CHP İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin önlenmesi için atılması gereken adımlar ele alındı. CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, kadın cinayetlerinin Türkiye’nin çözülemeyen toplumsal sorunlarından biri olduğunu belirtirken İl Kadın Kolları Başkanı Nilay Kökkılınç, yasal düzenlemelerden eğitim politikalarına kadar uzanan çözüm önerilerini sıraladı.
“Son 10 günde İzmir’de üç kadın öldürüldü”
Kadın cinayetlerinin hem Türkiye’nin hem de İzmir’in önemli sorunlarından biri olduğunu belirten Kökkılınç, son 10 günde İzmir’de üç kadının, aynı süreçte Adana’da da genç bir kadının öldürüldüğünü söyledi.
Kadınların kendi yakın çevrelerindeki erkekler tarafından öldürülmesine dikkat çeken Kökkılınç, şiddet vakalarının önlenmesi için mevcut uygulamaların ve yasal mekanizmaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kökkılınç, “Ne yazık ki görüyoruz; her geçen gün kadına karşı şiddet ve ölümle sonuçlanan vakalar katlanarak artmaya devam ediyor” dedi.
Kadın cinayetlerinin ardından yalnızca faillerin cezalandırılmasının değil, geride kalan çocukların ve ailelerin korunmasının da önemli olduğunu belirten Kökkılınç, şiddet ihbarlarına yönelik müdahalelerin zamanında yapılıp yapılmadığının, kolluk kuvvetlerinin olası ihmallerinin ve yargı süreçlerinin hızının da sorgulanması gerektiğini kaydetti.
Gümrükçü: “Kadın cinayetleri bir kanun haline gelmiş durumda”
CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, Türkiye’nin yaklaşık 25 yıldır yönetiminde bulunan AK Parti iktidarının ekonomi başta olmak üzere birçok alanda sorunları çözemediğini savundu. Toplumsal sorunların yalnızca etnik kimlikler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Gümrükçü, kadın-erkek eşitsizliğine dikkat çekti.
Kadın cinayetlerinin uzun yıllardır devam ettiğini söyleyen Gümrükçü, Cumhuriyet’in kadın hakları ve eşit yurttaşlık açısından tarihsel önem taşıdığını ifade etti.
Gümrükçü, “Maalesef bu topraklarda kadın cinayetleri bir kanun haline gelmiş durumda. Yüz yıldır, bin yıldır bu durum değiştirilemiyor” diye konuştu.
Cumhuriyet döneminde kadınların toplumsal yaşamdaki yerini güçlendiren sosyal politikalar geliştirildiğini belirten Gümrükçü, kadınların baskı ve şiddetle karşı karşıya kalmaya devam etmesini eleştirdi.
Silahsızlanma ve caydırıcı ceza talebi
Kökkılınç’ın çözüm önerileri arasında silahlara erişimin sınırlandırılması ve silah taşıma yetkisi bulunan kişilerin denetimlerinin artırılması da yer aldı.
Silah taşıma yetkisi bulunan kolluk kuvvetleri, kamu görevlileri ve güvenlik personeline düzenli psikolojik değerlendirme yapılmasını öneren Kökkılınç, öfke kontrolünün de bu değerlendirmelerde dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“Ülkemizde silahsızlanma çağrısı yapıyoruz. Silahlara erişim bu denli kolay olmamalıdır” diyen Kökkılınç, televizyon ve diğer medya yayınlarında şiddeti veya silah kullanımını özendiren içeriklerden kaçınılması çağrısında bulundu. Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun da bu konuda hassasiyet göstermesi gerektiğini belirtti.
Kadın cinayetlerinin önlenmesinde cezaların caydırıcılığının artırılması ve adalete erişimin hızlandırılması gerektiğini savunan Kökkılınç, şiddet faillerine uygulanan yaptırımların kamuoyunda daha görünür olmasının önemine işaret etti.
Koruma kararları etkin uygulanmalı, sığınma evleri artırılmalı
Kadınların şiddetten korunabilmesi için mevcut koruma ve uzaklaştırma kararlarının etkin biçimde uygulanmasını isteyen Kökkılınç, dijital teknolojilerden daha fazla yararlanılması gerektiğini ifade etti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın cinayeti dosyalarına müdahil olması gerektiğini savunan Kökkılınç, kadın hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının da davalara katılabilmesine olanak sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmasını önerdi.
Boşanma, velayet ve mal paylaşımı gibi adli süreçlerde tarafların psikologlar tarafından izlenmesinin de değerlendirilmesini isteyen Kökkılınç, kadınların şiddet ortamından uzaklaşabilmesi için güvenli barınma olanaklarının artırılması gerektiğini söyledi.
Sığınma evlerinin sayısı ve kapasitesinin kentlerin kadın nüfusuna ve ihtiyaçlarına göre belirlenmesini isteyen Kökkılınç, kadınların barınma ihtiyacını karşılayacak konuk evlerinin oluşturulması ve bu süreçte sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapılması çağrısında bulundu.
Eğitim aileden başlayarak yaygınlaştırılmalı
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Kökkılınç, toplumsal cinsiyet eşitliği eğitiminin ilköğretimden başlayarak eğitimin her kademesinde verilmesini istedi.
Ailelerde, okullarda, kamu kurumlarında ve askerlik sürecinde bu konuda eğitimler düzenlenmesini öneren Kökkılınç, kadınların erkeklerle eşit yurttaşlar olduğu bilincinin erken yaşlarda kazandırılması gerektiğini vurguladı.
Kadınların yaşam tercihleri ve medeni haklarını özgürce kullanabilmesi gerektiğini belirten Kökkılınç, hiçbir kişinin kadınlar üzerinde mülkiyet hakkı bulunmadığının topluma anlatılması gerektiğini ifade etti.
Kökkılınç ayrıca, kadına yönelik şiddet uygulayan kişilere karşı iş akdinin feshine kadar uzanabilecek yaptırımların sendikal sözleşmelere eklenmesini önerdi. Çocukların ve gençlerin spor, kültür ve sanat faaliyetlerine katılımının desteklenmesinin, sağlıklı iletişim becerilerinin geliştirilmesinin ve öfke kontrolü çalışmalarının da şiddetle mücadelede önem taşıdığını kaydetti.
Kökkılınç, kadınların yaşam hakkının temel insan haklarından biri olduğunu vurgulayarak erkekler tarafından öldürülen kadınları andı.
İzmir’de kadın cinayetlerine karşı CHP’den 8 maddelik mücadele çağrısı
CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü ve İl Kadın Kolları Başkanı Nilay Kökkılınç, kadın cinayetlerine karşı silahsızlanma, caydırıcı cezalar, sığınma evlerinin kapasitesinin artırılması ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi çağrısı yaptı. Son 10 günde İzmir’de üç kadının öldürüldüğünü belirten Kökkılınç, koruma tedbirlerinin etkin uygulanması ve kadınların yaşam hakkının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.
26 Ekim 2026 - 11:51








YORUMLAR