyoterapi, diyabet farkındalığı ve hareketli yaşam programları ücretsiz olarak sunuluyor. Ayrıca kent genelinde kurulan Psikolojik Destek Birimleri ile çocuk-yetişkin bine yakın kişiye ücretsiz psikolojik destek hizmeti verildi.
 
Bulaşıcı hastalıklara karşı ücretsiz ve kimliksiz test hizmeti
Koruyucu halk sağlığı çalışmalarının bir parçası olarak açılan Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi ise bulaşıcı hastalıklar için ücretsiz ve anonim test hizmeti sunarak toplum sağlığına katkı sağlıyor. Kimlik bilgisi paylaşımı olmadan ve sosyal güvence aranmadan ücretsiz olarak HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz (frengi) testi yapılarak önemli bir sağlık hizmeti sunuluyor. Sağlık Bakanlığı iş birliği ile başlatılan çalışma kapsamında, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar hakkında danışmanlık hizmeti de veriliyor. Ayrıca Kadın Sağlığı Programları kapsamında 702 kadına bireysel danışmanlık hizmeti verildi. 1.100’den fazla kadına eğitim verildi, farkındalık çalışması yapıldı.
 
Gençler ve çocuklar için özel sağlık destekleri
İzmir Büyükşehir Belediyesi, 18-26 yaş grubundaki ve sosyal destek sistemindeki pek çok kadına 3 doz Human Papilloma Virüsü (HPV) aşısı uygulamasını da hayata geçirdi. Diyabetli çocuklar için “Tip 1 diyabet” tanısı alan anaokulu ve ilkokul öğrencilerine hayati önem taşıyan sensörlü şeker ölçüm cihazı araç ve gereçleri temin etti.
 
Eşrefpaşa Hastanesi, İzmir’i iyileştirdi
Belediyenin sağlık hizmetlerinin önemli bir ayağını da Eşrefpaşa Hastanesi oluşturuyor. Son iki yılda hastane ve semt polikliniklerinde toplam 714 bin poliklinik hizmeti verildi, 3 bin 451 ameliyat gerçekleştirildi ve 11 bin hasta yatırılarak tedavi edildi. Hastanede ayrıca 1 milyon 358 binden fazla laboratuvar incelemesi ve yaklaşık 196 bin görüntüleme işlemi yapıldı.
 
Yeni hizmetler ve yenilikler
Son iki yılda Eşrefpaşa Hastanesi’nde fark yaratan yeni hizmet alanları da eklendi. Kurulan Ambulans Servisi’nde dört acil yardım ambulansı, dört de hasta nakil ambulansı ile 2025 yılında bin 509 görev yapıldı. Ayrıca bebek bakımı, emzirme teknikleri, psikolojik destek, beslenme, pilates gibi pek çok alanda hizmet vererek hem gebeleri anneliğe hazırlayan hem lohusaları ve baba adaylarını da eğitimlere kabul eden Gebe Okulu ve Sigarayı Bırakma Polikliniği açıldı. Eşrefpaşa Hastanesi bünyesinde Triple-P Ebeveyn Eğitim Programı da başlatıldı. Eşrefpaşa Hastanesi 65 yaş üstü ve işitme engelliler için kolaylaştırıcı sağlık hizmetlerini başlatırken, Defibrilatör Projesi kapsamında kentte ani kalp durmalarına müdahale için OED cihazlarını da kentin belli noktalarına yerleştirmeye başladı.
 
Evde bakım hizmetleriyle sağlık, vatandaşın evine götürüldü
Evde bakım hizmetleri kapsamında sağlık hizmeti hastanenin dışına taşındı, vatandaşın evine götürüldü. Sağlık hizmeti kapsamında 30 bin 923 evde sağlık hizmeti verildi, 3 milyon 59 bin 356 TL maliyet belediye tarafından karşılandı. Genel bakım hizmetlerine yönelik de 91 bin 102 ev ziyareti yapıldı, 4 bin 886 hastanın evde yara bakımı gerçekleştirildi. Ayrıca 45 bin 680 evde 23 bin 621 kişisel bakım, 7 bin 402 ev temizliği, 6 bin 68 kuaför hizmeti ve 8 bin 154 sosyal inceleme gerçekleştirildi. Bu evlerde tamir gerektiren konulara yönelik bakım onarım hizmetleri de verildi. Eşrefpaşa Hastanesi, İzmir’de “evde bakım” hizmeti alan yurttaşları ev kazalarından korumak amacıyla “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam” projesini de başlattı. Ev kazası risk değerlendirmesinin ardından evleri ziyaret ederek oluşabilecek kazaları önleyici tedbirler alan ekipler, hane halkını ev kazalarıyla ilgili bilgilendirmeye başladı.
 
Hizmet kapasitesi daha da artacak
Eşrefpaşa Hastanesi yeni ek binasıyla İzmir’in sağlık kapasitesini büyütecek. 549 milyon liralık yatırımın yüzde 50’si tamamlandı.  Bu yıl hizmete girecek hizmet binasında ikinci seviye acil servis, 6 ameliyathane, 1 sezaryen salonu, 1 doğumhane, ikinci seviye yoğun bakım ve yenidoğan yoğun bakım ünitesi yer alacak.
 
Çalışanların güvenliği için sürekli denetim ve eğitim
Belediye bünyesinde çalışan personelin sağlığı için de kapsamlı iş sağlığı ve güvenliği programları uygulanıyor. Binlerce çalışana güvenli çalışma ve risk farkındalığı eğitimleri verilirken, düzenli sağlık muayeneleri ve saha denetimleriyle çalışma ortamlarının güvenliği güçlendiriliyor. Bu kapsamda iki yılda 5 bin 277 belediye çalışanına iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildi.]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/03/koruyan-ogreten-iyilestiren-belediye.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/03/koruyan-ogreten-iyilestiren-belediye_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/koruyan-ogreten-iyilestiren-belediye/6607/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 09:36:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>30 yıl önce başlayan bir hikaye Vay Vay Vitamin</title>
			<description><![CDATA[Çocukken dedesinin, içerisinde eşsiz tarifler olan yeşil ciltli defteri aslında bu hikayeye ışık tutan. İkrislerin adresi aslında Mersin. Karı koca sağlıkçı olan, Mustafa ve Havva Çelik çiftinin yolları yıllar sonra İzmir’de birleşti ve bu hikaye Tarihi Kemeraltı Çarşısı
Hisarönünde ‘Vay vay Vitaminde’ hayat buldu.]]></description>
		    <news><![CDATA[Havva Hanım hem anlattı şifa kaynaklarını hem de ikram etti. Ellerine sağlık. Hadi gelelim

nimetleri ve şifalarını anlatmaya. Sübye; Biliyormusunuz? Ben yeni öğrendim. Kavun çekirdeğinin sütü yanlış okumadınız. Kavun çekirdeğinin sütü... Reklamlardaki gibi olacak ama yaşlanma savaşçısı E vitamini deposu. Ağrısız sancısız usulca, sessizce böbrek taşı düşmanı. Kan şekeri dengesiz olan, insülin direnci olan, şeker teşhisi konulan, karaciğer

yağlanmasından muzdarip, tansiyondan şikayetçi, kansızık çeken, bir türlü kilo veremiyorum diyen, bebek sahibi olmak isteyen ve daha niceleri... Tahlil sonuçlarını alan soluğu Vay Vay Vitaminde alıyor. Kişiye özel karışımların şifaları bu adreste birleşerek sağlık sunuyor. Ödem attıran meyve suları karışımları. İçerisinde neler yok neler. Asıl başrol Adana Osmaniye topraklarında yetişip İzmir’de şifa dağıtmak için getirilen Pancar. Kanser tedavisinde en büyük kalkan. Pancar, havuç, elma ve tabi ki zencefil birleşimi eşsiz bir lezzet. Nelere mi faydası var; kan yapıcı, karaciğerdeki yağları parçalayan, tansiyon dengeleyici bir tat. Doğru bildiğimiz bir yanlıştan bahsedelim birazda. Şalgam. Şalgam ise Çelik çiftine Adana’lı Mersin’li atalarından kalma bir miras. Şalgamın tansiyonu yükseltir yanlışını işte tam da burada düzeltelim. İşin ayrıntısı ise Kaya Tuzu. Aksine yağ yakma özelliği ile karaciğer yağlanması dolayısıyla kolestrol dengeliyici, şeker ve tansiyon dostu.

Gelelim bir diğer mucizeye. Koruk suyu. Yüzde yüz el yapımı sıfır şeker, yemeklik ve içimlik

olmak üzere iki seçeneği ile ayrı bir lezzet. Nelerin mucizesi? Vücuttaki kalsiyum depolarına direk C vitamin aktaran bir şifa. İnanamayacaksınız belki ama bacak damarlarındaki kireçlenme, varis düşmanı, küçük bir de sır verelim tam bu noktada; menopoz sürecinde sağlam bir dost.

‘’Her Bünyenin Mührü Ayrıdır’’

Çelik çifti ile güzel sohbet devam ediyordu tüm bu şifa kaynaklarını öğrenirken ve tatarken.

Ve halen sağlıkçı olan Havva hanımdan işittiğim bir söz beni çok etkiledi. ‘Her bünyenin mührü ayrıdır, vücuda kulak vermek gerek’. Birde şunun da altını çiziyor Havva Hanım. Asla depo ürünü kullanılmıyor. Mevsiminde herşey güzel ve şifalı. Cilt güzelliği ve parlaklığıyla ilgili kozmetik ürünlere çok fazla bütçe ayırmaya gerek yok.

İçerisinde barındırdığı bir diğer adı yaşam olan E vitamini sayesinde bağırsak florasını düzenleyerek cilde parlaklık ve canlılık veren Havuç suyu doğru başvuru. Adres ise Vay Vay Vitamin... Atom karışımı keyif için muahakak Hisarönündeki Vay Vay Vitamine mutlaka uğrayın ve tadın. Sıfır şeker üzüm, ananas yaban mersini ve... Tadılmalı muhakkak. Küçük bir sır daha Anne eli Limonata. İşte tam bu noktada geleneksellik ve dürüstlük giriyor devreye. Şunu da ekliyor Havva Hanım ‘kendimizin tüketmediğini asla yapıp ikram etmiyoruz’ tamamen sıfır şeker ev yapımı Limonata. Ben tattım buzdolabımdan hazır meyve sularını ve türevlerini kaldırdım. Küçük bir

tavsiye...Karadut suyu ama özü değil asla kaynatma işleminden geçmiyor. Kansızlık, enfeksiyon giderici, bağırsak idrar yolu tamir edici, boğaz ve diş iltihabı ağrısına birebir mucize Karadut suyu. Tamamen organik ve doğal, içesirinde şifa kaynakları olan geleneksel el lezzeti ve şifasını katan bir yer. Vay Vay Vitamin. Sizleri bekliyor.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/03/30-yil-once-baslayan-bir-hikaye-vay-vay-vitamin.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/03/30-yil-once-baslayan-bir-hikaye-vay-vay-vitamin_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/30-yil-once-baslayan-bir-hikaye-vay-vay-vitamin/6592/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 15:22:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Kardiyolog Tülüce: Kolesterol ve Tansiyon Kalbi Etkiliyor</title>
			<description><![CDATA[Kalp rahatsızlığının çeşitli türleri olduğunu söyleyen Tülüce, kalp damar hastalıklarının gelişiminde kolesterol yüksekliği ve hipertansiyona dikkat çekti.
]]></description>
		    <news><![CDATA[TUNAY AFYON-ÖZEL HABER / Yoğun çalışma temposu, stresli şehir yaşamı ve ekonomik sıkıntılar kalp sağlığını tehdit ediyor. 2025 yılında açıklanan araştırma sonuçlarına göre 30-45 yaş arası kişilerde görülen kalp rahatsızlıklarında 2010’dan beri yüzde 50 oranında bir artış yaşandı. Peki kalp rahatsızlıklarına karşı nelere dikkat edilmeli? Hangi önlemler alınmalı? Kardiyolog Doç. Dr. Selcen Yakar Tülüce, konuyla ilgili olarak Egeli Haber’e açıklamalarda bulundu. Kalp rahatsızlıklarının birden fazla türü olduğunu söyleyen Tülüce, “Kalp damar hastalıklarının gelişiminde kolesterol yüksekliği ve hipertansiyonun önemli bir payı vardır” dedi.

Nefes darlığı, çabuk yorulma ve çarpıntıya dikkat

Kardiyolog Doç. Dr. Tülüce, son dönemlerde artan ve ölümle sonuçlanan kalp rahatsızlıklarının birden çok türü olduğunu söyledi. “Kalp rahatsızlıkları başlığı altında kalp damar hastalıkları, ritim bozuklukları, kalp kapak hastalıkları, kalp yetersizliği ve kalp kası hastalıkları gibi farklı hastalıklar olsa da aslında bu hastalıkların çoğunda benzer belirtiler vardır” diyen Tülüce, kalp rahatsızlıklarının yol yürümekle veya efor sarf etmekle olan nefes darlığı, göğüs ağrısı, çabuk yorulma, çarpıntı daha az sıklıkla bayılır gibi olma veya bayılma gibi belirtiler gösterebileceğini belirtti.

Kolesterol yüksekliği ile kalp damar hastalığına Akdeniz diyeti önerisi

Kardiyolog Tülüce, kalp damar hastalıklarının gelişiminde kolesterol yüksekliği ve hipertansiyona dikkat çekti. Kolesterol yüksekliği ve hipertansiyonun (kan basıncının normal değerlerin üstünde seyretmesi) önemli bir payı olduğunu aktaran Tülüce, hipertansiyonun önlenmesi veya kontrol altına alınması için günde 5 gramın altında bir tuz tüketimi önerildiğini ifade etti. Tülüce, kan basıncı yüksekliği olan hastaların şalgam suyu, turşu, tuzlu kuruyemişler, içeriğinde sodyum oranı yüksek olan maden suyu gibi besinlerden uzak durmaları gerektiğini söyleyerek, “Evde yapılan tencere yemeklerine fazla tuz atılmaması, zeytin ve peynir gibi kahvaltılıkların bir gün önceden suda bekletilip yemeden önce suda tekrar yıkanarak tüketilmesi veya az tuzlu peynir, lor gibi seçeneklerin tercih edilmesi önerilir. Tuzlu ev yapımı salça kullanılan hanelerde yemek yapılırken ilave tuz kullanılmaması ve salata, cacık, ayran tüketilirken tuz atılmaması önerilir. Potasyumdan zengin yiyecekler tuzun içindeki temel elementlerden olan sodyumun etkisini azaltacağından muz, avokado, ıspanak ve/veya fasulye gibi besinlerin tüketilmesi bu hasta grubu için önerilir. Şekerli içeceklerden ve aşırı karbonhidrat tüketilmesinden uzak durularak kilo alınmaması da tansiyon değerlerinin kontrolünde önemlidir” diye konuştu. Kolesterol yüksekliği ile kalp damar hastalığında Akdeniz diyetinin faydalı olduğunun bilimsel olarak ispatlandığını ifade eden Tülüce, “Bu diyet sebze, meyve, tam tahıl ve sızma zeytin yağının her gün tüketildiği; bakliyat, kuruyemiş, balık ve deniz ürünlerinin haftanın üç günü tercih edildiği bir diyettir. Kırmızı et tüketiminin haftada bir günü geçmemesi önerilir. Orta miktarda doğal peynir ve yoğurt tüketimi önerilirken; şekerli içecekler, tatlılar veya tereyağı tüketimi ise neredeyse hiç önerilmez. Bu diyette ana yağ kaynağı zeytin yağı, omega-3 yağ asitleri gibi doymamış yağlardır. Akdeniz diyeti; kalp krizi, inme (felç) riskini, bazı kanser türlerinin gelişim riskini azaltır ve bağırsak florasını destekler. Diyette bulunan sağlıklı doymamış yağ asitleri de beyin sağlığını destekler ve iltihaplanmaya karşı da etkilidir” ifadelerini kullandı.

“Kalp rahatsızlığı olanlar oruç tutmaktan kaçınmalı”

İçinde bulunduğumuz Ramazan ayında kalp rahatsızlığı olan kişilere de tavsiyelerde bulunan Tülüce,  kalp rahatsızlığı olan hastaların Ramazan'dan önce hekimleri ile görüşerek tıbbi tavsiye almaları ve oruç tutabilecek olanların ilaç tedavilerinin zamanlaması ve doz ayarlamalarının hekimleri tarafından yapılması gerektiğini belirtti. Tülüce, “Son 3 ay içinde kalp krizi geçirmiş hastalar, son 3 ay içerisinde kalp damarına balon/stent uygulanmış olan hastalar Ramazan ayı boyunca oruç tutulması durumunda susuz kalınmasına bağlı takılan stentin içinde oluşabilecek pıhtılaşma riski nedeniyle oruç tutmaktan kaçınması gerektiğini vurgulayarak, “Kronik böbrek hastalığı ve koroner arter hastalığı, kontrolsüz hipertansiyon, ileri evre kalp yetersizliği, son 6 ayda kalp yetersizliği nedeniyle hastaneye yatış öyküsü olanlar, ciddi kapak hastalığı, akciğer basıncında ciddi artış olan hastaların oruç tutmaları önerilmez” ifadelerini kullandı. Kalp rahatsızlığı nedeniyle idrar söktürücü ilaç kullananlarda böbrek fonksiyonlarının bozulmaması için muhakkak doz ayarlamaları yapılması gerektiğini aktaran Tülüce, “Hekimleri tarafından oruç tutmalarında bir sakınca bulunmayan hastaların Ramazan ayının özellikle ilk başlarında mutlaka tansiyon takiplerini düzenli yapmaları ve tansiyonlarının düşük ya da yüksek seyretmesi durumunda hekimlerine tekrar başvurmaları önerilir. Metal protez kapağı veya aritmi nedeniyle warfmadin kullanan hastaların İNR tahlilleri sıklaştırılmalı ve diyet uyumuna dikkat edilmelidir. İftar sonrası aşırı yemek yenmemeli; ağır, çok tuzlu, aşırı karbonhidratlı beslenmeden kaçınılmalı; yeterli sıvı alınmalıdır. Kalp yetersizliği ve hipertansiyon hastaları meyan kökü tüketmemelidir. Egzersiz iftardan sonra veya sahurdan önce yapılmalı, gün içerisinde ağır fiziksel aktiviteden kaçınılmalıdır” diye konuştu.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/03/kardiyolog-tuluce-kolesterol-ve-tansiyon-kalbi-etkiliyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/03/kardiyolog-tuluce-kolesterol-ve-tansiyon-kalbi-etkiliyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/kardiyolog-tuluce-kolesterol-ve-tansiyon-kalbi-etkiliyor/6587/</link>
			<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 11:59:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>ESDEM ile şifa evlere taşınıyor</title>
			<description><![CDATA[Sosyal belediyecilik anlayışını merkeze alan Karşıyaka Belediyesi, Evde Sağlık Destek Merkezi (ESDEM) ile yalnız yaşayan, hasta, engelli ve bakıma ihtiyaç duyan vatandaşların yaşamına dokunmaya devam ediyor. Evlere taşınan sağlık ve psikososyal destek hizmetlerinden her yıl yüzlerce kişi yararlanıyor. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Yaşam kalitesini önceleyen sosyal destek hizmetlerimizle, kimsenin kendini yalnız hissetmediği bir kent için çalışıyoruz” dedi.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi Evde Sağlık Destek Merkezi (ESDEM), uzman kadrosuyla ihtiyaç sahibi vatandaşların evlerine şifa taşıyor. 4 sağlık personeli, 2 psikolog, 2 sekreter, 1 şoför ve 1 yardımcı hasta bakım elemanından oluşan ekip, başvuruda bulunan vatandaşların evlerine giderek ihtiyaçları doğrultusunda gerekli destekleri sunuyor. Bu kapsamda, kronik hastalığı bulunan kişilere eğitim ve danışmanlık hizmeti veriliyor. Görüşmeler sırasında Alzheimer hastalığı tespit edilen bireyler ilgili sağlık kuruluşlarına yönlendirilirken, İzmir’de sağlık alanında hizmet veren önemli iletişim numaraları da vatandaşlarla paylaşılıyor. Merkezde görev yapan psikologlar, hem telefonla hem de yüz yüze görüşmelerle destek sağlamayı sürdürüyor. Özellikle yalnız yaşayan vatandaşlar için bu hizmet önemli bir sosyal dayanışma örneği oluşturuyor.

TEMİZLİK HİZMETİ YENİDEN BAŞLIYOR
Öte yandan ESDEM kapsamında sunulan evde temizlik hizmetleri Mart ayı itibarıyla yeniden başlayacak. Böylece ihtiyaç sahibi vatandaşların yaşam alanlarının daha sağlıklı ve güvenli hale getirilmesi hedefleniyor. Evde Sağlık Destek Merkezi hizmetlerinden yararlanmak isteyen vatandaşlar 366 21 89 ve 369 27 30 numaralı telefonlardan, Karşıyaka Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi’nden veya mahalle muhtarları aracılığıyla başvuru yapabiliyor.

“KİMSEYİ YALNIZ BIRAKMIYORUZ”
Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal “Evde sağlık ve psikososyal destek hizmetlerimizle kapıları çalıyor; yalnız yaşayan, bakıma muhtaç ve kronik hastalığı olan vatandaşlarımızın yanında oluyoruz. Amacımız sadece bakım desteği sağlamak değil, güven veren, umut aşılayan ve yaşam kalitesini artıran bir anlayışı her evde hissettirmektir. ESDEM ile Karşıyaka’da toplum sağlığına katkı sunuyor, sosyal belediyeciliğin gerçek anlamını hayata geçiriyoruz. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği, dayanışmanın daha da büyüdüğü bir kent için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu. ]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/esdem-ile-sifa-evlere-tasiniyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/esdem-ile-sifa-evlere-tasiniyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/esdem-ile-sifa-evlere-tasiniyor/6554/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 11:05:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Konak&#39;ın hasta nakil hizmeti yüzleri güldürüyor</title>
			<description><![CDATA[Konak Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Hasta Nakil Ambulansı, iki yılda 2209 Konaklıya hizmet verdi. Kısıtlı imkanlar nedeniyle hastane randevularına gidemeyen Konaklıların yüzü, dayanışmanın gücüyle güldü.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Konak Belediyesi’nin ücretsiz sağlık hizmetleri arasında önemli bir yer tutan Hasta Nakil Ambulansı, kısıtlı imkanlar nedeniyle hastane randevularına gidemeyenlerin yardımına koşuyor. Deneyimli personel ve tam teçhizatlı aracıyla Konaklıların yanında olan Konak Hasta Nakil Ambulansı hizmetinden son iki yılda yararlanan Konaklı sayısı 2209’a ulaştı. Sağlık İşleri Müdürlüğüne bağlı hizmet kapsamında, hastane randevusu olan ve çeşitli nedenlerle ulaşımda güçlük yaşayan hastalar, evlerinden alınarak hastaneye götürülüyor; hastanedeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından yine ambulansla evlerine bırakılıyor. Hasta ve hasta yakınlarının oldukça memnun kaldığı güvenli ve planlı ulaşım desteği için başvurular 444 35 66 numaralı hat üzerinden kolaylıkla yapılabiliyor.

“Hastalıkta da sağlıkta da beraberiz”

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, her zaman Konaklı komşularının yanlarında yer aldıklarını vurgulayarak, “Konak’ta kimsenin kendisini yalnız hissetmemesi için çıktığımız yolda, zor zamanlarında da hep komşularımızın yanında olacağımızı söylemiştik. İhtiyaç duyulan her an, var gücümüzle onların yanında olmaya devam ediyoruz. Hasta Nakil Ambulansımız da bu anlayışın bir ürünü. Hastalıkta da sağlıkta da beraberiz, Konaklı komşularımızın her zaman yanındayız” ifadelerini kullandı.

“İyi ki varsınız”

Hizmetten faydalanan 88 yaşındaki Erel Şarman, “Bir İzmirli olarak Konak Belediyesi’ne ve Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya teşekkür borçluyum. Çok güzel, takdir edilecek hizmetleri var. Evime gelip beni elleriyle ambulansa bindirdiler ve hastaneye taşıdılar. Çok teşekkür ederim. İyi ki varsınız” diyerek memnuniyetini dile getirdi.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/konak-in-hasta-nakil-hizmeti-yuzleri-gulduruyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/konak-in-hasta-nakil-hizmeti-yuzleri-gulduruyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/konak-in-hasta-nakil-hizmeti-yuzleri-gulduruyor/6553/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 10:02:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;de diyabetle mücadelede yeni adım: Farkındalık Merkezi açıldı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Karşıyaka Girne Bulvarı üzerinde faaliyete geçen Diyabet Farkındalık Merkezi, diyabet öncesi dönemi de kapsayan danışmanlık, yönlendirme ve eğitim hizmetlerini sunuyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyeti kendisine ait olan ve uzun süredir atıl durumda bulunan Karşıyaka Girne Bulvarı üzerindeki üç daireyi sağlık merkezine dönüştürdü. Aynı yapı içinde yer alan Diyabet Farkındalık Merkezi çalışmalarına başlarken, Otizm Etkinlik Merkezi ve Psikolojik Destek Birimi de kısa süre içinde faaliyete geçecek. Diyabet Farkındalık Merkezi hem diyabet hastalarına hem de diyabet öncesi risk grubundaki bireylere yönelik hizmet veriyor. Diyabet Farkındalık Merkezi’nde şeker ve tansiyon ölçümleri yapılarak kişiye uygun bir program hazırlanıp yönlendirmeler yapılıyor, diyabetle ilgili eğitim ve danışmanlık hizmetleri veriliyor.

Yönlendirmeler de yapılıyor

Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlıklı Yaşam Şube Müdürü Ferhat Yıldız, “Merkezde bulunan hemşiremiz, diyabete karşı eğitimler verip obezite gibi risk faktörlerini değerlendirerek danışmanlık yapıyor. Şeker ve tansiyon ölçümü ile yara bakımını da kapsayan ilk değerlendirmeden sonra kişinin ihtiyaçlarına göre bütüncül bakış açısıyla yönlendirmelerde bulunuyoruz. Beslenme programına ihtiyaç varsa kişiyi, merkezimizde bulunan diyetisyenimize, fiziksel aktivite ihtiyacı varsa Küçük Çiğli’deki İZSEM’e, diyabete bağlı komplikasyonlar geliştiyse de Eşrefpaşa Hastanemize yönlendiriyoruz. Burada ayrıca diyabete ilişkin farkındalık oluşturmak için eğitimler de yürüteceğiz. Yurttaşlar yüz yüze, 153 Hemşehri İletişim Merkezi üzerinden ya da 0232 294 24 21 numaralı telefonu arayarak merkezimize ulaşabilir” dedi.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-diyabetle-mucadelede-yeni-adim-farkindalik-merkezi-acildi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-diyabetle-mucadelede-yeni-adim-farkindalik-merkezi-acildi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/izmir-de-diyabetle-mucadelede-yeni-adim-farkindalik-merkezi-acildi/6538/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 09:22:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>LÖSEV Ramazan&#39;da da Çalışmalarını Sürdürüyor</title>
			<description><![CDATA[Kurulduğu 1998 yılından beri Lösemi hastalığı ile mücadele eden LÖSEV, çalışmalarına Ramazan ayında da devam ediyor.
]]></description>
		    <news><![CDATA[Bugüne kadar lösemili çocuklar için sayısız çalışma yapan LÖSEV, çalışmalarını Ramazan ayında da sürdürüyor.

“Ramazan Bağışlarınızla Önce Çocuklar İyileşsin” vurgusu

Vatandaşlar tarafından gelen bağışlarla sayısız hastaya umut olan LÖSEV, Ramazan ayında çocuklar için bağış çağrısında bulundu. Lösemiyle mücadelenin öncü kuruluşu olan LÖSEV, “Ramazan Bağışlarınızla Önce Çocuklar İyileşsin” mottosu ile yaptığı çağrıda şu ifadelere yer verdi:  "LÖSEV, 'Yoksul bir aileyi doyurmak, hasta bir çocuğu iyileştirmek, gözü yaşlı bir anneyi güldürmek ibadetlerin en güzelidir' inancıyla, bu yıl da yüz binlerce ailenin umudu olacak."
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/losev-ramazan-da-da-calismalarini-surduruyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/losev-ramazan-da-da-calismalarini-surduruyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/losev-ramazan-da-da-calismalarini-surduruyor/6535/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:36:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Buca&#39;da Geleceğin Psikologlarına “Afet&quot; Semineri</title>
			<description><![CDATA[Afetlere karşı psikolojik hazırlığın önemi Buca’da masaya yatırıldı. Psikoloji öğrencileri, afet sonrası psikososyal destek süreçlerine dair kapsamlı bir eğitim aldı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Gençleri geleceğe hazırlayan projeleriyle dikkat çeken Buca Belediyesi, anlamlı bir farkındalık etkinliğine kapılarını açtı. Türkiye Psikoloji Öğrencileri Çalışma Grubu (TPÖÇG) tarafından hazırlanan “Afet Sonrası Psikolojik Güçlenme” semineri, Buca Belediyesi Tarık Akan Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Psikoloji bölümü öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, olası afetler sonrası toplumsal iyileşme süreci hakkında bilgilendirmeler yapıldı.

Saha Tecrübelerini Öğrencilerle Paylaştılar

Seminerde Klinik Psikolog Ekin Çakır ve Psikolog Deniz Eryılmaz konuşmacı olarak yer aldı. İnteraktif formatta gerçekleşen etkinlikte belirsizlik, risk ve beklenmedik kayıplar gibi kavramlar tartışıldı. Ayrıca, 6 Şubat depremi sonrası bölgede aktif görev alan Psikolog Deniz Eryılmaz, saha deneyimlerini genç meslektaş adaylarıyla paylaşarak gerçeklere dikkat çekti.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/buca-da-gelecegin-psikologlarina-afet-semineri.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/buca-da-gelecegin-psikologlarina-afet-semineri_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/buca-da-gelecegin-psikologlarina-afet-semineri/6494/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 11:00:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Engel tanımayan sağlık seferberliği</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik başlattığı “Kadın Sağlığı Atölyeleri” Türkiye’ye yayıldı. Balıkesir’de düzenlenen buluşmada kadınlar kendi dillerinde bilgiye ulaştı, dayanışmayla güçlendi.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik olarak başlattığı “Yaratıcı Drama Yöntemi ile Kadın Sağlığı Atölyeleri” İzmir’in ardından ülke geneline yayıldı. Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu ve Türkiye Aile Planlaması Vakfı iş birliğiyle yürütülen projede tüm sağır ve işitme engelli kadınlara ulaşmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü uzmanları Hatay, Batman ve Gaziantep’in ardından Balıkesir’de de bir atölye düzenledi.

Paylaşarak güçleniyorlar
Salih Tozan Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen atölyede, İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli yaratıcı drama ve kadın sağlığı eğitmeni Emel Pektezel yaratıcı drama yöntemiyle eğitimi yürütürken, Melek Uslular süreci Türk İşaret Diline çevirerek katılımcıların içeriğe doğrudan erişimini sağladı. Tüm gün süren atölye çalışmalarına katılan kadınlara toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde kendi bedenini tanıma, cinsel sağlık, üreme sağlığı, gebeliği koruyucu ve önleyici yöntemler, güvenli annelik, temizlik, beslenme ve menopoz başlıklarında eğitim verildi. Türkiye’de kendi alanında öncü bir uygulama niteliği taşıyan bu atölyelerde sağır ve işitme engelli kadınlar, kendi dilinde bilgiye ulaşma fırsatı bulurken aynı zamanda deneyim paylaşımı, dayanışma ve güçlenme ortamı da yaşıyor.

Proje, 2025 yılında Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Birliği Karşılıksız Hizmet Ödülleri’nde birinciliğe layık görülmüştü.]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/engel-tanimayan-saglik-seferberligi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/engel-tanimayan-saglik-seferberligi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/engel-tanimayan-saglik-seferberligi/6490/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 09:46:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sigarayı bırakmak isteyenlere Eşrefpaşa&#39;dan sağlık desteği</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, Sigara Bırakma Polikliniğini hizmete açtı. Haftada bir gün hizmet verecek olan poliklinikte, sigarayı bırakmak isteyen hastalar için hem tıbbi hem de psikolojik destek içeren tedavi programları planlanıyor. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyada 1,3 milyar kişi tütün ürünü kullanıyor. Her yıl 8 milyondan fazla insan, tütün ürünlerine bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitiriyor. Tütün ürünleri; kanser, kalp ve damar hastalıkları ile KOAH başta olmak üzere birçok önlenebilir hastalığın ve erken ölümün en önemli nedenleri arasında yer alıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, sigarayı bırakmak isteyen yurttaşlara destek olmak amacıyla Sigara Bırakma Polikliniği’ni hizmete aldı. Poliklinik, her perşembe günü tıbbi ve psikolojik destek içeren tedavilerle hizmet veriyor. Hem poliklinikte sunulan hizmetlere hem de 9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Güneş, sigaraya hiç başlanmamasının büyük önem taşıdığını, sigarayı bırakmanın ise birçok hastalığın önlenmesine katkı sağladığını vurguladı.

Nefeste karbonmonoksit ölçümleri ve muayeneler yapılıyor

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Güneş, hastane bünyesinde hizmete açılan Sigara Bırakma Polikliniğindeki çalışmalara ilişkin şunları söyledi:

“Sigarayı bırakma konusunda kararlı olan ve destek almak isteyen hastaları öncelikle değerlendiriyoruz. Sigara bağımlılık düzeyini belirlemek amacıyla hastalarımıza bir form doldurtuyoruz. Ardından nefeste karbon monoksit ölçümleri yapıyoruz ve genel bir muayeneden geçiriyoruz. Bu muayenelerde, akciğerlerde ya da diğer sistem organlarında sigaraya bağlı bir etkilenme olup olmadığını, ayrıca uygulanacak tedavilere engel bir durum bulunup bulunmadığını değerlendiriyoruz. Muayenelerin ardından hastaları belirli aralıklarla kontrole çağırıyoruz. Sigara bırakma süreci uzun ve bazı hastalar için zorlayıcı olabiliyor. Bu süreçte ortaya çıkabilecek sorunları hastalarımızla birlikte ele alıyor ve çözüm üretmeye çalışıyoruz. Gerektiğinde psikolog ve psikiyatri uzmanlarından destek alıyoruz. Psikolojik destek, sigara bırakma sürecinin en önemli unsurlarından biri.

Sigarayı bırakmak, pek çok hastalığı önlüyor

9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Güneş, “Sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle dünyada her yıl milyonlarca insan hayatını kaybediyor. Kronik akciğer hastalıkları ve akciğer kanseri gibi ciddi rahatsızlıklara yol açmasının yanı sıra, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ve birçok kanser türüne yakalanma riskini artırdığı artık biliniyor. En doğrusu sigaraya hiç başlanmaması; ancak başladıktan sonra bırakılması da pek çok hastalığın önlenmesi açısından son derece önemli” dedi.

Eşrefpaşa Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniğine başvurmak isteyen yurttaşlar, 0232 293 85 03 numaralı telefon üzerinden randevu oluşturabiliyor.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/sigarayi-birakmak-isteyenlere-esrefpasa-dan-saglik-destegi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/sigarayi-birakmak-isteyenlere-esrefpasa-dan-saglik-destegi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/sigarayi-birakmak-isteyenlere-esrefpasa-dan-saglik-destegi/6458/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Feb 2026 09:38:54 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;de bebekler hayata eşit başlıyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği İzmir 95 Erken Çocukluk Programı ile anne adayları ve 0-3 yaş arası çocuklar ev ziyaretlerinden emzirme danışmanlığına, ilk yardımdan oyun gruplarına kadar ücretsiz destek alıyor. Program, dezavantajlı bölgelerden başlayarak tüm İzmir’e yayılıyor.  ]]></description>
		    <news><![CDATA[
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen İzmir 95 Erken Çocukluk Birimi Programı kapsamında gebeliğin 7. ayından başlayarak 0-12 ay dönemine kadar ev ziyaretleri yapılıyor, 13-36 ay döneminde de oyun grupları düzenleniyor. Ayrıca eğitim seminerleri ve temel mesajlar atölyeleri gerçekleştiriliyor. İzmir 95 Erken Çocukluk Programı kapsamındaki hizmetlere emzirme danışmanlığı, ilk yardım ve ağız-diş sağlığı eğitimleri de eklendi. Çocuğun gelişiminin en hızlı olduğu bu kritik dönemde ailelerin yanında yer almayı amaçlayan programa başvuru için 153 Hemşehri İletişim Hattı aranabiliyor. 
 
Hizmet ağı genişleyecek
Program hakkında bilgi veren Sağlık Eğitimleri Şube Müdürü Banu Erdal, “Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla sağlık alanında daha fazla hizmet sağlanması amacıyla İzmir 95 Programı Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’na devredildi. Gebeliğin 7. ayından itibaren başlayan ve 0-12 aya kadar ayda iki kez ev ziyaretiyle devam eden, 13-36 ay döneminde oyun gruplarının yapıldığı, seminerler ve temel mesajlar atölyeleri gibi desteklerle beslenen projenin sağlık ayağını güçlendirdik. Programa ilk yardım, ağız diş sağlığı gibi eğitimler ekleniyor. Emzirme danışmanlığı hizmetimizde de hemşire sayısını birden beşe yükseltmeyi hedefliyoruz. 0-12 ay ev ziyaretlerini öncelikli olarak dezavantajlı altı bölgede gerçekleştiriyoruz ancak süreç içinde tüm İzmir’de hizmet vereceğiz. 13-36 ay oyun grupları, emzirme danışmanlığı, seminerler ve temel mesajlar atölyelerini ise 30 ilçemizde gerçekleştiriyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı olarak İzmir 95 Programı’nı daha kapsamlı faaliyetlerle devam ettirmeyi hedefliyoruz” dedi. 
 
İlk mezuniyet belgeleri Büyükşehir’den
Programın ekibinde yer alan klinik psikolog Berke Özkanoğlu ise “İyi bir başlangıç her çocuğun hakkı düşüncesinden yola çıkarak hem 0-3 yaş arası çocukların sağlıklı gelişimini desteklemek hem de gebelikten başlayarak annelerin ve genel anlamda ebeveynlerin ihtiyaçlarını karşılamak için kentin farklı bölgelerinde hizmetlerimizi sürdürüyoruz” diye konuştu. Doğum öncesi 7, 8 ve 9. aylarda üç defa ve doğumdan sonra iki haftada bir olmak üzere bebek bir yaşına gelene kadar toplamda 27 defa aile ile görüşüldüğünü kaydeden Özkanoğlu, program kapsamında anne ve bebek ilişkisini destekleyici çalışmalar yaptıklarını, kitap ve oyunlarla eğitimler verildiğini, emzirme danışmanlığı ile de ev ziyareti hizmetini desteklediklerini söyledi. Ev ziyaretlerinin Konak, Karabağlar, Buca, Bayraklı, Bornova ve Çiğli olmak üzere altı pilot bölgede aktif olarak sürdüğünü ifade eden Özkanoğlu, “0-12 ay ev ziyareti temelli ebeveyn rehberliği programı bitiminde katılım sertifikaları veriyoruz. Bebeklerin ilk mezuniyet belgeleri, bir yaşına geldiklerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden verilmiş oluyor” dedi.
 
“Her zaman yanlarındayız”
13-36 ay merkez temelli ebeveyn rehberliği programını da ayda bir kez tüm ilçelerde bakım verenler ve çocukları davet ederek gerçekleştirdiklerini dile getiren Özkanoğlu, şu bilgileri verdi: “Bu programda da annenin ve bakım verenlerinin sosyalleşmesi, bebeklerin akranlarıyla iletişimini desteklemeyi amaçlıyoruz. Ayrıca 0-3 yaş bakım verenlere tüm ilçelerde seminerler ve ‘Onunla Okuyun’, ‘Birlikte Oyun Oynayın’, “Onunla Konuşun”, ‘Kendinize İyi Bakın’, ‘Sayın, Eşleştirin, Sıralayın’, ‘Sevginizi Gösterin’ gibi temel mesajlar atölyeleri düzenliyoruz. İzmir 95 Erken Çocukluk Birimi olarak hem annelerin hem bakım verenlerin hem de çocukların her zaman yanındayız.”
 
“Bize aile oldular”
Gebeliğinin 7. ayından bu yana ekiplerin ev ziyaretinde bulunduğu 7 aylık İsa Murat Korkunç’un annesi Meryem Korkunç, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden ev ziyaretleri yapılıyor. Çok memnunum, bütün annelere tavsiye ederim. Bize bir aile oldular. Bilmediğim çok şey öğrendim. Bebeğin durumunu, gelişimini soruyorlar. Beni de soruyorlar, psikolojik olarak kendime geldim ve toparlandım. Çünkü anladım ki anne olarak kendimi de düşünmem lazımmış” sözlerine yer verdi. 
 
“Eğitimler bize de iyi geliyor”
Temel mesaj atölyelerine katılan Şükran Dağ, “Eğitimler güzel geçiyor, güzel bilgiler öğreniyoruz. Çocuklarla ilgili neler yapmamız gerektiğini söylüyorlar, memnunuz. Eğitimler bize de iyi geliyor. İlk kez katıldım, bir daha gelmek isterim” derken, Narin Ülker de “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin etkinliklerinden çok memnunum. Teşekkür ediyoruz. Burada çocuklarla oyun oynama, çocuk eğitimi, anne sağlığı gibi konularda çok şey öğrendim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından 3 yaşında sağlıklı bir çocuğun ortalama boyu kabul edilen 95 santimetreden dolayı adı İzmir 95 olan program, hem çocukların hem de ebeveynler ile diğer bakım verenlerin iyi olma halini çok yönlü olarak destekliyor.]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-bebekler-hayata-esit-basliyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/02/izmir-de-bebekler-hayata-esit-basliyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/izmir-de-bebekler-hayata-esit-basliyor/6421/</link>
			<pubDate>Tue, 03 Feb 2026 09:27:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Eski gasilhane binaları, İzmir&#39;in sağlık tarihine ışık tutuyor</title>
			<description><![CDATA[1900’lü yıllarda bulaşıcı hastalıklarla mücadele amacıyla tebhirhane olarak, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ise uzun yıllar gasilhane olarak kullanılan tarihi yapılar, İzmir’de yaşanabilecek afetlere karşı kritik bir rol üstleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından rezerv morg alanı olarak korunan alanın çevresi ise ambulans ve Evde Bakım hizmetleri araçlarının her gün yola çıktığı önemli bir sağlık durağı olma özelliğini sürdürüyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Konak Tepecik Mahallesi’nde yer alan tarihi gasilhane binaları, kentin sağlık tarihine ışık tutuyor. 1900’lü yıllarda tebhirhane olarak kullanılan yapılar, o dönem bulaşıcı hastalıklarla mücadele etmek amacıyla giysilerin dezenfekte edildiği alanlar olarak hizmet veriyordu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı tarafından gasilhaneye dönüştürülerek 40 yıldan uzun süre İzmir’in en büyük gasilhanesi olarak çalışan yapılar, günümüzde olası bir afet durumunda ihtiyacı karşılaması için rezerv bir morg alanı olarak kullanmak üzere hazır tutuluyor. Binaların çevresindeki alan ise Eşrefpaşa Hastanesi’nin ambulansları ve Evde Bakım Birimi araçlarının her gün kentin dört bir noktasına hizmet ulaştırmak için yola çıktığı bir “sağlık durağı” olma özelliğini taşıyor. Tarihi binaların bitişiğinde bulunan Eşrefpaşa Hastanesi’ne ait bir diğer yapı ise hem ambulans servisi hizmetinin çağrı merkezi hem de personelin malzemelerini koyduğu ve dinlendiği bir alan olarak kullanılıyor. Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, “Burası, İzmir’in sağlık tarihi için çok önemli olan, korunması ve yaşatılması gereken bir alan” diyor.

“Rezerv alanı olarak koruma altında tutuyoruz”

1900’lü yıllarda tebhirhane olarak kullanıldığı bilinen yapılara ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Başak Bayram, “İzmir bir liman kenti ve özellikle 1900’lü yıllarda bulaşıcı hastalıklar önemli bir sorundu. Bu binalar, bulaşıcı hastalıklarla mücadele kapsamında, halk sağlığı açısından önemli bir görev almış mimari yapılardır. Bu alanlar giysilerin dezenfeksiyonu gibi amaçlar için kullanılırdı. Sonraki yıllarda Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı tarafından gasilhaneye dönüştürüldü ve 40 yıldan uzun süre İzmir’in en büyük gasilhanesi olarak hizmet verdi. Yapı içinde iki adet de morg bulunuyor. Ülkemizde yaşanan büyük afetler, morgların çok önemli bir ihtiyaç olduğunu gösterdi. Gasilhane ve morglar, hastanemiz tarafından sürekli hazır tutuluyor. Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı, Zeytinlik hizmet binamızda yeni gasilhaneler açtı ve aktif olarak hizmet veriyor. Biz de Eşrefpaşa Hastanesi olarak bu alanı bir rezerv alanı olarak koruma altında tutuyoruz” bilgisini verdi.

Ambulans ve Evde Bakım araçları, her gün bu bölgeden yola çıkıyor

Binaları çevreleyen dış alan ise birden fazla alanda hizmet veriyor. Bunlardan biri de geçen yıl Eşrefpaşa Hastanesi tarafından kurulan Ambulans Birimi. Dördü Acil Yardım Ambulansı, dördü Nakil Ambulansı olmak üzere toplam sekiz ambulans ile halka 24 saat hizmet veriliyor. Ambulans servisi ile bir yıldan kısa bir süre içinde 1600’den fazla müdahalede bulunulduğuna dikkat çeken Bayram, “Ayrıca Evde Bakım Birimi olarak Tire’den Dikili’ye kadar şehrimizin dört bir yanında hizmet veriyoruz. 28 ile 32 arasında aracımız, her gün hem gasilhane binalarının bulunduğu bu bahçeden hem de hastanemizin bir diğer noktası olan otoparkından yola çıkarak hizmet ulaştırıyor” ifadelerini kullandı.

Ambulans çağrı merkezi hizmet veriyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı ile düzenlediği proje kapsamında kadın üreme sağlığı konusunda halka bilgilendirici faaliyetlerini gasilhane binalarında yaptığını kaydeden Bayram, “Gasilhane binalarımızın yer aldığı alanda bulunan bir diğer yapımızda ise ambulans ihtiyacı için çağrı merkezimiz yer alıyor. Bu alanda personelin dinlenme ve malzeme bulundurma bölümleri de bulunuyor. Binada halkımıza eğitim faaliyetleri düzenlemeyi ve bazı idari birimlerimiz için alanlar oluşturmayı planlıyoruz” dedi.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/eski-gasilhane-binalari-izmir-in-saglik-tarihine-isik-tutuyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/eski-gasilhane-binalari-izmir-in-saglik-tarihine-isik-tutuyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/eski-gasilhane-binalari-izmir-in-saglik-tarihine-isik-tutuyor/6362/</link>
			<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 09:33:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmir&#39;in sağlığı sahadaki emekle korunuyor</title>
			<description><![CDATA[Cemil Tugay, çevre ve halk sağlığı için gece gündüz çalışan vektörle mücadele ekipleriyle buluştu. Başkan Tugay, “Sizler bu şehre, insanlara ve tüm canlılara sahip çıkan emekçilersiniz. İzmir size emanet” dedi.

]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Çevre Koruma Ve Kontrol Şube Müdürlüğü Vektör Mücadele Birimi çalışanları ile bir araya geldi. Meclis salonundaki buluşmada konuşan Başkan Tugay, sivrisinek ile haşereler gibi çevre ve halk sağlığını tehdit eden zararlılara karşı ilaçlama yaparak yoğun mücadele veren ekiplere teşekkür etti. 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, geçen 2 yıl içerisinde önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Kurum çalışanlarının mücadelesine rağmen bazı sorunların olduğuna değinen Tugay, “Yağmur rejimine bağlı olarak bazı dönemlerde sivrisinek şikâyetlerinde artış oluyor. Geçen yıl bir ara çok ciddi bir karasinek problemi oldu. Bunların nedenlerini de bulmamız lazım” dedi. 

“İzmir Türkiye'de herkesin gelip yaşamak istediği yerlerden”
Belediye çatısı altında görev yapanların, kurumun gözü kulağı durumunda olduğunu söyleyen Tugay, “Yaptığımız iş çevre sağlığıyla, toplum sağlığıyla doğrudan ilgili. Yani sadece bir iş yapmıyorsunuz. Aynı zamanda şehre, şehirde yaşayan insanlara, aslında tüm canlılara sahip çıkıyorsunuz. Kamuda çalışmak sadece bir iş yapmak değildir. Aynı zamanda ülkemize, insanlarımıza, şehrimize sahip çıkmak demektir” dedi. Kentin İzmir Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına emanet olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, “Şehir size emanet. Şehir bize emanet. İzmir güzel bir şehir. Gerçekten dünya güzeli bir şehir. Türkiye'de herkesin gelip yaşamak istediği yerlerden birisi. Böyle güzel bir şehre layık olduğu hizmeti getirmemiz lazım. Bunu görevli olan tüm arkadaşlarımızdan bekliyorum” diye konuştu.

“Hepiniz benim için çok kıymetlisiniz”
Konuşmasında ekonomik krize de değinen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, şunları söyledi: “Ekonomik sıkıntılar yaşadık. Bir ölçüde hala devam ediyor. Çalışan arkadaşlarımız benim gözümde çok kıymetliler ve inanın hakkınızın fazlasıyla ödenmesi için en fazla duyarlılık gösterecek insanlardan birisiyim. Kapının bu tarafında bütün belediyenin dengesini sağlaması gereken bir insan pozisyonda olduğum için bazen istemediğimiz halde bazı anlaşmazlıklar yaşıyoruz. Ama sanmayın benim için kıymetsizsiniz. Gönlümden geçen şey belediyenin içinde bulunduğu sıkıntılardan kurtulması. Ardından sizler için daha da fazla şeyler yapabilmek.”

“Sizlerin varlığı kurumumuz için büyük güç”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirket, kendisinin de patron olmadığını söyleyen Başkan Tugay, “Hepimiz bize verilen işi iyi bir şekilde yapmaya çalışmalıyız. Çünkü bizim amacımız herhangi birisini zengin etmek değil. Sadece bu şehrin iyi olmasını sağlamak. Sizler de aynı zamanda bu şehrin vatandaşları olduğunuz için, sizin de hem huzur içerisinde iyi bir şehirde yaşamanız hem yaptığınız işten de memnun olmanızı isterim” diye konuştu. 
Yeni sivrisinek türlerinin ortaya çıktığına dikkat çeken Tugay, çalışanların alanlarında kendilerini geliştirmesini de istedi. Kurum çalışanlarını çok sevdiğini aktaran Başkan Tugay, şunları söyledi: “Sizleri seviyorum. Biz bir aileyiz. Dilerim ve isterim ki her arkadaşımız kendisini bu kuruma ait hissetsin. Sizlerin varlığı kurumumuz için büyük güç” diye konuştu. 

“İzmir için 7 gün 24 saat çalışıyorum”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir'in en büyük ve en güçlü kurumu olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, “Bütçesiyle, personeliyle ve yaptığı işler açısından İzmir'in daha büyük bir kurumu yok. Bizim potansiyelimiz aslında daha fazla. Sizden beklediğim şey; işinize inanarak sahip çıkmanız ve o şekilde çalışmanız. Sizler bana emanetsiniz. Şehir de size emanet. Belediyede en çok çalışan insanlardan biri olduğumu bilin. Haftanın 7 günü 24 saat, bayramlar ve tatiller de dahil nerede olursam olayım, İzmir için ve İzmir Büyükşehir Belediyesi ailesi için çalışıyorum. Bundan dolayı mutluyum. Gurur duyuyorum. Hepinize çok teşekkür ediyorum” dedi. 
Konuşmaların ardından Vektör Mücadele Birimi’ne eğitim verildi. 
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-in-sagligi-sahadaki-emekle-korunuyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/izmir-in-sagligi-sahadaki-emekle-korunuyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/izmir-in-sagligi-sahadaki-emekle-korunuyor/6350/</link>
			<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 10:16:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bornova&#39;da kadın sağlığına güçlü destek</title>
			<description><![CDATA[Bornova Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü, belediyede görev yapan kadın personele rahim ağzı kanseri, HPV aşısı ve smear testinin önemi hakkında bilgilendirme çalışması gerçekleştirdi. Şantiyeler ve ofisler ziyaret edilerek broşürler dağıtıldı, çalışan kadınların soruları yanıtlandı. Başkan Ömer Eşki, kadın sağlığını güçlendirmeye yönelik farkındalık çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Bornova Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü, kadın sağlığında erken tanının hayati önemine dikkat çekmek amacıyla belediyede görev yapan kadın personele yönelik bilgilendirme çalışması gerçekleştirdi. Çalışma kapsamında rahim ağzı kanseri, HPV aşısı ve smear testinin sağlıklı bir yaşam için önemi anlatıldı.

 

Şantiyelerde ve ofislerde birebir bilgilendirme

Sağlık İşleri Müdürlüğü ekipleri, belediyeye bağlı şantiyelerde görev yapan kadın çalışanlar ile farklı müdürlüklerdeki ofis personelini tek tek ziyaret ederek bilgilendirme yaptı. Ziyaretlerde bilgilendirici broşürler dağıtılırken, çalışan kadınların merak ettikleri sorular da uzmanlar tarafından yanıtlandı.

 

Erken tanının önemi vurgulandı

Bilgilendirme çalışmasında, rahim ağzı kanserinin düzenli smear testi ve HPV aşısı ile büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekildi. Erken tanının hem tedavi sürecini kolaylaştırdığı hem de yaşam kalitesini artırdığı vurgulandı.

 

Başkan Eşki: “Kadınların sağlığı, toplumun sağlığıdır”

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, yürütülen çalışmanın önemine değinerek şunları söyledi: “Kadınların sağlığı, toplumun sağlığıdır. Yerel yönetimler olarak sadece hizmet üretmekle değil, çalışanlarımızın ve kentte yaşayan tüm kadınların sağlık bilincini güçlendirmekle de sorumluyuz. Önleyici sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmaya ve farkındalık oluşturmaya devam edeceğiz.”
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/bornova-da-kadin-sagligina-guclu-destek.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/bornova-da-kadin-sagligina-guclu-destek_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/bornova-da-kadin-sagligina-guclu-destek/6330/</link>
			<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 09:59:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>60+ Deneyim sağlık için gönüllü oluyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sağlık Gönüllüleri Projesi kapsamında 60 yaş ve üzeri yurttaşları sağlık ve yaşam kalitesini destekleyen çalışmalara gönüllü olarak katılmaya davet ediyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, Sağlık Gönüllüleri Projesi’ni hayata geçiriyor. Tek Sağlık yaklaşımı çerçevesinde yürütülen proje, aldığı eğitimleri ve mesleki deneyimini toplum yararına aktarmak isteyen gönüllülere yönelik olarak planlandı. Proje kapsamında; belirlenen alanlarda eğitim almış 60 yaş ve üzeri yurttaşlar, 153 Hemşehri İletişim Merkezi (HİM) üzerinden başvuru yapabiliyor. Gönüllüler, toplumsal farkındalık çalışmalarında, sağlık ve yaşam kalitesini destekleyen eğitim ve etkinliklerde yer alarak destek ve koordinasyon süreçlerine katkı sağlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sağlık Gönüllüleri Projesi kapsamında 2025 yılı ekim ayında genç gönüllülerin de başvurularını almıştı. Etkinlik bazlı ve esnek katılım esasına göre oluşturulan gönüllü havuzunda yer alan katılımcılara, proje sürecindeki katkıları doğrultusunda dönem sonunda gönüllülük ve katkı belgesi verilecek.

Kriterler belirlendi

Sağlık Gönüllüleri Projesi, sağlığı yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı görmeyen; yaşamın her alanına dokunan, paylaşım, dayanışma ve gönüllülük temelli bir farkındalık hareketi olarak öne çıkıyor. Bilgi ve deneyimleriyle sürece katkı sunmak isteyen gönüllüler için katılım kriterleri; 60 yaş ve üzeri olmak ve tıp, diş hekimliği, veterinerlik, hemşirelik, ebelik, ziraat, gıda mühendisliği, beslenme ve diyetetik, psikoloji, psikolojik danışmanlık ve rehberlik ile sosyoloji alanlarından birinde eğitim almış olmak şeklinde belirlendi. Projenin gençlik ayağı ise sağlık alanında eğitim gören, bu alanda çalışan ya da gönüllülük yapmak isteyen gençleri bir araya getirmeyi hedefledi. 18-30 yaş arası sağlık, sosyal hizmet, psikoloji, beslenme, veterinerlik, çevre, biyoloji, iletişim ve ilgili bölümlerden çok sayıda genç projeye başvurdu. Projede yer almak isteyen gençlerin başvurularının alınmaya devam edileceği bilgisi verildi.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/60-deneyim-saglik-icin-gonullu-oluyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/60-deneyim-saglik-icin-gonullu-oluyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/60-deneyim-saglik-icin-gonullu-oluyor/6327/</link>
			<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 09:34:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İzmirli yurttaşlar, rahim ağzı kanserine karşı bilinçleniyor</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, 30 ilçede Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında eğitimler düzenliyor. Eğitimlere katılan yurttaşlar, erken teşhis ve düzenli tarama ile önlenebilir bir hastalık olan rahim ağzı kanserine karşı bilinçleniyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında, İzmirli yurttaşlar hastalık hakkında kapsamlı biçimde bilgilendiriliyor. Ay sonuna kadar 30 ilçede tamamlanması planlanan farkındalık eğitimlerinde; rahim ağzı kanserinin risk faktörleri, belirtileri, erken teşhis ve tarama faaliyetlerinin önemi, tedavi süreçleri ile korunma yöntemleri yurttaşlara aktarılıyor.

Rahim ağzı kanseri, dünya genelinde kadınlarda meme kanseri, kalın bağırsak kanseri ve akciğer kanserinin ardından en sık görülen dördüncü kanser türü olarak öne çıkarken, Türkiye’de ise görülme sıklığı bakımından 10. sırada yer alıyor.

Hemşire ve psikologlar eğitim veriyor

Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü'nde psikolog olarak görev yapan Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı Kadın Sağlığı Eğitmeni Merve Çarkcı Kapı, “Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında İzmir’in 30 ilçesinde rahim ağzı kanserine yönelik farkındalık eğitimleri düzenliyoruz. Benzer bir etkinliği, Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nda da düzenlemiştik. Amacımız, kanser türlerine karşı farkındalık oluşturmak, erken tanının önemini hatırlatmak. Eğitimleri psikologlar ve hemşireler olarak veriyoruz. Eğitimlerimizden sonra yurttaşlar sağlık taramalarına gidiyor, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerine (KETEM) başvuruyor. Çok güzel dönüşler alıyoruz. Eğitim verdiğimiz kişilerin arasında kanser tedavi sürecinde olan ya da kanser geçmişi olan kişiler de oluyor. Eğitimlerde onların da tecrübelerinden faydalanıyoruz” dedi.

Erken teşhis ve taramanın önemine dikkat çekiliyor

Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü’nde eğitmen hemşire olarak görev yapan Gülseren Şentürk, rahim ağzı kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Şentürk, “Rahim ağzı kanseri, erken teşhisle neredeyse yüzde 100 tedavi edilebilen ve başarı şansı çok yüksek bir kanser türü. Bu nedenle eğitimlerimizde özellikle tarama konusuna büyük önem veriyoruz. KETEM’in adını dahi duymamış birçok kişi var. Sağlık Bakanlığı bünyesindeki KETEM gibi hizmetlere erişimi artırmak ve yurttaşlara yol göstermek açısından bu eğitimler son derece faydalı” dedi.

“Erken teşhis hayat kurtarır”

Eğitimlere katılan yurttaşlardan Münevver Öztürk ise “Rahim ağzı kanseri hakkında az çok bilgim olduğunu düşünüyorum ama bilgilerimi tazelemek istedim. Erken teşhisin hayat kurtardığını hepimiz zaten biliyoruz. Bütün kadın ve erkeklerin bu eğitimi mutlaka alması gerektiğine inanıyorum. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarını takip ettiğim için bu eğitimden haberdar oldum. Bu eğitimleri çok faydalı buluyorum” ifadelerini kullandı.

Kentin dört bir yanında eğitim

5 Ocak’tan bu yana farklı ilçelerde düzenlenen eğitimler, 15 Ocak’ta Gaziemir Sarnıç Semt Evi’nde ve Narlıdere Belediyesi AKM Meclis Salonu’nda saat 14.00’te, 16 Ocak’ta Kemalpaşa Belediyesi Kültür Merkezi’nde saat 14.30’da, 19 Ocak’ta Foça Belediyesi Sosyal Tesislerinde saat 11.00’de, 20 Ocak’ta Güzelbahçe Kadın Dayanışma Merkezi’nde saat 10.00’da ve Balçova İnciraltı Engelliler Merkezi’nde saat 14.30’da, 21 Ocak’ta Karşıyaka Alaybey Mahallesi’nde saat 14.00’te ve Tire Belediyesi Sinema Salonu’nda saat 14.00’te, 22 Ocak’ta Aliağa Kültür Merkezi’nde saat 13.00’te, 23 Ocak’ta Dikili Cumhuriyet Mahallesi’nde saat 13.00’te ve Çiğli Belediyesi Flamingo Semt Merkezi’nde saat 14.00’te, 26 Ocak’ta Karaburun Halk Eğitim Merkezi’nde saat 11.00’de, Mordoğan Belediyesi Düğün Salonu’nda saat 13.30’da ve Ödemiş Belediyesi Kongre ve Düğün Salonu’nda saat 14.00’te, 27 Ocak’ta Urla Eski Tamirhane Binası’nda saat 11.00’de ve Menemen Belediyesi Seyrek Şube Müdürlüğü’nde saat 14.00’te, 28 Ocak’ta Kiraz Belediyesi Düğün Salonu’nda saat 13.00’te, 29 Ocak’ta Konak Şato’da saat 15.00’te ve 30 Ocak’ta Bergama Narlıca Cemevi’nde saat 13.00’te gerçekleştirilecek.

Sağlıklı Yaşam Şube Müdürlüğü ise İzmir Büyükşehir Belediyesi personeline yönelik çeşitli farkındalık çalışmaları yapıyor. Bu kapsamda 30-65 yaş arası personel rahim ağzı kanseri taramasına yönlendirilirken, 40-69 yaş arası personel için de meme kanseri taraması için mamografi randevu alınıyor ve personel KETEM’lere yönlendiriliyor.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/izmirli-yurttaslar-rahim-agzi-kanserine-karsi-bilincleniyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/izmirli-yurttaslar-rahim-agzi-kanserine-karsi-bilincleniyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/izmirli-yurttaslar-rahim-agzi-kanserine-karsi-bilincleniyor/6314/</link>
			<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 09:11:22 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Rsv bağışıklığı anne karnında kazandırılabilir</title>
			<description><![CDATA[Yenidoğan döneminde görülen ağır solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bölümü RSV kaynaklı olarak ortaya çıkıyor. Özellikle yaşamın ilk yıllarında RSV’nin ciddi klinik tablolara yol açabildiğine dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, son yıllarda bu alanda önemli bir gelişme yaşandığını belirtti.]]></description>
		    <news><![CDATA[RSV Bebeklerde Ciddi Solunum Yolu Enfeksiyonlarına Yol Açabiliyor

RSV’nin (Respiratuvar Sinsityal Virüs) bebeklerde alt solunum yollarını tutarak bronşiolit ve pnömoniye neden olabildiğini belirten Medicana International İzmir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Merda Erdemir Işık, özellikle yaşamın ilk aylarında enfeksiyonun ağır seyredebildiğine dikkat çekti.

Uzm. Dr. Işık, “Özellikle ilk 6 ayda RSV enfeksiyonu ağır seyredebilir. Solunum sıkıntısı, apne atakları ve hastaneye yatış gereksinimi bu dönemde sık görülür. Prematüre bebekler ile kalp ve akciğer hastalığı bulunan bebekler en yüksek risk grubunda yer alıyor” dedi.

Gebelikte Yapılan Aşı Bebeği de Koruyor

Gebelikte uygulanan RSV aşısının faydalarına değinen Uzm. Dr. Işık, aşının yalnızca anne adayını değil, doğacak bebeği de korumayı hedeflediğini vurguladı. Işık, şu bilgileri paylaştı:

“Aşılanan annede oluşan RSV’ye özgü IgG antikorları, gebelik sırasında plasenta yoluyla bebeğe geçiyor. Böylece bebek, doğduğu anda pasif bağışıklık kazanmış oluyor. Bu yöntem, yıllardır tetanoz ve grip aşılarında da başarıyla uygulanan bir bağışıklama stratejisidir.”

Gebelikte bebeğe kazandırılan pasif bağışıklığın, doğumdan sonra yaklaşık 4–6 ay boyunca devam ettiğini belirten Uzm. Dr. Işık, bu sürenin RSV enfeksiyonlarının en sık ve en ağır seyrettiği dönem olması açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.

En Savunmasız Grup: Prematüre Bebekler

RSV aşısının gebeliğin 32–36’ncı haftaları arasında uygulanmasının önerildiğini kaydeden Uzm. Dr. Işık, bu dönemde yapılan aşının yenidoğanlarda RSV’ye bağlı alt solunum yolu enfeksiyonlarını, hastaneye ve yoğun bakıma yatış oranlarını anlamlı ölçüde azalttığını söyledi.

“Geniş kapsamlı klinik çalışmalarda, anne ve bebek açısından ciddi bir güvenlik sorunu saptanmamıştır” diyen Işık, özellikle prematüre bebeklerin RSV açısından en savunmasız gruplar arasında yer aldığını vurguladı. Gebelikte yapılan aşının, erken doğum durumunda bile bebeğin belirli düzeyde koruyucu antikorla dünyaya gelmesini sağladığını belirtti.

Ayrıca daha önce RSV enfeksiyonu geçirmenin kalıcı ve güçlü bir bağışıklık oluşturmadığını dile getiren Işık, bu nedenle geçmişte RSV geçirmiş anne adaylarına da aşının önerildiğini söyledi.

“Bebeği Korumada En Etkili Yöntem”

Anne adaylarının aşıyla ilgili en sık yönelttiği sorulara da değinen Uzm. Dr. Işık, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Anne adayları genellikle ‘Bu aşı bebeğe zarar verir mi?’, ‘Doğumdan sonra yapılması yeterli olmaz mı?’ ya da ‘Daha önce enfeksiyon geçirdim, aşıya gerek var mı?’ gibi sorular soruyor. Mevcut bilimsel veriler, gebelikte yapılan RSV aşısının bebeği korumada en etkili yöntem olduğunu gösteriyor.”

RSV aşısının grip ve Covid-19 aşılarıyla aynı dönemde, farklı enjeksiyon bölgelerinden uygulanabildiğini belirten Işık, Türkiye’de RSV aşısının rutin gebelik aşı takvimine girmesine yönelik sürecin devam ettiğini hatırlattı.

Anne adaylarının, bireysel risk faktörleri doğrultusunda kadın doğum ve göğüs hastalıkları uzmanlarına danışarak güncel önerileri takip etmelerinin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Işık, “Gebelikte RSV aşısı, yenidoğanları hayatlarının en savunmasız döneminde ciddi solunum yolu enfeksiyonlarından korumayı amaçlayan, bilimsel temeli güçlü ve umut verici bir uygulama olarak öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/rsv-bagisikligi-anne-karninda-kazandirilabilir.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/rsv-bagisikligi-anne-karninda-kazandirilabilir_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/rsv-bagisikligi-anne-karninda-kazandirilabilir/6307/</link>
			<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 10:56:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bayraklı Belediyesi&#39;nden Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Semineri</title>
			<description><![CDATA[Bayraklı Belediyesi, kadın sağlığına dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Semineri düzenliyor.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Erken teşhisin hayati önem taşıdığı rahim ağzı kanserine ilişkin doğru ve bilimsel bilginin paylaşılacağı seminer, alanında uzman hekimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek. Seminerde; Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Petekkaya ile Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ali Ulu Hakverdi, rahim ağzı kanserinde korunma yolları, erken tanının önemi ve güncel yaklaşımlar hakkında katılımcıları bilgilendirecek.

Farkındalık semineri, 15 Ocak Perşembe günü saat 14.00’te Bayraklı Belediyesi Osmangazi Hizmet Salonu’nda gerçekleştirilecek. Etkinlik, kadınlara açık ve ücretsiz olarak düzenlenecek.

BAŞKAN ÖNAL: “BİLGİ, SAĞLIĞIN EN GÜÇLÜ ANAHTARIDIR”

Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, seminerle ilgili yaptığı değerlendirmede kadın sağlığının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Erken teşhis hayat kurtarır. Kadın sağlığını ilgilendiren konularda doğru bilgiye erişim son derece önemlidir. Bayraklı Belediyesi olarak bilgilendiren, güçlendiren ve farkındalık yaratan çalışmalarla kadınların yanında olmaya devam ediyoruz. Bu seminerle amacımız; korku değil, bilgiyle güçlenen ve sağlığını bilinçle koruyan bir toplum oluşturmaktır.”
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/bayrakli-belediyesi-nden-rahim-agzi-kanseri-farkindalik-semineri.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/bayrakli-belediyesi-nden-rahim-agzi-kanseri-farkindalik-semineri_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/bayrakli-belediyesi-nden-rahim-agzi-kanseri-farkindalik-semineri/6293/</link>
			<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:56:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yorgunluk Haritası İyileşmenin Yolunu Gösteriyor</title>
			<description><![CDATA[Stres, kaygı, uykusuzluk, hasta hissetme hali ve benzeri durumlar modern çağın insanından en çok duyulan şikayetler arasında yer alıyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Modern yaşamın temposu, bitmeyen sorumluluklar ve dijital dünyanın hiç susmayan uyarıları… Günümüzde pek çok kişi “sürekli yorgunum” cümlesini sıkça kuruyor; ancak bu yorgunluğun kaynağı her zaman netleşmeyebiliyor. Stres, kaygı, uykusuzluk ve açıklanamayan halsizlik zamanla kişinin mutsuz, asosyal ve çökkün bir ruh hâli içinde yaşamını sürdürmesine neden olabiliyor.

Medicana Sağlık Grubu Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, tıbbi açıdan belirgin bir sağlık sorunu saptanmayan bu tabloda, “yorgunluk haritası” adı verilen bütüncül bir değerlendirme yönteminin iyileşmenin yolunu gösterdiğini belirtiyor. Dr. Yaşar, bu haritalamaya göre üç adımlı bir tedavi sürecinin planlandığını ifade ediyor.

İlk adım: Yorgunluğun haritasını çıkarmak

Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, “Sürekli yorgunum” şikâyetiyle başvuran kişilerde ilk adımın, yorgunluğun nedenlerini ayrıntılı biçimde ortaya koymak olduğunu vurguladı. Ayrıntılı bir psikiyatrik görüşme ile duygu durumu, kaygı düzeyi, uyku düzeni, iş yaşamı, travma öyküsü ve stres faktörlerinin tek tek değerlendirildiğini belirten Yaşar, elde edilen bu haritanın tedavi sürecine yön verdiğini söyledi.

Uykusuzluk, depresyon ve anksiyeteyi tetikliyor

Uykusuzluğun, depresyon ve anksiyete gelişiminde en güçlü risk faktörlerinden biri olduğunu ifade eden Dr. Yaşar, ilişkinin çift yönlü olduğuna dikkat çekti. “Bozuk bir uyku depresyon riskini artırır; depresyon ise uykuya dalma güçlüğü, erken uyanma ve sık uyanma döngüleriyle uykuyu bozar” diyen Yaşar, dijital ekranlara maruz kalınan bir dünyada dinlendirici uykunun giderek zorlaştığını belirtti.

Kaliteli uykunun beynin duygusal düzenleme, öğrenme, hafıza ve toksinlerden arınma (glimfatik sistem) süreçleri için hayati olduğunu vurgulayan Yaşar, yetersiz uykunun dikkat, karar verme ve hafıza gibi bilişsel işlevleri bozarak kişide “beyin sisi” hissine yol açtığını söyledi. Uykusuzluğun aynı zamanda duygusal hassasiyet, sinirlilik ve stresle baş etme becerisinde azalmaya neden olduğunu belirtti.

Depresyon mu, tükenmişlik mi?

Depresyon ile tükenmişlik arasındaki sınırın giderek silikleştiğini ifade eden Dr. Yaşar, tükenmişliğin çoğunlukla işle sınırlı olduğunu ve işten uzaklaşıldığında belirtilerin hafifleyebildiğini aktardı. Buna karşın, yorgunluk ve isteksizliğin hayatın tüm alanlarına yayıldığı, en az iki hafta süren dikkat dağınıklığı, işlev kaybı ve çökkünlük hâlinin depresyon açısından mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kronik kaygının bedende kas gerginliği, baş ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, sindirim sorunları, uyku ve konsantrasyon bozukluklarına yol açtığını belirten Yaşar; modern iş yaşamındaki yüksek performans beklentileri, belirsiz roller ve iş–özel yaşam sınırlarının kaybolmasının duygusal tükenmeyi artırdığını söyledi. Gençlerde ise sınav baskısı, ekonomik belirsizlik ve sosyal medyanın yarattığı karşılaştırma kültürünün zihinsel yorgunluğu derinleştirdiğine dikkat çekti.

Üç adımlı tedavi süreci

Tedavi sürecinde yalnızca ruhsal değil, anemi, tiroit bozuklukları, enfeksiyonlar ve vitamin eksiklikleri gibi tıbbi nedenlerin de dışlanmasının önemine değinen Dr. Yaşar, sosyal ve çevresel etkenlerin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Tedavinin temelinde; duygusal düzenleme, stresle baş etme ve sınır koyma becerilerinin güçlendirilmesi yer alıyor.

Uyku hijyeni, dijital detoks ve düzenli fiziksel aktivitenin zihinsel tükenmişliği azaltmada etkili olduğunu belirten Yaşar, gerekli durumlarda depresyon, anksiyete ve diğer psikiyatrik belirtiler için uygun tıbbi tedavilerin planlandığını söyledi. Farkındalık ve nefes egzersizlerinin kaygı döngüsünü azalttığını aktaran Yaşar, değer temelli yaşam, sosyal temas ve öz-şefkat pratiğinin tükenmişlikten korunmada önemli rol oynadığını vurguladı.

Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, uzun süren yorgunluk ve ruhsal belirtilerin mutlaka bir ruh sağlığı uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/yorgunluk-haritasi-iyilesmenin-yolunu-gosteriyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/yorgunluk-haritasi-iyilesmenin-yolunu-gosteriyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/yorgunluk-haritasi-iyilesmenin-yolunu-gosteriyor/6240/</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 10:16:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ayvalık Belediyesi&#39;nden Sağlıkta Örnek Hizmet</title>
			<description><![CDATA[Ayvalık Belediyesi Sosyal Hizmet Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Evde Sağlık ve Hasta Nakil Hizmetleri Birimi, sunduğu kapsamlı hizmetlerle bir yıl içerisinde 2 bin 500 hastaya umut oldu. Özellikle yaşlı, engelli ve yatağa bağımlı vatandaşların yaşamını
kolaylaştıran hizmetler, sosyal belediyecilik anlayışının Ayvalık’taki en güçlü örneklerinden biri oldu.]]></description>
		    <news><![CDATA[2025 yılı boyunca ilçede yaşayan 673 hasta ve engelli vatandaş, belediyeye ait tam donanımlı ambulans ve hasta nakil araçlarıyla sağlık kuruluşlarına güvenli şekilde ulaştırıldı. Bu nakillerin 275’i şehir dışına gerçekleştirilirken, ekipler yıl boyunca yaklaşık 150 bin kilometre yol kat ederek önemli bir özveri ortaya koydu.

Hasta nakil hizmetlerinin yanı sıra Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında yürütülen çalışmalar da dikkat çekti. Alanında uzman sağlık personeli tarafından pansuman, enjeksiyon, sonda takımı ve yara bakımı gibi birçok sağlık hizmeti, hastaların kendi ev ortamlarında ve hijyenik koşullarda sunuldu. Periyodik aralıklarla sürdürülen bu hizmetlerden 1.438 Ayvalıklı vatandaş yararlandı.

Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Evde Sağlık ve Hasta Nakil Hizmetleri’nin özellikle dezavantajlı gruplar için hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Başkan Ergin,
“Ayvalık’ta kimseyi yalnız bırakmayan, insana dokunan bir belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz. Sağlık hizmetlerine erişimde zorluk yaşayan hemşehrilerimizin her zaman yanındayız. Sosyal Hizmet Müdürlüğümüz bünyesindeki ekiplerimiz büyük bir özveriyle görev yapıyor. Bu hizmetleri daha da geliştirerek sürdürmeye kararlıyız” dedi.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/ayvalik-belediyesi-nden-saglikta-ornek-hizmet.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2026/01/ayvalik-belediyesi-nden-saglikta-ornek-hizmet_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/ayvalik-belediyesi-nden-saglikta-ornek-hizmet/6239/</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 10:07:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir&#39;den çölyak hastası çocuklara yeni yıl etkinliği</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, çölyak hastası çocuklara yönelik yeni yıl etkinliği düzenledi. Çocuklar Kültürpark Yeni Yıl Festivali’ni gezdi, buradaki buz pistinde gönüllerince eğlendi. Anneleri ise Glütensiz Mutfak Atölyesi’nde glütensiz atıştırmalık yaptı. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Çölyak hastalarının yanında olan, yaşamlarını kolaylaştırmak için destek sağlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sosyal Yardım Takip Sistemi’ne kayıtlı çölyak hastası çocuklara yönelik yeni yıl etkinliği düzenledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinliğe 20 çocuk, 15 anne katıldı. Çölyak hastası çocukların sosyal hayata katılımını desteklemeyi, çölyak hastalığına yönelik farkındalık oluşturmayı ve aileler arası dayanışmayı güçlendirmeyi hedefleyen etkinlikle çocuklar keyifli anlar yaşadı. Etkinliğe Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği ile Mutlu Beslen Kooperatifi de katıldı.

Anneler tarif öğrendi, çocuklar yeni yıl süsü yaptı

Çölyak hastası çocuklar ve anneleri, ilk olarak Kültürpark Yeni Yıl Festivali’ne geldi. Festivaldeki buz pistinde eğlenen çocuklar, Atlas Pavyonu’ndaki sergileri gezdi. Çölyak hastası çocuklar ve anneler için etkinlikler, Buca Sosyal Yaşam Kampüsü’nde devam etti. Anneler, Glütensiz Mutfak Atölyesi’nde iki çeşit glütensiz atıştırmalık yaptı. Çocuklar ise Kuşaklar y Dayanışma Etkinliği kapsamında huzurevi sakinleriyle birlikte yılbaşı süsleme çalışması gerçekleştirdi.

“Glütensiz atıştırmalık atölyesi yaptık”

İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan  Gamze Kanber, “Sabah Manisa’dan davet ettiğimiz annelerimiz ve çölyak hastası çocuklarımız ile İzmir’deki bir grupla önce festival alanımızı gezdik. Çocuklarımız buz pistinde eğlendi. Ayrıca huzurevi sakinleriyle yılbaşı etkinlikleri kapsamında faaliyetler yaptı. Bu sırada annelerimize glütensiz mutfakta basit atıştırmalıklar nasıl yapılır şeklinde eğitim verdik” diye konuştu. 

“Bizi davet ettiği için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sonsuz teşekkür ediyorum”

Mutlu Beslen Kadın Kooperatifi Başkanı Özlem Şivecan, “Manisa’dan geliyoruz, çölyaklı çocukların anneleriyle kurduğumuz bir kooperatifimiz var. İzmir Büyükşehir Belediyesi bize burada çok güzel bir imkan sağladı. Glütensiz mutfak eğitimi alıyoruz, bizim için bir hayaldi. Çok mutlu olduk. Glütensiz ürün yapmak çok zor. Yeni tanı alan kişiler ekmek yapmayı en az 6 ayda öğrenebiliyor. Biz burada onun püf noktalarını öğreneceğiz. Çok kıymetli. Bizi davet ettiği için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne sonsuz teşekkür ediyorum” dedi.

“Çocuklara hayranım”

Buca Sosyal Yaşam Kampüsü Zübeyde Hanım Huzurevi sakini Nilgün Uç ise çocukların ziyareti hakkında konuşarak “O kadar beğendim ki, dünyanın en güzel şeyi çocuklar benim için. Çocuklara hayranım. Burada boyama yaptılar, resim yaptılar, yeni yılı kutlamak için süsler yaptılar. Ben çocukları çok seviyorum, her şeyi çocuklar için alıyorum” dedi.

