Mehmet Başaran’a duygusal anma “Aydınlanma ışığı hiç sönmeyecek”

Kepirtepe Köy Enstitülü şair, yazar ve eğitimci Mehmet Başaran’ın aramızdan ayrılışının 6’ncı yıl dönümü anma etkinliğinde konuşan Lüleburgaz Belediye Başkanı Dr. Murat Gerenli, “Burada söyleşiler, dinletiler düzenlemeye devam edelim. Karanlığa inat meydanlarda olalım. Karanlığa meydan vermeyelim. Aydınlanma ışığı hiç sönmeyecek. Biz bu düşüncenin arkasında sonuna kadar duracağız” dedi.

Mehmet Başaran’a duygusal anma “Aydınlanma ışığı hiç sönmeyecek”

Kepirtepe Köy Enstitülü şair, yazar ve eğitimci Mehmet Başaran’ın aramızdan ayrılışının 6’ncı yıl dönümü anma etkinliğinde konuşan Lüleburgaz Belediye Başkanı Dr. Murat Gerenli, “Burada söyleşiler, dinletiler düzenlemeye devam edelim. Karanlığa inat meydanlarda olalım. Karanlığa meydan vermeyelim. Aydınlanma ışığı hiç sönmeyecek. Biz bu düşüncenin arkasında sonuna kadar duracağız” dedi.

Mehmet Başaran’a duygusal anma “Aydınlanma ışığı hiç sönmeyecek”
29 Haziran 2021 - 12:14

Lüleburgaz Belediyesi Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED) Lüleburgaz Şubesi ile birlikte bundan 6 yıl önce kaybettiğimiz Kepirtepe Köy Enstitülü şair, yazar Mehmet Başaran için anma etkinliği düzenlendi. Mehmet Başaran Meydanı’nda düzenlenen etkinliğin sunuculuğunu YKKED üyesi Aysun Dedeoğlu yaptı. Etkinliğe Başkan Gerenli, YKKED Yönetim Kurulu Üyesi Hamiyet Gülaçar, YKKED üyeleri Aysel Balkan Tan, Enver Kenar ve YKKED destekçisi Muammer Gözlüklü, Lüleburgaz Belediye Meclis Üyesi Tunay Kanturer, Kepirtepeliler Eğitim Vakfı, Kepirtepemezunları, CHP Lüleburgaz İlçe Kadın Kolları, çevreci aktivist Hakan Dedeoğluve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış konuşmalarıyla başlayan anma etkinliği, Aysel Balkan Tan, Enver Kenar ve Muammer Gözlüklü’nün Mehmet Başaran’ın şiirlerini seslendirmesiyle devam etti. Etkinliğin devamında sanatçılar Vildan Alalat ve Birgül Tınmaz, Mehmet Başaran’ın annesinden dinlediği ve çok sevdiği Rumeli türkülerini seslendirdi.
 
“Başaran bu topraklara çok değer verdi”
 
Etkinlik öncesinde açılış konuşmalarında söz alan Başkan Gerenli, Mehmet Başaran’ı kaybetmenin burukluğu ve üzüntüsünü yaşamaya devam ettiklerini belirterek, “Ama aynı zamanda gurur duyuyoruz. Çünkü Mehmet Başaran’la aynı toprakların insanıyız. Mehmet Başaran bu topraklarda doğdu ve bu topraklara çok değer verdi. Eğitimci kişiliğiyle gurur duyuyoruz. Bugün geldiğimiz noktada ezberci eğitim sistemine karşı düşünceyi, fikir üretmeyi, sanat üretmeyi düşünen, inanan ve bunun için mücadele eden bir mücadele insanını anıyoruz” diye konuştu.
 
“Köy enstitülerinin arkasında durmaya devam edeceğiz”
 