“Arkadaşlarımla çok eğleniyorum”

Etkinliğe katılan Aslı Gündüz, “Çok eğleniyorum. Kardan adam yaptık, her şeyi yapıyoruz. Buz pistine gittim, orada kaydım, orada da çok eğlendim. Buraya ilk defa geldim, çok eğleniyorum” diye konuştu. 
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/12/buyuksehir-den-colyak-hastasi-cocuklara-yeni-yil-etkinligi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/12/buyuksehir-den-colyak-hastasi-cocuklara-yeni-yil-etkinligi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/buyuksehir-den-colyak-hastasi-cocuklara-yeni-yil-etkinligi/6158/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Dec 2025 09:25:05 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Victoria Polat, Sağlık Turizmine İnsan Odaklı Bir Vizyon Katıyor</title>
			<description><![CDATA[Victoria Polat, yabancı bir kadın girişimci olarak Türkiye’de “Sağlık Turizmi” alanında gerçekleştirdiği ilham verici projelerle dikkat çekiyor.  Gerçekleştirdiği projeler ile Türkiye’nin 2025 yılında sağlık turizminde dünya liderleri arasında yer almasında pay sahibi olan Polat, kurduğu sistemin yurt dışından gelen hastaların kendi dillerinde destek almasını, kültürel anlayışla karşılanmasını ve tedavi sürecinde güven duymasını esas aldığını dile getirdi.
]]></description>
		    <news><![CDATA[Başka bir ülkede sıfırdan iş kurmak kolay değil. Hele ki bu kişi bir kadın girişimciyse… Ancak Victoria Polat, Türkiye’de sağlık turizmi alanında kurduğu iş ile bu ezberleri bozuyor. Kendi ülkesinden ayrılarak Türkiye’ye yerleşen Polat, burada yalnızca gelişmiş bir sağlık sistemiyle değil, aynı zamanda uluslararası iş birliğine açık bir ekosistemle karşılaştığını belirtiyor.

Türkiye’nin kendisi için sadece iş yaptığı bir ülke değil, aynı zamanda kişisel ve profesyonel gelişim alanı olduğunu da vurgulayan Polat, yabancı hastalarla çalışırken, modern sağlık hizmetlerinin yalnızca ileri teknolojiyle değil, aynı zamanda güven, şeffaflık ve insani yaklaşımla anlam kazandığının altını çizdi.

Türkiye’de kariyerini ve itibarını adım adım inşa etmek zorunda kaldığını da dile getiren Polat, “Empati, sorumluluk bilinci ve detaylara verdiğim önem sayesinde hem Türk sağlık kuruluşlarıyla hem de uluslararası hastalarla güçlü bağlar kurabildim. Başarımın arkasında da bu temel değerlere verdiğim önem yer almaktadır.” dedi.

Polat’ın Türkiye’de kurduğu iş modelinin özünde, yurt dışından gelen hastaların kendi dillerinde destek alması, kültürel anlayışla karşılanması ve tedavi sürecinde güven duyması esası yer alırken, bu yaklaşımın, kısa sürede hem yerli hem de yabancı hastalar tarafından takdir topladığı belirtiliyor.

Girişimciliğin sadece ekonomik bir faaliyet olmadığının altını çizen Polat, “Girişimcilik güven, iş birliği ve karşılıklı saygı üzerine kurulu bir değer yaratma sürecidir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye Sağlık Turizminde Zirvede: 2025 Verileri

2025 yılı itibarıyla Türkiye, sağlık turizmi alanında küresel ölçekte güçlü bir konuma ulaştı. Özellikle estetik cerrahi, diş tedavileri, göz sağlığı ve organ nakli gibi alanlarda artan talep, ülkeye gelen yabancı hasta sayısında ciddi bir artış sağladı.
* 2025’in ilk yarısında, Türkiye’ye gelen uluslararası hasta sayısı, bir önceki yıla göre önemli ölçüde arttı.

* Türkiye, fiyat avantajı, yüksek kaliteli sağlık hizmetleri ve kısa bekleme süreleri ile öne çıkıyor.

* Sağlık turizmi, 2025 yılında Türkiye ekonomisine milyarlarca dolarlık katkı sağladı.

Bu başarıda, Victoria Polat gibi girişimcilerin geliştirdiği hasta odaklı, kültürel hassasiyet içeren iş modelleri büyük rol oynuyor. Türkiye’nin farklı kültürleri bir araya getiren girişimcilik ortamı, hem bireysel hem de toplumsal gelişim açısından önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/12/victoria-polat-saglik-turizmine-insan-odakli-bir-vizyon-katiyor.png</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/12/victoria-polat-saglik-turizmine-insan-odakli-bir-vizyon-katiyor_t.png</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/victoria-polat-saglik-turizmine-insan-odakli-bir-vizyon-katiyor/6151/</link>
			<pubDate>Fri, 19 Dec 2025 17:00:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir&#39;den Sağlık Odaklı Sosyal Adım</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyeti kendisine ait olan ve uzun süredir atıl durumda bulunan Karşıyaka’daki üç daireyi, kapsamlı bir dönüşüm çalışmasıyla yeni bir sağlık merkezi olarak kente kazandırıyor. Yenilenen yapı; İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezi (İZSEM) bünyesinde Diyabet Farkındalık Merkezi, Otizm Etkinlik Merkezi ve Psikolojik Destek Birimi olarak hizmet verecek.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentte koruyucu ve destekleyici sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmak, farklı yaş ve ihtiyaç gruplarına yönelik erişilebilir ve bütüncül bir hizmet modeli oluşturmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Karşıyaka Girne Bulvarı üzerindeki üç daire sağlık merkezine dönüştürülüyor. Yapı İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Belde Apartmanı’nın zemin katında yer alan ve uzun süredir atıl durumda bulunan dairelerde ve bahçede tadilat yapıldı. Baştan sona yenilenen mekânlar kısa bir süre sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezi (İZSEM) bünyesinde hizmet verecek. Yeni sağlık merkezinde; Diyabet Farkındalık Merkezi, Otizm Etkinlik Merkezi ve Psikolojik Destek Birimi olmak üzere üç ayrı birim, İzmirlilere yönelik koruyucu ve destekleyici sağlık hizmetleri sunacak.

Neler yapıldı?
Çalışmalar kapsamında dairelerdeki eski parkeler sökülerek yenileriyle değiştirildi; duvarlar, tavanlar ve zeminler baştan sona yenilenerek mekânlar modern ve temiz bir görünüme kavuşturuldu. Ayrıca yapıların elektrik ve mekanik tesisat sistemleri tamamen elden geçirildi. İç mekân düzenlemelerinin yanı sıra, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından çocukların güvenle kullanabileceği oyun grubu oluşturuldu. Bahçe alanının zemin düzenlemeleri yenilenirken, açık alana piknik masaları ve oturma alanları yerleştirilerek, kullanıcıların faydalanabileceği sosyal bir yaşam alanı yaratıldı. 

Çalışmalar tamamlanmak üzere
Yapı İşleri Dairesi Başkanlığı Tesisler Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü Şantiye Şefi Nihat Kurtar, çalışmalarda sona yaklaşıldığını belirterek şu bilgileri verdi: “Burada öncelikle alçı ve sıva tamiratları, ıslak hacimlerde bakım ve onarım çalışmaları ile seramik imalat ve yenileme işlemleri gerçekleştirildi. Bahçe alanımızı çocuklarımızın etkinlik yapabileceği bir alana dönüştürdük. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekiplerimiz de çevre düzenleme çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmalarımızı kısa süre içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz.”

Diyabetlilere rehberlik edecek
Dönüşümü gerçekleştirilen yapının hizmet kapsamına ilişkin bilgi veren İZSEM Sorumlusu, Halk Sağlığı Hekimi Dr. Hilal Sipahi, Diyabet Farkındalık Merkezi’nin hem diyabet hastalarına hem de diyabet öncesi risk grubundaki bireylere yönelik önemli bir boşluğu dolduracağını belirtti. Dr. Sipahi, “Diyabet Farkındalık Merkezi’nde, diyabetli bireylerin sağlıklı yaşamlarını nasıl sürdürebilecekleri ve kendi sağlık bakımlarını nasıl yönetebilecekleri konusunda destek sunacağız. Diyabet öncesi dönemde ise hastalığın gelişimini önlemeye yönelik yapabileceğimiz pek çok çalışma bulunuyor. Bu noktada kurumumuz rehberlik edecek. Merkezimizde sağlıklı beslenme konusunda danışmanlık hizmeti verilecek, aynı zamanda ruh sağlığı alanında psikologlarımız destek sağlayacak. Diyabetli bireylerin kendi sağlık bakımlarına ilişkin bilinçlenmelerini ve doğru bilgiye ulaşmalarını hedefliyoruz” dedi.

Diyabet öncesi hem eğitim hem danışmanlık
Başkan Dr. Cemil Tugay’ın, diyabet hastalarına yönelik destekleyici ve önleyici sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması konusunda öncü bir yaklaşım benimsediğini vurgulayan Sipahi, “İlimizde ve Karşıyaka’da birinci basamakta diyabet farkındalığına yönelik hizmet veren merkez sayısı oldukça sınırlı. Hastanelerde bulunan diyabet eğitim birimleri daha çok diyabet tanısı konulmuş bireylere hizmet veriyor. Ancak Diyabet Farkındalık Merkezi, diyabet öncesi dönemi de kapsayacak şekilde hem eğitim hem de danışmanlık hizmeti sunacak” ifadelerini kullandı.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/12/buyuksehir-den-saglik-odakli-sosyal-adim.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/12/buyuksehir-den-saglik-odakli-sosyal-adim_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/buyuksehir-den-saglik-odakli-sosyal-adim/6132/</link>
			<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 09:25:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Sağlık alanında yerel yönetimlere daha çok yetki verilmeli&quot;</title>
			<description><![CDATA[Zonguldak’ta düzenlenen “Yerel Yönetimler, Sağlık ve Medya” panelinde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, koruyucu hekimliği, çevre ve toplum sağlığını önceleyerek sağlık alanına daha fazla kaynak ayrılması gerektiğini söyledi. Başkan Tugay, bu noktada yerel yönetimlere, belediyelere daha çok yetki ve sorumluluk verilmesi gerektiğini hatırlattı.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanlığı görevini yürüten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Zonguldak’ta, Zonguldak Tabip Odası ve Çağdaş Gazeteciler Derneği iş birliği ile düzenlenen  “Yerel Yönetimler, Sağlık ve Medya” paneline katıldı. Zonguldak Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Eksal Kargı ve Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Genel Sekreteri Prof. Dr. Önder Okay’ın da konuşmacı olarak yer aldığı programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, Zonguldak’a ilk kez geldiğini ve kenti çok güzel bulduğunu belirtti. Konuşmasında koruyucu hekimliğin önemine değinen Başkan Tugay, “İnsanlar hastalığa yakalanmadan önce koruyucu hekimlik devreye girmeli. İnsanları hasta eden nedir? Bunu düşünmemiz lazım. Bu kadar çok hasta olduğumuza göre insanlarımızı koruyamıyoruz demek. Sağlık konusundaki okuryazarlığımız da düşük. Bir çocuğun 18 yaşına kadar düzenli bir aşılama programı var. Aşılamaya harcayacağınız para 175 dolar. O kadar komik bir rakam ki. Bir enfeksiyon tedavisi bile bundan daha fazla. Asıl maharet insanları tedavi etmek değil hasta olmamalarını sağlamaktır. İnsanın hasta olmasına neden olan faktörleri mutlaka gözlemlememiz ve onlara karşı önlem almamız gerekiyor. Tedavi edici sağlık hizmetlerine harcanan para yerine korumak daha akıllıca bir yatırım olmaz mı?” dedi.

Obezite, şeker ve tansiyon hastalıklarına dikkat çekti

Ülke genelinde sessiz pandemi olarak nitelendirdiği tansiyon, şeker ve obeziteye dikkat çeken Başkan Tugay, “Dünyada hiçbir ülkede bizim kadar tansiyon, şeker hastası ve obez insan yok. Türkiye Avrupa ile kıyaslandığında depresyon artış hızında da en yüksek düzeyde. Gençlerde kaygı bozukluğu iki kat artmış durumda. Madde bağımlılığı var. Sağlık çalışanları çalışma şartlarından ve şiddet olaylarından dolayı tükenmişlik sendromu yaşıyor. İklim krizi insan sağlığını bugün ve gelecekte en fazla tehdit eden küresel risk konumunda. Bunun doğrudan ya da dolaylı etkilerini de mutlaka düşünmemiz lazım” ifadelerini kullandı. 

“Hava kirliliği de sessiz pandemi gibi”

Hava kirliliğine de değinen Başkan Tugay, “Havadaki kirlilik her yıl 35 binden fazla insanın ölümüne neden oluyor. Büyük depremler yaşadık, kaybettiğimiz insan sayısını düşünün bir de sessiz sedasız hava kirliliğinden dolayı ölen insanları düşünün. Büyük şehirlerin hepsinde hava kirli. Bin yıl önce de Zonguldak vardı, 500 yıl sonra da olacak. Biz geleceğe nasıl bir şehir bırakmış olacağız? Sürdürülebilir bir çevre sağlığı için bir şeyler yapmamız gerektiğini idrak etmemiz gerekiyor. Koruyucu hekimliği, çevre ve toplum sağlığını önceleyerek sağlık alanına daha fazla kaynak ayırmalıyız. Bu noktada yerel yönetimlere, belediyelere daha çok yetki ve sorumluluk verilmesi gerektiğini savunuyoruz. Dünyanın her yerinde sağlık hizmetlerinde yerel yönetimler çok daha fazla sorumluluk sahibi” şeklinde konuştu. 

“Türkiye için ilham kaynağı”

İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kentte yürütülen sağlık hizmetlerinden örnekler veren ve Türkiye’nin ilk ve en köklü belediye hastanesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin çalışmalarını aktaran Başkan Tugay, “Polikliniklerimizle ve evde bakım hizmetlerimizle sağlık alanında Eşrefpaşa Hastanesi’nin Türkiye için bir ilham kaynağı olacağını düşünüyoruz. Yakında diyabet merkezleri de açmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Erdem: Tugay’ın görüşleri yol gösterici olacak

Panelde konuşan Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem de kent sağlığından şehir planlamasına, çevre politikalarından medya iş birliğine kadar birçok başlıkta önemli açıklamalarda bulundu. Erdem, sürdürülebilir şehir yaklaşımının belediyenin tüm çalışmalarında temel alındığını vurgulayarak, karbon ayak izinin azaltılmasının önemine dikkat çekti. Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem panelin konuşmacılarına da teşekkür ederek: “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın görüşleri bizim için değerli bir yol gösterici olacaktır. Tabip Odamızın Başkanı Prof. Dr. Ekrem Kargı’nın kent özelindeki değerlendirmeleri ve TTB Merkez Konseyi Genel Sekreteri Prof. Dr. Önder Okay’ın katkıları bu panelin ne kadar güçlü bir zemine oturduğunu göstermektedir” dedi.

Başkan Tugay’dan ziyaret programı

Başkan Tugay, panel öncesi şehrin endüstriyel mirasını yansıtan Maden Müzesi’ni gezdi. Tarihçi Ekrem Murat Zaman Başkan Tugay’a taş kömürünün tarihi ve üretim aşamaları aktardı. Müzeye ilk kez geldiğini belirten Başkan Tugay, kentin muhteşem bir endüstriye sahip olduğunu ve doğanın insanı çok etkilediğini söyledi. Müze ziyaretinin ardından CHP Zonguldak İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Başkan Tugay, İl Başkanı Devrim Dural, il yöneticileri ve ilçe başkanları ile bir araya geldi. Başkan Tugay’a  Zonguldak Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Eksal Kargı,  Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Genel Sekreteri Prof. Dr. Önder Okay ve Çağdaş Gazeteciler Derneği Başkanı Ali Ayaroğlu da eşlik etti. İl Başkanı Dural, Tugay’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Enerjinin ve emeğin başkentine hoş geldiniz. İktidar yolculuğumuzda en büyük dayanağımız yerel yönetimlerimizdir” diye konuştu. İzmir’in selamını getirdiğini aktaran Başkan Tugay ise “Zonguldak bize uzak ama zihnimizde çok özel yeri olan bir kent. Türkiye’de sanayinin gelişmesinde lokomotif kentlerden birisi. Bülent Ecevit’in şehri aynı zamanda. Emeğin şehri. Bu anlamda bizim için çok değerli. Türkiye’nin her yerinde ve İzmir’de de Zonguldak hep özel bir yer olarak bilinir” dedi. “CHP ailesi olarak büyük bir aileyiz” diyen Başkan Tugay, “İl ve ilçe örgütlerimizin çalışmalarını biliyorum. Genel Başkanımız Özgür Özel çok güzel bir tanımlama yaptı, ‘buralar bizim baba ocağımız’ dedi. Bir yere gittiğimizde önce baba ocağını ziyaret edip sonra programımıza başlıyoruz. Burada olmaktan çok mutluyum” dedi.

Heykel ve baston hediyesi

Başkan Tugay CHP İl Başkanlığı’nın ardından Zonguldak Belediyesi’ni de ziyaret etti. Ev sahibi Belediye Başkanı Tahsin Erdem makamında Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay’a isminin yazılı olduğu madenci heykeli ve Devrek bastonu hediye etti.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/12/saglik-alaninda-yerel-yonetimlere-daha-cok-yetki-verilmeli.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/12/saglik-alaninda-yerel-yonetimlere-daha-cok-yetki-verilmeli_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/saglik-alaninda-yerel-yonetimlere-daha-cok-yetki-verilmeli/6072/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 09:40:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title> Büyükşehir&#39;in “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam&quot; projesi başladı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, İzmir’de “Evde Bakım” hizmeti alan yurttaşları ev kazalarından korumak amacıyla “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam” projesini başlattı. Ev kazası risk değerlendirmesinin ardından evleri ziyaret ederek oluşabilecek kazaları önleyici tedbirler alan ekipler, hane halkını ev kazalarıyla ilgili bilgilendirmeye başladı.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Yaralanma ya da ölümlere sebep olabilen ev kazalarını önlemeye karşı adım atan İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, “Güvenli Ev, Sağlıklı Yaşam” projesini hayata geçirdi. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü iş birliği ile iş güvenliği uzmanları tarafından “Evde Bakım” hizmeti alan yurttaşların evleri değerlendirilerek ev kazalarına sebebiyet verebilecek riskler saptandı. Ardından Eşrefpaşa Hastanesi Evde Bakım Şube Müdürlüğü ekipleri evleri tek tek ziyaret ederek önleyici tedbirler almaya başladı.

Evdeki risklere karşı tedbirler alındı

Projeden yararlanan ilk isim, evde yaşadığı çok sayıda düşme olayı sonrasında sağlık sorunları yaşayan 75 yaşındaki Kamuran Cankurt oldu. Cankurt’un evindeki banyoya tutamaç takılırken, dolaplar sabitlendi. Cankurt’un daha önce ayağının takılıp düşmesine neden olan kalorifer boruları da sabitlenip, elektrik çarpması riski taşıyan prizlerde güvenlik önlemi alındı. Cankurt’un ziyaretinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ve Evde Bakım Şube Müdürü Dr. Nihat Mermer de yer aldı. Bayram ve Mermer, Cankurt ve eşi Ahmet Cankurt’a ev kazalarına karşı bilgi verdi.

“Artık daha rahat oluruz”

Hizmetten memnun kaldığını belirten Kamuran Cankurt, “Evde yürürken ayağım takılıyor ve düşüyorum. Sonra da kalkamıyorum. Eşim evde olduğunda o beni düştüğüm yerden kaldırıyor. Evde olmadığında düştüğüm yerde o şekilde bekliyorum. Ev kazalarına dikkat etmek lazım. Bugün prizleri taktılar. Evde fişleri takarken korkuyorduk. Artık daha rahat oluruz. Tuvalette rahat etmem için tutamaç takıldı” diye konuştu.

Ev kazalarına karşı ihtiyaçlar belirlendi

Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram da “Eşrefpaşa Hastanesi, Evde Bakım hizmeti kapsamında belli kriterleri taşıyan hastalarımıza sağlık, temizlik, kişisel hijyen ve mini bakım onarım hizmetleri sağlıyor. Bu hizmetleri yapan ekiplerimiz, ev kazaları ihtimali üzerine önemli bir ihtiyaç daha fark etti. Özellikle yaşlı ve engelli bireyler, düşmeler ve elektrik çarpmaları gibi ev kazalarına uğrama açısından risk altında. Bu çerçevede Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü’nün iş güvenliği uzmanları tarafından hizmet verdiğimiz evlerde bir değerlendirme yapıldı. Kişinin ev kazalarından korunması adına ihtiyaçlar belirlendi” bilgisini verdi.

Hedef, güvenli evler

Başlatılan çalışma kapsamında ilk ev ziyaretlerini yaptıklarını belirten Bayram, “Evde düşme ve elektrik çarpması riskine karşı gerekli önlemler alındı. Kamuran Hanım belli dönemlerde defalarca düşmüş ve vücudunda kırıklar oluşmuş, ameliyat edilmesi gerekmiş. Bu nedenle özellikle banyo ve koridorda düşme engelleyici tedbirlerimizi aldık. Aynı zamanda elektrik çarpması riski olduğu için prizler tamir edildi. Dolapların düşmesini engellemek amacıyla dolaplar sabitlendi. Bu yeni hizmetimizle beraber, evde bakıma ihtiyacı olan ve hizmet verdiğimiz bireylerin evde daha güvenli olmalarını sağlamaya çalışıyoruz” dedi.

Düşme riski, yaşlılarda daha fazla

Ev kazalarının önemli sorunlara yol açtığına vurgu yapan Bayram, “65 yaş üstü bireylerin yaklaşık yüzde 30’u, her sene düşme nedeniyle hastaneye başvuruyor. 80 yaş üstünde ise bu oran yüzde 50. Bu bireylerin yarısından fazlası düşmeyi tekrarlıyor. Düşme sırasında kırıklar ve ciddi yaralanmalar yaşayabiliyorlar. Bu kişilerin hastaneye yatma oranları çok yüksek. Yaşlı bireylerin tüm hastane başvurularının yüzde 10’u düşme nedeniyle. Bunu önleyici faaliyetlerde bulunmak, önemli bir çalışma” ifadelerini kullandı.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/12/buyuksehir-in-guvenli-ev-saglikli-yasam-projesi-basladi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/12/buyuksehir-in-guvenli-ev-saglikli-yasam-projesi-basladi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/buyuksehir-in-guvenli-ev-saglikli-yasam-projesi-basladi/6064/</link>
			<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 09:27:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>-TPVR ile Kalp Tedavisinde Yenilik</title>
			<description><![CDATA[Doğuştan kalp hastalığı nedeniyle daha önce açık kalp ameliyatı geçiren ve zamanla takılan yapay damar veya kapağı bozulan çocuklar için yeniden ameliyat olmak; hem fiziksel hem de psikolojik açıdan oldukça zorlu bir süreç oluşturuyor. İzmir Şehir Hastanesinde uygulanan TranskateterPulmoner Kapak Replasmanı (TPVR) sayesinde çocuklar, bu riskli ve ağır ameliyatlardan büyük ölçüde korunma imkânı buluyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Şehir Hastanesi’nde Çocuklarda Yenilikçi Kapak Ameliyatı Başarıyla Uygulandı

İzmir Şehir Hastanesi’nde, TPVR (Transkateter Pulmoner Kapak Replasmanı) yöntemiyle çocuk hastalara başarılı bir kapak tedavisi gerçekleştirildi. TPVR, hastanın kasık damarından girilerek kalbin sağ karıncığı ile akciğer atardamarı arasına yeni bir kapağın yerleştirilmesini sağlayan minimal invaziv bir yöntemdir. İşlem sırasında hiçbir kesi yapılmamakta, göğüs kafesi açılmamakta ve kalp durdurulmamaktadır, böylece açık kalp ameliyatının riskleri ortadan kalkarken iyileşme süresi de önemli ölçüde kısalmaktadır.


Uzman Ekibin Başarısı

İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Rahmi Özdemir, Prof. Dr. Barış Güven, Uzm. Dr. Orhan Bulut, Uzm. Dr. Mehmet Baki Beyter ve Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Prof. Dr. Murat Muhtar Yılmazer, Prof. Dr. Ahmet Çelebi’nin desteğiyle TPVR uygulanan 5 hastanın operasyonlarını başarıyla tamamladı.

Ekip adına yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:


“Bu yöntemle, hastalarımızın göğsünde yeni bir ameliyat izi oluşturmadan yalnızca kasıktan girilerek bozulan kapak değiştirilebilmektedir. İşlem sonrası yoğun bakım ihtiyacı neredeyse ortadan kalkmakta; açık ameliyatta haftalar süren iyileşme süreci bu yöntemde 1–2 güne inmektedir. Çocuklarımız ertesi gün taburcu olup okul ve sosyal yaşamlarına hızla dönebilmektedir. Bu teknolojiyi halkımıza ücretsiz ve en yüksek standartlarda sunmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.”



İzmir Şehir Hastanesi Referans Merkez Olma Yolunda

Dünyada ve Türkiye’de sınırlı sayıda merkezde uygulanabilen TPVR’nin bir kamu hastanesinde ardışık 5 hastada sorunsuz ve başarılı şekilde uygulanması, İzmir Şehir Hastanesi’nin güçlü teknik altyapısını ve ekibin ileri düzey uzmanlığını ortaya koyuyor.

Hastane, çocuk kalp sağlığı alanında sunduğu konforlu ve hayat kurtarıcı seçeneklerle yalnızca Ege Bölgesi’nin değil, tüm Türkiye’nin ve çevre ülkelerin sağlık üssü olma hedefini kararlılıkla sürdürmektedir.


İzmir İl Sağlık Müdürlüğü
Basın ve Medya Tanıtım Birimi
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/12/izmir-sehir-hastanesi-nde-tpvr-ile-cocuk-kalp-hastalarina-ameliyatsiz-cozum.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/12/izmir-sehir-hastanesi-nde-tpvr-ile-cocuk-kalp-hastalarina-ameliyatsiz-cozum_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/izmir-sehir-hastanesi-nde-tpvr-ile-cocuk-kalp-hastalarina-ameliyatsiz-cozum/6025/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Dec 2025 11:00:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir&#39;den “Nefesini Koru&quot; semineri</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türk Akciğer Kanseri Derneği iş birliğinde 1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında seminer düzenledi. Mustafa Necati Kültür Merkezi’ndeki seminere katılan Doç. Dr. Fatma Sert, “Nefesini Koru: Akciğer Kanserinde Erken Tanı ve Tedavi Mümkün mü?” başlığı altında önemli bilgiler verdi.

]]></description>
		    <news><![CDATA[1-30 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve Türk Akciğer Kanseri Derneği iş birliğinde Yeşilyurt Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde Doç. Dr. Fatma Sert tarafından “Nefesini Koru: Akciğer Kanserinde Erken Tanı ve Tedavi Mümkün mü?” başlıklı seminer verildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi öğrencileri, Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü eğitmenleri ve yurttaşların katılımıyla yapılan seminerde; akciğer kanseri belirtileri, risk faktörleri, erken tanı ve tedavi yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgi verildi. Soru-cevaplardan oluşan son bölümde de katılımcıların akciğer kanseriyle ilgili merak ettikleri sorulara Doç. Dr. Fatma Sert tarafından ayrıntılı yanıtlar verildi. Bu bölümde katılımcılar, özellikle sigara bırakma yöntemleri, tarama testleri ve genetik faktörlerin rolü gibi konularda bilgi aldı. Seminer, akciğer kanserine karşı düzenli kontrollerin önemini vurgulayan “Erken tanı, doğru tedavi ve farkındalık ile her yıl binlerce hayat kurtulabilir” çağrısıyla sona erdi.]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-den-nefesini-koru-semineri.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-den-nefesini-koru-semineri_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/buyuksehir-den-nefesini-koru-semineri/6017/</link>
			<pubDate>Thu, 27 Nov 2025 11:27:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>“Gerçek sorunlara odaklanarak iktidara yürüyoruz&quot;</title>
			<description><![CDATA[CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, yeni dönem çalışma ve örgütlenme stratejisi kapsamında ilçe ziyaretlerine Çeşme ile devam etti. CHP Çeşme İlçe Başkanlığı’nda gerçekleştirilen ziyarette yerel çalışmalar, örgütlenme modeli, vatandaşın beklentileri ve saha stratejisi üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapıldı.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Güç’e ziyaretinde İzmir İl Yönetim Kurulu üyeleri Sefa Dönmez, Yüksel Seven, Servet Araba, Nazan Aras, Nazım Cihan, Çağrı Işıklıoğlu, Eylem Alan Çetiner ve CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun eşlik etti.

CHP Çeşme İlçe Başkanı Dolunay Onur, ilçe yönetimi, kadın ve gençlik kolları, Çeşme Belediyesi Başkan Vekili Onur Saatli, Belediye Başkan Yardımcısı Banu Ayhan, meclis üyeleri ve partililer tarafından karşılanan İl Başkanı Güç, partililerle bir toplantı gerçekleştirdi.

“Türkiye’nin tüm sorunlarına yönelik kapsamlı bir hazırlık yürütüyoruz”
Toplantıda geniş kapsamlı bir değerlendirme yapan İl Başkanı Çağatay Güç, gençlerin gelecek kaygısı, artan madde bağımlılığı, barınma krizi ve ekonomik sorunların ülke çapında derinleştiğini vurgulayarak, CHP’nin bu sorunlara çözüm üretmek için uzun süredir çalıştığını ifade etti:

“Madde bağımlılığı şu anda ülkemizin en ciddi sosyal sorunlarından biri haline geldi. Kayıtlara göre 421 bin madde bağımlısı var ama gerçek sayı 1 milyonu aşıyor. Bu yalnızca bir güvenlik meselesi değil, tamamen sosyolojik bir sorun. Gençler geleceğinden endişeli, aileler geçinemiyor. Kiralar 30–40 bin lira seviyesinde, asgari ücret 17 bin 500 lira. Bu gerçekleri görmezden gelemeyiz. Bizim görevimiz gerçek sorunlara odaklanmak ve çözüm yollarını vatandaşa anlatmaktır.”

Güç, parti içi tartışmalar yerine sahada olmanın önemine dikkat çekerek örgüte şu mesajı verdi:

“Kendi içimizdeki küçük çekişmelerle vakit kaybetmemeliyiz. Ülke her geçen gün daha ağır sorunlarla karşılaşıyor. Vatandaş samimiyetle çalışan, sorunları tespit eden ve çözüm üreten bir CHP görmek istiyor. Biz iktidara yürüyoruz ve bu yürüyüşün temel gücü de yereldeki örgütlerimizdir.”

“CHP artık çözüm üreten, iktidara hazır bir merkez haline geliyor”
Güç, CHP’nin yeni dönem siyasetinin temelinde dışa dönük, kapsayıcı ve toplumun her kesimini dikkate alan bir yaklaşım olduğunu vurguladı:

“Bir yıldır çok kapsamlı bir parti programı hazırlanıyor. Kurultayla birlikte bu program onaylanacak ve Türkiye için bir iktidar planı ortaya konacak. Biz artık sadece muhalefet eden bir CHP değil; devraldığı anda ne yapacağını bilen, iktidara hazır bir CHP’ye dönüşüyoruz. Sokakta rahatız, vatandaşla daha güçlü bir iletişim kuruyoruz. Bu güvenin nedeni sahadaki samimi çalışmalarımızdır.”

“İzmir’in sorunlarına yönelik merkezi hükümet sorumluluk almıyor”
İzmir’de ulaşım, kentsel dönüşüm ve yatırım konularında yaşanan problemlere değinen Güç, sorumluluğun önemli bir bölümünün merkezi hükümette olduğunu ifade etti:

"AKP'li bazı milletvekilleri İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım master planı olmadığını söylüyor. Oysa 2009’da hazırlandı, 2019’da yenilendi ve şu anda 2040’a kadar uzanan bir plan var. Bundan haberleri bile yok. İzmir’de raylı sistem Türkiye’nin en gelişmişlerinden biri. Ancak merkezi hükümetin ekonomik planlama eksikliği nedeniyle yatırımlar aksıyor.”

Kentsel dönüşüm sürecinin de yıllardır çözülemediğini belirten Güç, “6306 Sayılı Kanun kapsamında çözülmesi gereken konuları yıllardır çözemiyorlar. Sürekli Büyükşehir’e sorumluluk yüklüyorlar ama halkla diyalog kuramadıkları için süreç ilerlemiyor” dedi.

“İzmir ödediği verginin yalnızca yüzde 25’i kadar yatırım alıyor”
Ekonomik eşitsizliği rakamlarla ortaya koyan Güç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İzmir’e yapılan yatırım, ödediği verginin yüzde 25’i kadar. Buna karşılık Kayseri ve Konya gibi kentlere ödediklerinin yüzde 120’si hatta yüzde 250’si kadar yatırım yapılıyor. Bu adalet mi? İzmir’i cezalandırıyorsanız burada yaşayan milyonlarca vatandaşı cezalandırmış olursunuz. Eğer yatırım yapmıyorsanız, en azından kaynağını bize bırakın, biz yapalım. İzmir’in insanları vergilerini alın teriyle ödüyor.”

“CHP iktidarında ayrımcılık olmayacak”
Konuşmasının sonunda partililere birlik ve mücadele çağrısı yapan Güç, CHP’nin iktidarında tüm yurttaşların eşit hizmet göreceğini vurguladı:

“İktidara geldiğimizde hiçbir ayrım yapmayacağız. Her şehir, ödediği vergi kadar yatırım alacak. Türkiye’yi yeniden refaha ve mutluluğa kavuşturacağız. Atatürk’ün kurduğu bu köklü partiyi iktidara taşıyacak olan sizlersiniz. Sahada olun, vatandaşla konuşun, çözüm yollarımızı anlatın. Biz geliyoruz ve Türkiye’ye yeniden umut olacağız.”

Dolunay Onur: “Hedefimiz genelde de birinci parti olmak”
CHP Çeşme İlçe Başkanı Dolunay Onur, ziyaretten dolayı teşekkür ederek şunları söyledi:

“Bu halk bize güvendi ve bizi birinci parti yaptı. Şimdi hedefimiz genelde de birinci parti olmak, yani iktidar olmaktır. Başkanımızla birlikte, görevimizi iktidara ulaşıncaya kadar kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Ziyaret esnaf ve vatandaş buluşmalarıyla sürdü
Ziyaret, ilçe örgütüyle yapılan istişarelerin ardından Çeşme esnafı ve vatandaşlarla gerçekleşen sohbetlerle devam etti.
]]></news>
			<link>https://www.softhaber.com/gercek-sorunlara-odaklanarak-iktidara-yuruyoruz/5992/</link>
			<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 16:08:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir&#39;in projesine birincilik ödülü</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı ve Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu iş birliği ile gerçekleştirdiği “Yaratıcı Drama Yöntemi ile Sağır Kadınlara Yönelik Kadın Sağlığı Atölyeleri” projesi Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Birliği Karşılıksız Hizmet Ödülleri’nde birinciliğe layık görüldü.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Birliği, 1997 yılından bu yana topluma katkı sağlayan ve gönüllülük ruhunu yaşatan ilham verici projeleri görünür kılmak amacıyla Karşılıksız Hizmet Ödülleri düzenliyor. Karşılıksız Hizmet Ödülleri’nde birincilik ödülü, İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü, Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı ve Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu iş birliği ile hayata geçirilen “Yaratıcı Drama Yöntemi ile Sağır Kadınlara Yönelik Kadın Sağlığı Atölyeleri” projesine verildi.

Öncü uygulama

Yaratıcı Drama ve Kadın Sağlığı Eğitmeni Emel Pektezel, İşaret Dili ve Kadın Sağlığı Eğitmeni Özlem Özer ve İşaret Dili Tercümanı Melek Uslular tarafından düzenlenen atölyelerden İzmir ve yurt içinden çok sayıda sağır ve işitme engelli kadın faydalanıyor. Atölye çalışmalarına katılan kadınlara toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde kendi bedenini tanıma, cinsel sağlık, üreme sağlığı, gebeliği koruyucu ve önleyici yöntemler, güvenli annelik, temizlik, beslenme ve menopoz başlıklarında eğitim veriliyor. Türkiye’de kendi alanında öncü bir uygulama niteliği taşıyan bu atölyelerde sağır ve işitme engelli kadınlar, kendi dilinde bilgiye ulaşma fırsatı bulurken aynı zamanda deneyim paylaşımı, dayanışma ve güçlenme ortamı da yaşıyor.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-in-projesine-birincilik-odulu.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-in-projesine-birincilik-odulu_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/buyuksehir-in-projesine-birincilik-odulu/5911/</link>
			<pubDate>Thu, 06 Nov 2025 09:29:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir&#39;den çölyak ve fenilketonüri hastalarına büyük destek</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi çölyak ve fenilketonüri hastalarının yanında olmaya devam ediyor. Toplam destek miktarı yaklaşık 3 milyon TL olarak belirtilirken, yurttaşlar ihtiyaçlarını İzmirim Kart ile anlaşmalı iş yerlerinden temin edebiliyor. Büyükşehir’in sosyal desteği esnafa da can suyu oluyor.

]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ihtiyaç sahibi yurttaşlara desteğini sürdürüyor. Çölyak ve fenilketonüri hastalarının da yanında olan Büyükşehir, bu yıl 2 milyon 880 bin TL’lik ödeme gerçekleştirdi. Ödeme haziran ve ekim ayında olmak üzere iki periyotta yurttaşların İzmirim Kartları’na 2 bin 500’er lira olarak aktarıldı.

Esnafa da can suyu

Kentteki çölyak ve fenilketonüri hastaları,  BizVarız sistemi üzerinden (https://bizvariz.izmir.bel.tr/) kendilerine en yakın anlaşmalı market ve satış noktalarını öğrenip gereksinim duydukları glütensiz ve düşük proteinli gıda maddelerini alabiliyor. Böylece hem çölyak ve fenilketonüri hastaları gerekli gıdaya daha kolay ulaşıyor hem yerel iş yerlerinin kalkınması destekleniyor.

Özel ekmek
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çiğli’deki Halk Ekmek Fabrikası’nda sadece çölyak hastalarının tüketebileceği özel ekmek de üretiyor. Fenilketonüri (PKU) hastaları ise üretimi devam eden glütensiz ekmekten faydalanmaya devam ediyor.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-den-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/11/buyuksehir-den-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/buyuksehir-den-colyak-ve-fenilketonuri-hastalarina-buyuk-destek/5896/</link>
			<pubDate>Mon, 03 Nov 2025 09:54:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Batman ve Gaziantep&#39;te yaratıcı drama yöntemi ile sağlık atölyeleri düzenlendi</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik başlattığı “Yaratıcı Drama Yöntemi ile Kadın Sağlığı Atölyeleri” kent sınırlarını aştı. Tüm sağır ve işitme engelli kadınlara ulaşmayı hedefleyen proje kapsamında Hatay’ın ardından Batman ve Gaziantep’te de atölyeler düzenlendi.

]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nün sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik olarak başlattığı “Yaratıcı Drama Yöntemi ile Kadın Sağlığı Atölyeleri” İzmir’in ardından ülke geneline yayıldı. Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu ve Türkiye Aile Planlaması Vakfı iş birliğiyle yürütülen projede tüm sağır ve işitme engelli kadınlara ulaşmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü uzmanları Hatay’ın ardından Batman ve Gaziantep’te de atölyeler düzenledi.

Başkan Tugay’a teşekkür

Batman’daki atölye yeni kurulan İşitme Engelliler Derneği ev sahipliğinde BATSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Batman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (BATSO) Abdulkadir Demir, “Her eğitimin insanlar üzerinde mutlak etkileri vardır. Bu da çok önemli bir eğitim. Sağır ve işitme engelli yurttaşlarımıza her alanda yanlarında olduğumuzu hissettirmemiz gerekiyor. Bu çalışmada Batman’ı pilot il seçmelerinden dolayı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a ve Sağırlar Federasyonu Başkanı’na teşekkür ediyorum” dedi.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda verilen eğitime, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli, Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanı ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Yusuf Çelebi ve Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu Başkanı Bülent Tekin de katıldı. Görme engelli Çelebi, eğitimlerden memnuniyet duyduklarını belirterek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkürlerini iletti.

Paylaşarak güçleniyorlar

İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli yaratıcı drama ve kadın sağlığı eğitmeni Emel Pektezel, işaret dili ve kadın sağlığı eğitmeni Özlem Özer ve işaret dili tercümanı Melek Uslular tarafından yaratıcı drama yöntemi kullanılarak düzenlenen atölyeler tüm gün sürdü. Atölye çalışmalarına katılan kadınlara toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde kendi bedenini tanıma, cinsel sağlık, üreme sağlığı, gebeliği koruyucu ve önleyici yöntemler, güvenli annelik, temizlik, beslenme ve menopoz başlıklarında eğitim verildi. Türkiye’de kendi alanında öncü bir uygulama niteliği taşıyan bu atölyelerde sağır ve işitme engelli kadınlar, kendi dilinde bilgiye ulaşma fırsatı bulurken aynı zamanda deneyim paylaşımı, dayanışma ve güçlenme ortamı da yaşıyor.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/10/batman-ve-gaziantep-te-yaratici-drama-yontemi-ile-saglik-atolyeleri-duzenlendi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/10/batman-ve-gaziantep-te-yaratici-drama-yontemi-ile-saglik-atolyeleri-duzenlendi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/batman-ve-gaziantep-te-yaratici-drama-yontemi-ile-saglik-atolyeleri-duzenlendi/5882/</link>
			<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 09:25:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yuvamız İzmir&#39;deki çocuklar çok şanslı</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yuvamız İzmir Çocuk Etkinlik Merkezleri bünyesindeki 4-5 yaş grubu öğrencileri hijyen, aşının önemi, ağız ve diş sağlığı, beden farkındalığı, nefes alma teknikleri, çocukların yaşadığı ev kazalarından korunma, ilk yardım farkındalığı eğitimleri ile hayata hazırlıyor.

]]></description>
		    <news><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZELMAN Yuvamız İzmir Çocuk Etkinlik Merkezleri’nde eğitim alan çocukların temel sağlık ve güvenlik konularında farkındalık kazanmasını sağlamak, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını desteklemek ve olası kazalara karşı koruyucu davranışlar geliştirmelerine yardımcı olmak amacıyla eğitim programı başlattı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü ve İZELMAN Ortak Sağlık Güvenlik Birimi iş birliği ile yürütülen programdan Yuvamız İzmir Çocuk Etkinlik Merkezleri bünyesindeki 4-5 yaş grubu öğrenciler yararlanıyor. Mayıs ayına kadar sürecek program “hijyen” ve “çocukların yaşadığı ev kazalarından korunma ve ilkyardım” konulu teorik ve uygulamalı eğitimlerle başladı. Hijyen eğitiminde çocuklar, mikropların ne şartlarda bulaşacağını çamur deneyi ile öğrendi. Daha sonra uzman eğitmen tarafından nasıl el yıkanması gerektiği uygulamalı olarak gösterildi. Ev kazalarından korunma ve ilkyardım eğitiminde ise çocuklara önemli bilgiler aktarıldı.

“Hedef, çocukları hayata hazırlamak”

Program hakkında bilgi veren İZELMAN AŞ Genel Müdür Yardımcısı Merve Doğan, “Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın vizyonuyla Yuvamız İzmir çatısı altında daha bütüncül bir eğitim programına başladık. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve bünyemizde bulunan Ortak Sağlık Güvenlik Birimimiz ile eğitim programımıza yenilikler dahil ettik. Hijyen, sağlık, ilk yardım, ev kazalarından korunma, vereceğimiz eğitimler arasında olacak. Eğitim programlarımızı güçlendirerek ilerliyoruz. Amacımız, çocukların kendilerini ve çevrelerini tanıyarak hayata hazır hale gelmelerini sağlamak” dedi.

“Eşit başlangıç, parlak bir gelecek”

Sağlık Eğitimleri Şube Müdürlüğü Eğitim Şefi Ekrem Ersin Cesur da “Eğitim programına hijyen eğitimleriyle başladık. Eşit başlangıç, parlak bir gelecek vizyonuyla hazırlanan eğitimlerde çocuklarımız hem eğleniyor hem de öğreniyor. Uzman eğitmenlerimiz çocukların yaşına uygun ve oyun temelli yöntemleri aktarıyor. Yıl boyunca hem teori hem de uygulamaya dayanan bu eğitimlerimizde hijyen eğitiminin yanı sıra ağız ve diş sağlığı, aşının sağlığımıza etkileri, doğru nefes teknikleri ve beden farkındalığı konuları da yer alacak” diye konuştu.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/10/yuvamiz-izmir-deki-cocuklar-cok-sansli.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/10/yuvamiz-izmir-deki-cocuklar-cok-sansli_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/yuvamiz-izmir-deki-cocuklar-cok-sansli/5849/</link>
			<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 09:59:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Büyükşehir&#39;den kimliksiz ve ücretsiz test hizmeti</title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, kimlik bilgisi paylaşımı olmadan ve sosyal güvence aranmadan ücretsiz olarak HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz (frengi) testi yaparak önemli bir sağlık hizmeti sunuyor. Sağlık Bakanlığı iş birliği ile başlatılan çalışma kapsamında, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar hakkında danışmanlık hizmeti de veriliyor.

]]></description>
		    <news><![CDATA[Konak Kemeraltı bölgesinde yer alan İzmir Büyükşehir Belediyesi Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi; HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz testlerini ücretsiz olarak yapıyor. Gizlilik esasıyla çalışan merkezde, danışanların kimlik bilgileri alınmıyor ve herhangi bir sosyal güvence de aranmıyor. Parmak ucundan alınan bir damla kan ile yapılan testin sonucu, yaklaşık 20 dakika içinde kişiye bildiriliyor. İlk tanı testi sonucuna göre pozitif şüphesi duyulan hasta, hastanelere yönlendiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütülen çalışma, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar hakkında danışmanlık hizmetini de kapsıyor. Uzman sağlık personelinin verdiği danışmanlık hizmeti, testi yaptıran kişilerin sorularını yanıtlayarak erken teşhis ve tedavi sürecine destek oluyor. Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi ile ilgili detaylı bilgi ve randevu almak için 0232 294 22 47 numaralı telefon aranabiliyor.

20 dakikada sonuç alınıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi’nde danışman olarak görev yapan Derya Baştürk, “Kendini risk altında gören danışanlar, bu merkeze hiçbir sosyal güvencesi olmadan, kimlik bilgilerini vermeden gelebilir. Burada anonim olarak testlerini yaptırıp enfeksiyonlar hakkında danışmanlık alabilirler. 0232 294 22 47 numaralı telefon üzerinden yine kimlik bilgisi verilmeden randevu alınabiliyor. Randevu saatinde merkeze geldiklerinde 20 dakikada testlerini yaptırıp danışmanlık almış oluyorlar. Merkezimizde, tıpkı hastanelerde de yapıldığı gibi ilk tanı testini yapıyoruz. Pozitif şüphesi duyulan danışanları, hastanelere yönlendiriyoruz. İleri tetkiklerle doğrulama aşaması ve tedavi süreci danışanın seçtiği hastaneler tarafından takip ediliyor” dedi. 

Bilgileri sistemde yer almıyor
Danışanın anonim olması dolayısıyla ilk tanı testi sonuçlarının herhangi bir sağlık sisteminde yer almadığını belirten Baştürk, “Danışanın testi negatif de olsa pozitif de olsa kimlik bilgileri yer almıyor. İlk tanı testi negatif çıkan danışana pozitif olmamak için neler yapılması gerektiğini, korunma yöntemlerini anlatıyoruz. Pozitif şüphesi var ise danışanı hastanelere yönlendiriyoruz ve seçtiği hastanede doğrulaması yapılarak tedavisine başlatılıyor. Kendinden şüphe duyan herkesi HIV, hepatit C, hepatit B ve sifiliz testi yaptırmaya davet ediyoruz” diye konuştu. Göçmenlerin de merkezde test yaptırdığını kaydeden Baştürk, göçmen danışanları bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına yönlendirdiklerini sözlerine ekledi.
]]></news>
		    <image>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/10/buyuksehir-den-kimliksiz-ve-ucretsiz-test-hizmeti.jpg</image>
		    <thumb>https://www.softhaber.com/images/haberler/2025/10/buyuksehir-den-kimliksiz-ve-ucretsiz-test-hizmeti_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.softhaber.com/buyuksehir-den-kimliksiz-ve-ucretsiz-test-hizmeti/5807/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 10:02:15 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>