Mehmet Başaran’ın eserleriyle, düşün hayatımızda yarattığı değişimle gurur duyduklarını söyleyen Başkan Gerenli, “Mehmet Başaran’ın köy enstitülü olmasıyla gurur duyuyoruz. Köy enstitüleri 10 yıl savaşlardan geçmiş, yetişmiş genç nüfusunun büyük bir çoğunluğunu savaşlarda kaybetmiş ve ülkenin çoğunluğu köylerde yaşayan genç Cumhuriyetimizin en önemli aydınlanma projesiydi. Bugün hala eğitim modeli olarak birçok gelişmiş ülkede anlatılan, gösterilen ve arkasında durulması gereken sistem maalesef bizim kapılarımızı aydınlığa kapatmak isteyen birilerinin etkisiyle kapatıldı. Ama biz Yeni Kuşak Köy Enstitülüler olarak, köy enstitülerinin arkasında durmaya devam edeceğiz. Mehmet Başaran’ın aynı zamanda Kepirtepeli olmasıyla gurur duyuyoruz. Çünkü kendisi Lüleburgaz ve çevresinin tarihsel dönüşümünde çok önemli bir yere sahiptir. Kepirtepe Köy Enstitüsü Lüleburgaz’ın çağdaş Cumhuriyet kenti çizgisinde yürümesinde en önemli mihenk taşlarından birisidir. Ben Kepirtepe Köy Enstitüsü mezunları ve onların yetiştirdiği eğitimcilerin arasında büyüdüm. Özgürlük ve bağımsızlık düşüncelerimi, kişisel gelişimle ilgili fikirlerimi, fırsat eşitliğini, adaleti, üretmeyi, paylaşmayı, insan olmayı ve insanca yaşamayı onlar sayesinde öğrendim. Biz de bundan sonraki dönemde Kepirtepelilerin bu düşüncelerini geleceğe taşımakla yükümlüyüz. Lüleburgaz’da aydınlık geleceğimizde, çağdaş cumhuriyet kenti Lüleburgaz’da bu değerlere sahip çıkarak yürümeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
 
“Yapmaktan değil yaşatmaktan gurur duymak istiyorum”
 
Başkan Gerenli, anma etkinliğinin düzenlendiği Mehmet Başaran Meydanı’nın 1 yıl önce yeniden düzenlendiğini hatırlatarak, “Bir şeyle daha gurur duyuyoruz. Sevgili Mehmet Başaran’ın adını burada yaşatıyoruz. 1999 yılında alınan bir kararla bu meydanın adı Mehmet Başaran Meydanı olarak düzenlenmişti. Biz geçtiğimiz sene onun hatırasına, vasiyetine sahip çıkarak burayı düzenledik. Burası bir köy meydanı gibi düzenlendi. Arkasında çeşmesi var. Biz bununla gerçekten gurur duyuyoruz. Ama sevgili dostlarım yapmaktan değil, yaşatmaktan gurur duymak istiyorum. Sizlerden isteğim, lütfen burayı yaşatın. Düşüncelerini ve gelecekle ilgili planlarını, mücadelesini yeni kuşaklara aktarın. Burada sohbetler edin, burada söyleşiler, dinletiler düzenlemeye devam edelim. Karanlığa inat meydanlarda olalım. Karanlığa meydan vermeyelim. Aydınlanma ışığı hiç sönmeyecek. Biz bu düşüncenin arkasında sonuna kadar duracağız. Aydınlık geleceğimize hep beraber yürüyeceğiz” dedi.
 
“Bu toprakların çocuğuydu”
 
Öte yandan açılış konuşmasını yapan YKKED Yönetim Kurulu Üyesi Hamiyet Gülaçar, Mehmet Başaran’ın bu toprakların çocuğu olduğunu ve duruşundan, düşüncelerinden, üretme hissinden asla ödün vermediğini söyledi. Gülaçar konuşmasına şöyle devam etti; “En yalın haliyle bu toprakların çocuğuydu Mehmet Başaran. İçimizden biriydi. Köyüne olan sevgisi yaşamı boyunca hiç azalmadı. Köy enstitülerinde bahtının anasının sütü kadar ak olduğu süreci yaşadı. Bu ana sütü ak olan sürecin bazılarını çok rahatsız ettiğini sonradan öğrendi. Yaşamı boyunca düşüncelerinden, duruşundan, üretmekten ödün vermedi. 2. Dünya Savaşı yıllarında Kepirtepe Köy Enstitüsü’nde çimento torbalarının kağıtlarından yaptığı defterlerine yazdı ilk dizelerini. Bu dizelerde ülkesini, doğal güzellikleri, sorunları ve bu güzellikleri yok edenlere karşı direniş vardı. Mehmet Başaran iyi bir eğitimci, yazar ve şairdi. Dil devrimine yürekten inandı. Türkçe sevgisi ve başarısı sadece yaşıtlarıyla sınırlı değildi. Günlük yaşamında da Türkçe’yi titizlikle kullanırdı. Karşılıklı konuşmalarında öz Türkçe olmayan sözcükleri kullananları büyük bir incelikle uyarırdı. Onun için dilini sahiplenmek vatan sevgisiyle eş değerdi.”
 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum